şaşırt ile cümle
şaşırt kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
Bu insanlar tarafından indüklenen hem zaman hem mesafe olarak şaşırtıcı bir kayıştır.人間によって引き起こされた 驚くべき変化です クジラは騒音を相殺するために
Bu kadar fazla iş olması biraz şaşırtıcı olabilir, ama hepsi bilinen şeyler.Ci si potrebbe stupire un po' vedendo quante cose ci sono, ma non sorprende che cosa esse siano.
Bu kadar fazla iş olması biraz şaşırtıcı olabilir, ama hepsi bilinen şeyler.Det kanske är förvånande hur många saker som står där. Men det är inte förvånande vad det är för saker.
Bu kadar fazla iş olması biraz şaşırtıcı olabilir, ama hepsi bilinen şeyler.Det kan være lidt overraskende hvor mange opgaver der er, men det er ikke overraskende hvad de går ud på.
Bu kadar fazla iş olması biraz şaşırtıcı olabilir, ama hepsi bilinen şeyler.Es ist vielleicht ein wenig überraschend wie viel Punkte es sind, aber nicht welche.
Bu kadar fazla iş olması biraz şaşırtıcı olabilir, ama hepsi bilinen şeyler.Kissé meglepő lehet, milyen sok teendő mindez, de nem meglepő mik is ezek a teendők.
Bu kadar fazla iş olması biraz şaşırtıcı olabilir, ama hepsi bilinen şeyler.이런 자잘한 항목들이 너무 많아서 놀랍기까지 합니다. 하지만 새로울 것은 하나도 없죠.
Bu kadar fazla iş olması biraz şaşırtıcı olabilir, ama hepsi bilinen şeyler.Možno je prekvapujúce, ako veľa je tých činností, ale činnosti samé nás neprekvapujú.
Bu kadar fazla iş olması biraz şaşırtıcı olabilir, ama hepsi bilinen şeyler.Může být trochu překvapivé, kolik těch věcí je, ale není překvapivé, které věci to jsou.
Bu kadar fazla iş olması biraz şaşırtıcı olabilir, ama hepsi bilinen şeyler.On peut s'étonner de la quantité des tâches, mais pas de leur contenu.
Bu kadar fazla iş olması biraz şaşırtıcı olabilir, ama hepsi bilinen şeyler.Poate fi surprinzător cât de multe sarcini sunt, dar nu e surprinzător care sunt acestea.
Bu kadar fazla iş olması biraz şaşırtıcı olabilir, ama hepsi bilinen şeyler.Pode ser surpreendente a quantidade de tarefas que se pede, mas as tarefas em si não são surpreendentes.
Bu kadar fazla iş olması biraz şaşırtıcı olabilir, ama hepsi bilinen şeyler.Puede ser sorprendente cuántas cosas son, pero no es sorprendente lo que son.
Bu kadar fazla iş olması biraz şaşırtıcı olabilir, ama hepsi bilinen şeyler.Zaskoczyć nas może, jak wiele tych jest tych czynności, ale nie jest zaskakujące, co to są za czynności.
Bu kadar fazla iş olması biraz şaşırtıcı olabilir, ama hepsi bilinen şeyler.Μπορεί να προκαλεί έκπληξη πόσα πράγματα υπάρχουν, αλλά δεν προκαλεί έκπληξη, το ποια είναι αυτά.
Bu kadar fazla iş olması biraz şaşırtıcı olabilir, ama hepsi bilinen şeyler.Може би е малко учудващо, колко много неща има, но не е изненадващо, какви са те.
Bu kadar fazla iş olması biraz şaşırtıcı olabilir, ama hepsi bilinen şeyler.Може здатися дивним, що обов'язків так багато, але самі вони не дивують.
Bu kadar fazla iş olması biraz şaşırtıcı olabilir, ama hepsi bilinen şeyler.Может показаться удивительным, что задач так много однако их содержание удивления не вызывает.
