Gördüğü şeyden şaşırmıştı.He was surprised by what he saw.
Kate şaşırtıcı görünüyor.Kate looks amazing.
O şaşkınlıkla durakladı.She paused in surprise.
Tom, Fransızcada şaşırtıcı derecede iyi.Tom is surprisingly good at French.
Şaşırttı beni.It took me by surprise.
Biz haber hakkında şaşırdık.We are surprised about the news.
O haber bizi şaşırttı.We were surprised by that news.
Mary onu öptüğünde Tom çok şaşırdı.Tom was surprised when Mary kissed him.
Tom partiye gelmezse kimsenin şaşkına döneceğini tahmin edemiyorum.I can't imagine anybody would be surprised if Tom didn't show up at the party.
İngilizcedeki yeteneği beni gerçekten şaşırtıyor.His skill in English truly astounds me.
Tom'un Mary'nin soyadını nasıl heceleyeceğini bilmediğine şaşırdım.I'm surprised Tom didn't know how to spell Mary's last name.
Tom Mary ve John'un öpüştüğünü gördüğünde biraz şaşırmıştı.Tom was a bit surprised when he saw Mary and John kissing.
Tom'un Mary'ye istediği bütün parayı vermesine şaşırdım.I'm surprised Tom gave Mary all the money she asked for.
Tom okuldan kovulsa şaşırmam.I wouldn't be surprised if Tom got kicked out of school.
Tom ve Mary'nin hâlâ birbirleriyle görüştüklerine şaşırdım.I'm surprised Tom and Mary are still seeing each other.
Daha önce bu sorunla karşılaşmadığımıza şaşırdım.I'm surprised we haven't run into this problem before.
Tom'un Mary'yi sevmediğini duyduğuma şaşırdım.I'm not surprised to hear that Tom doesn't like Mary.
Tom bize yardım etmek için gelmeseydi çok şaşırırdım.I'd be very surprised if Tom didn't come to help us.
Tom'un Fransızca konuşmayı bilmediğine şaşırdım.I'm surprised Tom doesn't know how to speak French.
Onlar Tom'u bulamazlarsa şaşırmam.I wouldn't be surprised if they couldn't find Tom.
Tom'un partiye Mary olmadan gitmesine şaşırdım.I'm surprised Tom went to the party without Mary.
Tom'un hediye için Mary'ye teşekkür etmemesine şaşırdım.I'm surprised Tom didn't thank Mary for the gift.
Tom'un Mary'nin partisine gelmemesine şaşırdım.I'm surprised Tom didn't show up at Mary's party.
Tom ve Mary'nin birbirlerini sevmediğine şaşırdım.I'm surprised Tom and Mary don't like each other.
Mary erken geldiğinde Tom şaşırmadı.Tom wasn't surprised when Mary showed up early.
Binanın hâlâ ayakta durduğuna şaşırdım.I'm surprised that building is still standing.
Bunun daha sık olmamasına şaşırdm.I'm surprised this doesn't happen more often.
Bizimle birlikte gitmek istemediğine şaşırdım.I'm surprised you didn't want to go with us.
Tom'un bir kız arkadaşının olmamasına şaşırdım.I'm surprised Tom doesn't have a girlfriend.
Tom'un bizimle gitmek istememesine şaşırdım.I'm surprised Tom didn't want to go with us.
Tom'un yüzmeyi bilmediğine şaşırdım.I'm surprised Tom doesn't know how to swim.
Tom'un Mary'nin gittiğini fark etmediğine şaşırdım.I'm surprised Tom didn't notice Mary leave.
Tom gelmese şaşırmam.I wouldn't be surprised if Tom didn't come.
Tom erken gitse şaşırmam.I wouldn't be surprised if Tom left early.
Tom'un bir bisikletinin olmamasına şaşırdım.I'm surprised Tom doesn't have a bicycle.
Tom Mary'nin isteği tarafından şaşkına dönmüştü.Tom was a bit baffled by Mary's request.
Tom Mary'nin cevabına biraz şaşırmıştı.Tom was a bit puzzled by Mary's answer.
Boston'a geri taşındığına şaşırdım.I'm surprised you moved back to Boston.
Bu makinenin hâlâ çalışmasına şaşırdım.I'm surprised this machine still works.
Tom gelseydi çok şaşırırdım.I'd be very surprised if Tom showed up.
Tom'un senden hiç bahsetmemesine şaşırdım.I'm surprised Tom never mentioned you.
Tom'un şu anda Mary'yle olmamasına şaşırdım.I'm surprised Tom isn't with Mary now.
Tom'un gelmek istememesine şaşırdım.I'm surprised Tom didn't want to come.
Tom'un arabayla gelmemesine şaşırdım.I'm surprised Tom didn't come by car.
Tom'un burada olmadığına gerçekten şaşırdım.I'm really surprised Tom's not here.
Ben Tom'un davranışına şaşırmadım.I'm not surprised at Tom's behavior.
Tom ve Mary her ikisi de şaşırmış görünüyordu.Tom and Mary both looked surprised.
Tom'un burada mutlu olmadığına şaşırdım.I'm surprised Tom isn't happy here.
Tom'un bugün meşgul olmamasına şaşırdım.I'm surprised Tom isn't busy today.
Davet edilmediğine şaşırdım.I'm surprised you weren't invited.
Bir sürü insanı şaşırttın.You've surprised a lot of people.
Tom'un Mary ile gitmesine şaşırdım.I'm surprised Tom went with Mary.
Çağrını aldığıma şaşırmıştım.I was surprised to get your call.
Tom'un seni şaşırtacağını düşünüyordum.I thought Tom would surprise you.
Hâlâ burada olduğuna şaşırdım.I'm surprised you're still here.
Bunu gözden kaçırdığına şaşırdım.I'm surprised you overlooked it.
Seni tekrar görmek beni şaşırttı.I'm surprised to see you again.
Seni burada bulduğuma şaşırdım.I'm surprised to find you here.
Bunun o kadar kolay olduğuna şaşırdım.I'm surprised it was that easy.
Onu duyduğuma şaşırmadım.I'm not surprised to hear that.