şaşır ile cümle
şaşır kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Bunu gösterdiğim herkes de aynı şekilde şaşırıyordu.Everyone I showed it was really surprised at this.
Peki neden herkes buna şaşırıyordu?Why was everyone surprised at this?
Bu çok derin bir soru, ve şaşırtıcı olan şey de ceabın çok basit olması.It's a profound question, and what's even more amazing is how simple the answer is.
Şaşırtıcı olabilirler, ya da aptalca, ya da duygusal.They can be shocking or silly or soulful.
Şaşırtıcı derecede becerikli ve yaratıcı olabiliriz.We can be astonishingly inventive and creative.
Şaşırtıcı derecede şanslıydım, şaşırtıcı derecede şanslıydık.I've been astonishingly lucky, we've been astonishingly lucky.
Bu çok şaşırtıcıydı.That's really amazing.
Ben de çok şaşırdım.I was very taken aback myself.
Şaşırtıcı da değil.It's not surprising, though.
Bu kelime "belaltı edilmiş"dir. Şaşırmış ve öfkeliden türetilmiş bir birleşimdir.The word is "pizzled": it's a combination of puzzled and pissed off.
Açıların karşılığını şaşırmamak için sıralamayı doğru yapmalıyız. -And you gotta get the order right to make sure that you have the right corresponding angles
Çok şaşırdım.I was very surprised.
O benim oğlum olsa bile, Seung Jo gerçekten şaşırtıcı.Even if he is my son, Seung Jo is really amazing.
Orkideler: en az 20.000 orkide çeşidi vardır - şaşırtıcı, şaşırtıcı derecede çeşitli.Orchids: there are 20,000, at least, species of orchids -- amazingly, amazingly diverse.
Harika, şaşırtıcı bir şey.It's a wonderful, amazing thing.
En şaşırtıcı şeylerden.This is the most amazing thing.
Ve bu bir sinekkuşunun enerjisinin iki katı, kilo kilo hesaplandığında - kesinlikle şaşırtıcı.And that's twice the energy output, weight for weight, than a hummingbird -- absolutely astonishing.
Ve kaç tane trigonometrik özdeşlik oluşturabileceğinize şaşırabilirsiniz.And you'd be amazed how many other trig identities you could come up with.
Bu sanatın şaşırtıcı gücüdür.And that is the astonishing power of art.
"Ben de hissetim, çok iyiydi." dediklerinde şaşırıp kaldım.laughed with me and groaned their sympathy and clapped and told me, "Hey, I really felt that too."
Bu ikileme, bu yansıma son derece şaşırtıcı. Ve aynı zamanda akıl karıştırıcı.It's that doubling, it's that mirror that is so incredibly disconcerting.
Bu insanı şaşırtıyor ve bu konu bir kızılderili olarakAnd so Zig, being Indian, likewise it baffles his mind.
Birincisi, bunu duydugunuzda şaşırmayacaksınız.One, you're not going to be surprised.
Buradakiler cezalandırmanın ne olduğu konusunda biraz şaşırmış durumdalar.People here get very confused about what a punishment is.
Açık kaynağın, hayatımızın her köşesinde yenilikleri hızlandırması şaşırtıcı mıdır sizce?Is it any wonder that open source is accelerating innovation in every corner of our lives?
Beni şaşırttın.It surprised me.
Ben daha çok şaşırdım.I was more surprised.
Buna şaşırabilirsiniz fakat, zeki insanlar 120 farklı şeyi düzgün şekilde hatırlayabilirler.Now you may be surprised to know that smart people can keep 120 things straight in their head.
Aslında çok da bilmemiz gerekmediğini görünce şaşırabilirsiniz.You may be surprised to find out we don't need to know very much.
İşte benim şaşırtıcı cevabım.Here is my surprising answer.
Büyük yaratıcılık, saçmaca, şaşırtıcı, anlamlı ve anlamsızca güçlüdür.Great creativity is astonishingly, absurdly, rationally, irrationally powerful.
Yanıt şaşırtıcı derecede yüksek.And the answer is surprisingly high.
Her gördüğüne şaşırıpLooking serious
Hadi burada oturup öylece şaşıralım,Let's sit here and hope
Çok şaşırdım, kalbim hala acıyor.I was so surprised, my heart is still pounding.
Güzellikler olabilir, şaşırtıcı şeyler de olabilir.It can be beautiful. It can reveal quite astonishing things.
Bu sizi şaşırtmamalı, değil mi?This should not surprise you, right?
Aslında bu olay bir hayli şaşırtıcı.It's pretty amazing.
Beni hatırlayabilmenize şaşırdım.Well, I'm surprise you remember.
Birazcık şaşırdım.I'm a little bit confused.
Karakterlerim beni şaşırttıklarında mutlu oluyorum.I like it when my characters surprise me.
Bu simülasyonlarla elde edebildiklerimize biz bile şaşırdık.We are ourselves surprised what you actually get out of the simulations.
Elijah Mohammed'e olan inançlarını gördüğümde, çok şaşırmıştım.The faith that they had in Elijah Mohammad and in Malcolm...
O, böyle cevap verdiğinde çok şaşırmıştım.When he answered, I was really- I was really took back! I didn't understand that!
Ben Philbert'ın söyledikleri hakkında Malcolm'la konuştum ve o şaşırmadığını söyledi.I talked to Malcolm about what Philbert had said, and Malcolm said he wasn't surprised.
Şaşırtıcı şekilde, ilişkisi yoktu.To my surprise, it did not correlate.
Gerçekten şaşırmıştım.I was real surprised.
Şaşırtıcı gelişmeler gerçekleşti.There was amazing improvements.
Bunun yerine, şaşırtıcı bir iyimserlik havası vardı.Instead, there was a litany of astonishing optimism.
Fakat artık şaşırmak için tanıdık, bildiğimiz dünyadan ayrılmanıza gerek yok.But you don't need to rush off away from the familiar, across the world to be surprised.
Birazdan sizi çok şaşırtacak bir kısa yol göstereceğim.But I'll show you trick in a second that will amaze you.
Bu size şaşırtıcı geliyor, öyle değil mi?That surprises you, right?
Çocuklar şaşırtıcıydı: son derece istekli ve genellikle çok zekilerdi.The kids were amazing: extremely eager and often very bright.
Yani bu şaşırtıcı bir tablo.So, this is an astounding table.
Bu kötü bir haber, fakat şaşırtıcı bir şekilde, iyi bir haber de içeriyor.This is bad news, but perhaps surprising to you, it's also part of the good news.
Bunun sadece iklimden oluşmuyor olması sizi şaşırtabilir.It may surprise you that it's not only climate.
Ama, BM'den tarafından düzenlenen mülteci kampındaki... ...sığınağı görünce çok şaşırdım.But I was so surprised to see the shelter, refugee camp organized by the U.N.
İnsanı şaşırtan önermenin çok basit olması.What's extraordinary is how simple the premise is.
Cevap şaşırtıcı derecede basit.[Thrun] The answer is surprisingly simple.
Ama aynı zamanda orman hakkında şaşırtıcı derecede akıllıca bilgilere sahipler.But at the same time they had a perspicacious knowledge of the forest that was astonishing.