Bu kadar fazla iş olması biraz şaşırtıcı olabilir, ama hepsi bilinen şeyler.אולי כמות הסעיפים קצת מפתיעה, אבל הדברים עצמם לא מפתיעים.
Bu kadar fazla iş olması biraz şaşırtıcı olabilir, ama hepsi bilinen şeyler.وقد نفاجأ قليلاً من عدد البنود المذكورة بيد أننا لن نفاجأ بماهيتها
Bu kadar fazla iş olması biraz şaşırtıcı olabilir, ama hepsi bilinen şeyler.内容自体は至って普通です この中で1つだけ気付いていただきたいことは
Bu kesinlikle fiziksel ve şaşırtıcı bir şekilde homojen.60 Hudson 級の場所は 他にも十数ヶ所あり
Bu kesinlikle fiziksel ve şaşırtıcı bir şekilde homojen.Dat is ondubbelzinnig fysisch en verrassend intiem.
Bu kesinlikle fiziksel ve şaşırtıcı bir şekilde homojen.물리적면서 놀랍게도 친밀한 과정입니다.
Bu kesinlikle fiziksel ve şaşırtıcı bir şekilde homojen.la tavan și jos la router-ul unei alte rețele, ceea ce-i fără echivoc fizic și surprinzător de personal.
Bu kesinlikle fiziksel ve şaşırtıcı bir şekilde homojen.To je nedvomno fizična povezava in je presenetljivo podrobna.
Bu kesinlikle fiziksel ve şaşırtıcı bir şekilde homojen.И эта связь однозначно реальна, и на удивление тесная.
Bu kesinlikle fiziksel ve şaşırtıcı bir şekilde homojen.הוא באופן חד משמעי פיזי , וזה מפתיע באינטימיותו.
Bu kesinlikle fiziksel ve şaşırtıcı bir şekilde homojen.كل هذا الأمر يتم بشكل مادي بحت، وبدقة مدهشة.
Bu konuda şaşırtıcı olan, bir karınca sadece bir yıl yaşar.놀라운 점은 개미의 수명은 단지 1년밖에 되지 않는다는 점입니다.
Bu konuda şaşırtıcı olan, bir karınca sadece bir yıl yaşar.E la cosa sorprendente è che una formica vive solo un anno.
Bu konuda şaşırtıcı olan, bir karınca sadece bir yıl yaşar.Et le plus bizarre est qu'une fourmi ne vit qu'un an.
Bu konuda şaşırtıcı olan, bir karınca sadece bir yıl yaşar.Het verbazende daaraan is dat een mier maar een jaar leeft.
Bu konuda şaşırtıcı olan, bir karınca sadece bir yıl yaşar.Iar lucrul uluitor legat de asta este că o furnică trăieşte doar un an.
Bu konuda şaşırtıcı olan, bir karınca sadece bir yıl yaşar.Niezwykłe jest to, że mrówka żyje 1 rok.
Bu konuda şaşırtıcı olan, bir karınca sadece bir yıl yaşar.Og det forbløffende ved det er, at en myre kun lever et år.
Bu konuda şaşırtıcı olan, bir karınca sadece bir yıl yaşar.Und die erstaunliche Sache daran ist, dass eine Ameise nur ein Jahr lebt.
Bu konuda şaşırtıcı olan, bir karınca sadece bir yıl yaşar.Y los más impresionante de esto es que las hormigas viven tan solo un año.
Bu konuda şaşırtıcı olan, bir karınca sadece bir yıl yaşar.Изумителното в това е, че една мравка живее само една година.
Bu konuda şaşırtıcı olan, bir karınca sadece bir yıl yaşar.И самое удивительное во всем этом это то, что муравьи живут один год.
Bu konuda şaşırtıcı olan, bir karınca sadece bir yıl yaşar.מה שמדהים כאן הוא שנמלה חיה רק שנה.
