şaşır ile cümle

şaşır kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
İşte şaşırtıcı olan şey.But here's what's surprising.
Şirketler hakkında şaşırtıcı olan ise, biyoloji gibi alt-lineer bir eğime sahip olmaları.What is astonishing about companies is that they scale sublinearly
Öyleyse, şaşırtıcı bir ikilem, değil mi?So, here's a fascinating paradox, right?
Şaşırmamış olmalıydı.He should not have been surprised.
Hep birlikte dalarak avlarını şaşırtırlarPlunging in unison overwhelms their prey
Ben "Vay, bu gerçekten şaşırtıcı." dedim içimden.And I'm like, "Wow, that's really amazing.
Bütün bunlara çok şaşırdılar.They were surprised by all of these kinds of issues.
İnsanların dünyanın kötüye gittiğini düşünmeleri hiç şaşırtıcı değil.It's no wonder that people think that the world is getting worse.
- Alışırsanız, 0 eşittir eksi 4 veya 0 eşittir 3'ü gördüğünüzde, şaşırmazsınız. -So for that minus that, you get zero is equal to 5 minus 2, which is 3.
Ve elektrik millerinin fiyatı çok şaşırtıcı bir sayıya denk geliyor.And the price of electric miles ends up being a very interesting number.
Şimdi Vali Romney'nin kendisini "kömür adamı" olarak tanımlaması beni şaşırtıyor çünküAnd when I hear Governor Romney say he\'92s a big coal guy, I mean, keep in mind, when
Onları ilk gördüğüm zaman çok şaşırmıştım!I was so surprised when I first saw them!
Joseon insanları bunun gibi şaşırtıcı bir şeyi ne zaman gördü?Where would Joseon people see something as amazing as this?!
Buraya kadar yaşadığına bile şaşırdım!I'm surprised it survived all the way here!
O kadar şaşırtıcı, o kadar heyecan verici ki.It's so amazing, it's so exciting.
Kendinizi, şaşırtıcı bir sosyo-kültürel ortamda buluyorsunuz.So, you are finding yourself also in an amazing cultural milieu.
Sen benim oğlum olmana rağmen, beni gerçekten şaşırtıyorsun.Though you're my son, you really amaze me.
Oh, bu şaşırılacak birşey mi?Oh my, is that something to be surprised about ?
Bu ani yorumuna biraz şaşırdım.I was a bit flustterd with his sudden comment.
Bu aslında oyun geliştirme cemiyeti için biraz şaşırtıcı oldu. (Gülüşme)(Laughter)
Bütün sistem donduğunda ve iş kutuplaşmaya vardığında şaşırmalı mıyız?Should we be surprised when the whole thing freezes up and descends into paralysis and polarization?
Ve bana daha şaşırtıcı gelen de bazen ceza yargılaması konusunda aynı fikirde bile olabilirler.And most surprisingly to me, they sometimes can even see eye to eye on criminal justice.
Bu kadar şaşırma.You don't have to be that surprised.
Şaşırdın, öyle değil mi?You were surprised right?
Bu ani evlenme teklifini aldığımda bile.. sadece birazcık şaşırdım..Even when I received that sudden proposal... I was a little surprised.
HaNi, acayip şaşıracaksın!Oh Ha Ni, you'll be surprised for sure.
Gerçi hemen sağ altında şaşırtıcı bir şekilde yeşil olan Rwanda var.Just below that to the right is Rwanda though, which is amazingly green.
Tabii çöküntüde olan AB'yi düşünürseniz bu şaşırtıcı değil.And that's not surprising, if you think about the basket case that is the E.U.
Ve bu arılar şaşırtıcı.And these bees are fascinating.
Arabayı sürme deneyiminin en şaşırtıcı yani ne?What is the most surprising thing about the experience of driving the car?
Tuhaf ve şaşırtıcı gelse de, origami bir gün bir hayat bile kurtarabilir.And as weird and surprising as it may sound, origami may someday even save a life.
