şaşırt ile cümle

şaşırt kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Onun bunu söylemesi şaşırtıcıydı.It was surprising that she said that.
Onun yeteneği şaşırtıcıdır.Her talent is amazing.
Onun ayağı ile yazma yeteneği şaşırtıcı.Her ability to write with her foot is amazing.
Onun ani ayrılışı hepimizi şaşırttı.Her sudden departure surprised us all.
Onun akıllılığı sık sık beni şaşırtır.Her cleverness often amazes me.
O, şaşırtıcı şekilde güzeldi.She was astonishingly beautiful.
O, hepimizi şaşırtan bir zerafetle dans etti.She danced with a grace that surprised us all.
İşlerin bu kadar ucuz olduğunu duymamız bizi şaşırttı.It amazed us to hear that things were so cheap.
İthalattaki hızlı artış bizi şaşırttı.The rapid increase of imports surprised us.
Yoko bizi şaşırtan bir zarafetle dans etti.Yoko danced with a grace that surprised us.
Yurtdışında okuma kararım ebeveynlerimi şaşırttı.My decision to study abroad surprised my parents.
Şaşırtıcı bir şey buldum.I've found something amazing!
Bu kesinlikle şaşırtıcı.This is certainly surprising.
Evet, o şaşırtıcıydı. İnanılmaz!Yes, that was amazing. Unbelievable!
Yabancılar beni şaşırtır.Foreigners astound me.
Onun azmi beni şaşırttı.I was surprised by his perseverance.
Onun hareketleri beni şaşırtıyor.His actions confuse me.
Şaşırtıcı,bugün hoş bir soğuk hava var.Wow, it's pretty cold today.
Oğlum söylenilmeden odasını toplayarak beni şaşırttı.My son surprised me by tidying up his room without being told.
O, onların teklifine şaşırtıcı bir öneri ile karşılık verdi.He countered their proposal with a surprising suggestion.
Sorman hiç şaşırtıcı değil.It's no wonder you ask.
Alışılmış olandan farklı bir bağlamda bir şey görmek şaşırtıcı olabilir.Seeing something in a different context than the accustomed one can be surprising.
Bahçenin sanatsal güzelliği gerçekten şaşırtıcı.The artistic beauty of the garden is truly amazing.
Şaşırtıcı, değil mi?Astounding, isn't it?
Garajın penceresinden baktım, gördüğüm beni şaşırttı.I looked through the garage window; what I saw surprised me.
Doğru şeyi yap. Bu bazı insanları sevindirecek ve geriye kalanını şaşırtacak.Do the right thing. It will gratify some people and astonish the rest.
Kuşkunuz varsa doğruyu söyleyin. Bu düşmanlarınızı yıkacak ve arkadaşlarınızı şaşırtacak.When in doubt tell the truth. It will confound your enemies and astound your friends.
Tom'un cevabı beni şaşırttı.Tom's answer surprised me.
Tom'un evlenme kararı ailesini şaşırttı.Tom's decision to get married surprised his family.
Bir doğum günü partisiyle kuzenimi şaşırttık.We surprised my cousin with a birthday party.
Şaşırtıcı darbe maçı bitirdi.The astonishing blow finished the match.
Elleriyle yaptığı garip becerileri beni şaşırttı.His awkward skills with his hands surprised me.
Onun sessizliği beni şaşırttı.Her silence surprised me.
Sessizliği beni şaşırttı.His silence surprised me.
Köpeğine ters takla atmayı öğreterek arkadaşlarını şaşırt.Astonish your friends by teaching your dog to do backflips!
Onun belleği beni şaşırtıyor.His memory baffles me.
Senin İngilizcenin akıcılığı şaşırtıcı.The fluency of your English is amazing.
Hapishane gardiyanının bir kadın olduğunu görmek çoğu insanı şaşırtır.It surprises most people to find out that the prison warden is a woman.
Onun mantığı şaşırtıcı netliğe sahiptir.His logic possesses astonishing clearness.
Amerikalılar, Almanları şaşırttı.The Americans surprised the Germans.
Fiyatlar şaşırtıcı şekilde düştü.Prices went to amazingly low levels.
Gözlerin güzel bir kadınla karşılaştığında, onu çok şaşırt.When your eyes encounter a beautiful woman, knock her out.
Kötü konuşmacı bazen iyi bir yazar olarak bizi şaşırtmaktadır.The poor talker sometimes surprises us by being a good writer.
O erken vardığında onu şaşırttı.She surprised him when she arrived early.
O, bir öpücükle onu şaşırttı.She surprised him with a kiss.
O, küçük bir hediye ile onu şaşırttı.She surprised him with a small gift.
Şaşırtıcı biçimde, şarkı söylemede iyiydi.Surprisingly, he was good at singing.
Onun aristokrat tavırları beni şaşırtıyor.His aristocratic manners amaze me.
Bu oldukça şaşırtıcı bir yerdir.This is a pretty amazing place.
Beni en çok şaşırtan şey onun şeker sevmemesiydi.What surprised me most was that she didn't like candy.
Onun düğünü hakkında bir şey duymamış olman şaşırtıcı.It's surprising that you haven't heard anything about her wedding.
Söylediği şey beni şaşırttı.What he said surprised me.
Brezilya'ya tek başına gitmesi bizi şaşırttı.It amazed us that she had been to Brazil alone.
Gerçekten beni en çok şaşırtan Tom'un bir günde kaç saat uyuduğuydu.What really surprised me most was how many hours a day Tom slept.
Tom oldukça şaşırtıcı bir kişidir.Tom is a pretty amazing person.
Tom'un başını bu kadar çok belaya sokması şaşırtıcı.It's amazing how much trouble Tom is able to get into.
Tom'un arabasını yıkamasının bu kadar çok zaman alması şaşırtıcı.It's amazing how much time it takes Tom to wash his car.
Tom'un her hafta bu kadar çok para harcaması şaşırtıcı.It's amazing how much money Tom spends every week.
Tom'un çocuklarına bu kadar az zaman harcaması şaşırtıcı.It's amazing how little time Tom spends with his children.
Tom'un yardım etmek için isteksizliği Mary'yi şaşırttı.Tom's unwillingness to help surprised Mary.
İlgili Sayfalar