Bu konuda şaşırtıcı olan, bir karınca sadece bir yıl yaşar.والشيء المدهش في هذا هو أن النملة تعيش فقط لسنة واحدة.
Bu konuda şaşırtıcı olan, bir karınca sadece bir yıl yaşar.いつ生まれても1年です
Bu kötü bir haber, fakat şaşırtıcı bir şekilde, iyi bir haber de içeriyor.Aceasta este o veste proastă, însă, poate surpinzător pentru voi, totodată face parte din vestea bună.
Bu kötü bir haber, fakat şaşırtıcı bir şekilde, iyi bir haber de içeriyor.C'est une mauvaise nouvelle, mais ça va peut-être vous surprendre, c'est aussi en partie une bonne nouvelle.
Bu kötü bir haber, fakat şaşırtıcı bir şekilde, iyi bir haber de içeriyor.Das ist die schlechte Nachricht, aber vielleicht überraschend für Sie, es ist auch Teil der guten Nachricht.
Bu kötü bir haber, fakat şaşırtıcı bir şekilde, iyi bir haber de içeriyor.Det är dåliga nyheter. Men samtidigt- -en del av de goda nyheterna.
Bu kötü bir haber, fakat şaşırtıcı bir şekilde, iyi bir haber de içeriyor.Dit is slecht nieuws, maar misschien verrassend voor u, is het ook een deel van het goede nieuws.
Bu kötü bir haber, fakat şaşırtıcı bir şekilde, iyi bir haber de içeriyor.Estas son malas noticias, y quizá les sorprenda, en parte son también buenas noticias.
Bu kötü bir haber, fakat şaşırtıcı bir şekilde, iyi bir haber de içeriyor.Ez rossz hír ugyan, de talán meglepi Önöket, hogy ugyanennek van jó oldala is.
Bu kötü bir haber, fakat şaşırtıcı bir şekilde, iyi bir haber de içeriyor.아주 불행한 소식이지요. 그러나 이상하게 들릴 수도 있겠지만, 이건 어떤 면으론 좋은 소식이기도 합니다.
Bu kötü bir haber, fakat şaşırtıcı bir şekilde, iyi bir haber de içeriyor.Nämä ovat huonoja uutisia, mutta kenties yllättäen ne ovat myös hyviä uutisia.
Bu kötü bir haber, fakat şaşırtıcı bir şekilde, iyi bir haber de içeriyor.Questa è la brutta notizia ma.... ...anche in parte buona.
Bu kötü bir haber, fakat şaşırtıcı bir şekilde, iyi bir haber de içeriyor.To je špatná zpráva, ale možná překvapivě je to i částečně dobrá zpráva.
Bu kötü bir haber, fakat şaşırtıcı bir şekilde, iyi bir haber de içeriyor.To jest zła wiadomość, ale, co może was zaskoczyć, jest to też część dobrej wiadomości.
Bu kötü bir haber, fakat şaşırtıcı bir şekilde, iyi bir haber de içeriyor.Αυτό είναι κακά νέα, αλλά ίσως να εκπλαγείτε μαθαίνοντας ότι είναι και τμήμα των καλών νέων.
Bu kötü bir haber, fakat şaşırtıcı bir şekilde, iyi bir haber de içeriyor.Това е лоша новина, но може би изненадващо за вас, е също част от добрата новина.
Bu kötü bir haber, fakat şaşırtıcı bir şekilde, iyi bir haber de içeriyor.Это плохая новость, но, как ни странно, это также и часть хороших новостей.
Bu kötü bir haber, fakat şaşırtıcı bir şekilde, iyi bir haber de içeriyor.אלו בשורות רעות, אך אולי תופתעו לשמוע שהן גם חלק מהבשורות הטובות.
Bu kötü bir haber, fakat şaşırtıcı bir şekilde, iyi bir haber de içeriyor.وهذا خبرٌ سئ، و لكن ربما أفاجِئكم بقولي أنّه أيضاً جزءٌ من الأخبارِ الجيدة.