Bu beni çok şaşırttı.So I was very surprised about this.
Ve burada, benim yaşam sürem içinde dünyada gerçekleşen şaşırtıcı bir şeyi göreceksiniz.And you are going to see here the amazing thing that has happened in the world during my lifetime.
Edindiğimiz bilgiler sizi şaşırtabilir.What we learned may surprise you.
Bu konuda şaşırtıcı olan, bir karınca sadece bir yıl yaşar.And the amazing thing about this is that an ant lives only a year.
Son anket sonuçları şaşırtıcı derecede cesaret verici.The latest survey makes surprisingly encouraging reading.
Bu çok şaşırtıcı bir görüş. Ve biz bunu daha yeni bulmuş durumdayız.It's an astonishing insight, and we have only found out about this recently.
Çok şaşırmıştık Hamid'in yarasını gördüğümüzde, çünkü hiç mermi yoktu.We were surprised by the injury because there was no bullet.
Onu keşfettiğimde gerçekten şaşırmıştım. sadece Philadelphia'da değil, aynı zamanda Atlanta'da var.I was surprised to discover that not only in Philadelphia, but also in Atlanta.
Buraya gelip şaşırtıcı birşeyler anlatmamız söylendi bize.We've been told to go out on a limb and say something surprising.
Tüm bunlar oldukça şaşırtıcı.All of this is pretty amazing.
(Şaşırma sesleri)(Gasps)
Şaşırtıcı ama, odadaki ses baya iyiydi.It was, remarkably, a pretty good sounding room.
Ve Afgan asker beni gördüğüne o kadar şaşırdı ki pasaportumu mühürlemeyi unuttu.And the Afghan soldier was so surprised to see me that he forgot to stamp my passport.
Benim bulduğum cevaplar gerçekten şaşırtıcı idi.And what I found was quite surprising.
Sonrasında olanlar şaşırtıcıydı.What happened next was unexpected.
Ayrıca, o'S, ben yaşıyorum, ve - ah canım, hepsi ne kadar şaşırtıcı!Besides, SHE'S she, and I'm I, and--oh dear, how puzzling it all is!
'Nasıl diye ben kimim bulduğunda o olacak şaşırttı!'How surprised he'll be when he finds out who I am!
Bütün bu değişiklikler nasıl şaşırtıcı!How puzzling all these changes are!
'Ben nereden bileyim?' Alice, dedi şaşırttı kendi cesareti.'How should I know?' said Alice, surprised at her own courage.
Alice iyice şaşırmıştı.Alice was thoroughly puzzled.
Dedi Alice, ancak korkunç şeyi şaşırmıştı ve değiştirmek için özlemi tabidir.Alice said; but was dreadfully puzzled by the whole thing, and longed to change the subject.
(Jüri şaşırmış görünüyordu.) "O, bir başkasının taklit sahip olmalıdır Öte yandan, "Kral" dedi.(The jury all looked puzzled.) 'He must have imitated somebody else's hand,' said the King.
Bilim gerçekten çok şaşırtıcı. Bilim... biraz garip.The science is a little bit freaky, ok?
Bizi şaşırtırlar mıydı?Would they surprise us?
Siz de bunu benim kadar şaşırtıcı buluyor musunuz bilmiyorum, ama bunun üzerine biraz düşünün.So I don't know if you find that as amazing as I do, but think about it and you might.
Ve ben de şaşırtıcı bir şekilde bu videoyu daha kısa sürede bitirdim. -And I've surprisingly, actually finished this video with extra time.
Patronlarım, başlarda çok şaşırmışlardı.My bosses, in the beginning, were very surprised.
İçinde gördüğümüzde bizi şaşırtan üç kimyasal vardı sülfür, potasyum nitrat ve kömür.It had three chemicals we were really surprised to see: sulfur, potassium nitrate and charcoal.
Ben şaşırarak, "Evet?" diye tekrarladım.I was like, "Yes?"

İlgili Sayfalar