şaşırt ile cümle
şaşırt kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Beni şaşırtıyorsun.Me estás avergonzando.
Beni şaşırtıyorsun.Mi metti in imbarazzo cosė...
Beni şaşırtıyorsun.Nerodno mi je.
Beni şaşırtıyorsun.Ει, αισθάνομαι αμήχανα.
Beni şaşırtıyorsun.Ну, ты меня смущаешь...
Beni şaşırtıyorsun.أنت تحرجني
Beni şaşırttın.Ça m'a surprise !
Beni şaşırttın.Meglepődtem.
Beni şaşırttın.Γιατί να κάνεις κάποιον να ανησυχεί;!
'Ben nereden bileyim?' Alice, dedi şaşırttı kendi cesareti."Ako to mám vedieť?" Povedala Alica, prekvapil na vlastnú odvahu.
'Ben nereden bileyim?' Alice, dedi şaşırttı kendi cesareti."Bagaimana aku bisa tahu?" Kata Alice, terkejut pada keberanian sendiri.
'Ben nereden bileyim?' Alice, dedi şaşırttı kendi cesareti.'Come faccio a saperlo?' Disse Alice, sorpresa al suo coraggio.
'Ben nereden bileyim?' Alice, dedi şaşırttı kendi cesareti."Comment saurais-je?", Dit Alice, surprise à son propre courage.
'Ben nereden bileyim?' Alice, dedi şaşırttı kendi cesareti.'Como eu vou saber? ", Disse Alice, surpresa em sua própria coragem.
'Ben nereden bileyim?' Alice, dedi şaşırttı kendi cesareti."Cum ar trebui să ştiu?", A spus Alice, surprins la curajul ei.
'Ben nereden bileyim?' Alice, dedi şaşırttı kendi cesareti.'Hoe moet ik dat weten?' Zei Alice, verrast op haar eigen moed.
'Ben nereden bileyim?' Alice, dedi şaşırttı kendi cesareti."Honnan tudjam?" Mondta Alice, meglepve rá a saját bátorságát.
'Ben nereden bileyim?' Alice, dedi şaşırttı kendi cesareti."Hur ska jag veta?", Sade Alice, förvånad på egen mod.
'Ben nereden bileyim?' Alice, dedi şaşırttı kendi cesareti."Hvordan skulle jeg vide det?" Sagde Alice, overrasket på hendes eget mod.
'Ben nereden bileyim?' Alice, dedi şaşırttı kendi cesareti."Jak to mám vědět?" Řekla Alenka, překvapil na vlastní odvahu.
'Ben nereden bileyim?' Alice, dedi şaşırttı kendi cesareti."Kako naj vem?" Je povedala Alice, presenetil na lastno pogum.
'Ben nereden bileyim?' Alice, dedi şaşırttı kendi cesareti.또는 가신, 또는 자신 아동의 셋. '내가 어떻게 알아? "앨리스는 말했다 놀란 자기 용기에.
'Ben nereden bileyim?' Alice, dedi şaşırttı kendi cesareti.Làm thế nào tôi nên biết? "Alice, ngạc nhiên lòng can đảm của chính mình.
'Ben nereden bileyim?' Alice, dedi şaşırttı kendi cesareti."Mistä minä tiedän?" Sanoi Alice, yllättynyt hänen omassa rohkeutta.
'Ben nereden bileyim?' Alice, dedi şaşırttı kendi cesareti."Skąd mam wiedzieć?" Powiedziała Alice, zaskoczony na własną odwagą.
'Ben nereden bileyim?' Alice, dedi şaşırttı kendi cesareti."Wie soll ich das wissen", sagte Alice, überrascht an ihrer eigenen Courage.
'Ben nereden bileyim?' Alice, dedi şaşırttı kendi cesareti."Πώς πρέπει να γνωρίζω;", δήλωσε ο Alice, έκπληκτος με το δικό της θάρρος.
'Ben nereden bileyim?' Alice, dedi şaşırttı kendi cesareti."Как я могу знать?" Сказала Алиса, удивляясь на свой страх и мужество.
'Ben nereden bileyim?' Alice, dedi şaşırttı kendi cesareti."Откъде да знам?", Казва Алис, изненада в собствената си смелост.
'Ben nereden bileyim?' Alice, dedi şaşırttı kendi cesareti."Як я можу знати?" Сказала Аліса, дивуючись на свій страх і мужність.
'Ben nereden bileyim?' Alice, dedi şaşırttı kendi cesareti.או חצרנים, או שלושה ילדים משלה. "איך אני יכול לדעת?" אמרה אליס, מופתעת על האומץ שלה.
'Ben nereden bileyim?' Alice, dedi şaşırttı kendi cesareti.أو الخدم ، أو ثلاثة من أطفالها. "كيف لي أن أعرف؟" وقال اليس ، فاجأ في شجاعتها الخاصة.
'Ben nereden bileyim?' Alice, dedi şaşırttı kendi cesareti.彼女自身に勇気。 、'これは。MINEのないビジネスない"女王は激怒with真っ赤になり、
Ben "Vay, bu gerçekten şaşırtıcı." dedim içimden.Και εγώ σκέφτηκα: "Πω πω, είναι πραγματικά καταπληκτικό.
Ben "Vay, bu gerçekten şaşırtıcı." dedim içimden.А аз викам: "Леле, това е впечатляващо.
Ben "Vay, bu gerçekten şaşırtıcı." dedim içimden.Я отметил: "Вот это да! Это изумительно.
Ben "Vay, bu gerçekten şaşırtıcı." dedim içimden.Я подумав: "Ого, неймовірно.
Ben "Vay, bu gerçekten şaşırtıcı." dedim içimden.ואני אומר, "וואו! זה ממש מדהים."
Ben "Vay, bu gerçekten şaşırtıcı." dedim içimden.و انا كنت، " واو، هذا مدهش حقاَ.
Ben "Vay, bu gerçekten şaşırtıcı." dedim içimden.分からないのに 見せられる」
Ben "Vay, bu gerçekten şaşırtıcı." dedim içimden.E io dico, "Wow, è proprio stupefacente.
Ben "Vay, bu gerçekten şaşırtıcı." dedim içimden.Erre én, "Hú, ez igazán lenyűgöző.
Ben "Vay, bu gerçekten şaşırtıcı." dedim içimden.Et je dis, "Ouah, c'est vraiment étonnant.
Ben "Vay, bu gerçekten şaşırtıcı." dedim içimden.Ich sagte:
Ben "Vay, bu gerçekten şaşırtıcı." dedim içimden.Ik dacht: wauw, dat is niet te geloven.
Ben "Vay, bu gerçekten şaşırtıcı." dedim içimden.Jag tänkte, "Det är fantastiskt.
Ben "Vay, bu gerçekten şaşırtıcı." dedim içimden.그래서 제가 "우와, 진짜 멋지다.
Ben "Vay, bu gerçekten şaşırtıcı." dedim içimden.Și mă gândeam "Wow, incredibil.
Ben "Vay, bu gerçekten şaşırtıcı." dedim içimden."To niesamowite.
Ben "Vay, bu gerçekten şaşırtıcı." dedim içimden.Và tôi cho rằng điều đó thật tuyệt.
Ben "Vay, bu gerçekten şaşırtıcı." dedim içimden.Y yo dije: "¡Guau, es increíble!
Bilbao'ya gidince binanın şehirdeki yeri şaşırtıcı geldi.A surpresa do Bilbau foi o seu contexto com a cidade.
Bilbao'ya gidince binanın şehirdeki yeri şaşırtıcı geldi.Die Überraschung bei Bilbao war sein Kontext innerhalb der Stadt.
Bilbao'ya gidince binanın şehirdeki yeri şaşırtıcı geldi.Het verrassende van Bilbao zat hem in de context met de stad.
Bilbao'ya gidince binanın şehirdeki yeri şaşırtıcı geldi.Kejutan dari Museum Bilbao adalah konteksnya di dalam kota Bilbao.
Bilbao'ya gidince binanın şehirdeki yeri şaşırtıcı geldi.가보니 건물이 도시 주변 경관과 놀라우리만치 잘 어울리더군요.
Bilbao'ya gidince binanın şehirdeki yeri şaşırtıcı geldi.La sorpresa de Bilbao estaba en su contexto con la ciudad.
Bilbao'ya gidince binanın şehirdeki yeri şaşırtıcı geldi.la sorpresa del Bilbao fu nel suo rapporto con la città.
Bilbao'ya gidince binanın şehirdeki yeri şaşırtıcı geldi.La surprise de Bilbao était dans son lien avec la ville.
Bilbao'ya gidince binanın şehirdeki yeri şaşırtıcı geldi.Niespodziewane było odniesienie do miasta.