şaşır ile cümle
şaşır kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Tom bizi şaşırttı.Tom confused us.
Hâlâ ne kadar iş yapılması gerektiği şaşırtıcı.It's amazing how much work still needs to be done.
Tom'un cevabı şaşırtıcıydı.Tom's answer was surprising.
Tom beni gördüğüne şaşırdı.Tom was surprised to see me.
Tom'un ebeveynleri şaşırmıştı.Tom's parents were baffled.
Tom beni biraz şaşırttı.Tom surprised me a little bit.
Tom tamamen şaşırmış eğildi.Tom wasn't entirely surprised.
Tom'un orada olmamasına şaşırdım.I was surprised that Tom wasn't there.
Filmin bir başyapıt olduğunun ortaya çıkmasına şaşırdım.To my surprise, the film turned out to be a masterpiece.
Tom'un burada olmamasına çok şaşırdım.I'm very surprised that Tom isn't here.
Bu alandaki çiçek çeşitliliği şaşırtıcıdır.The diversity of flowers in this area is astounding.
Her gün aynı şeyi yapmaktan sıkılmana şaşırdım.I'm amazed that you're not bored of doing the same thing every day.
Tom'un odası şaşırtıcı şekilde düzenliydi.Tom's room was surprisingly tidy.
Tom'u bilmemene çok şaşırdım.I'm very surprised that you don't know Tom.
Onu gördüğüne şaşırmıştı.She was surprised to see him.
Onu görmek onu şaşırttı.He was surprised to see her.
Tom sadece şaşırtıcıydı.Tom was just amazing.
Tom biraz şaşırmıştı.Tom was a little disoriented.
Tom da şaşırmıştı.Tom was surprised, too.
Biz şaşırmış değiliz.We're not surprised.
Tom beni şaşırtmaya devam ediyor.Tom keeps surprising me.
Şaşırtıcı biçimde o çok iyi bir çocuk.Surprisingly he is a very good boy.
Tom gerçekten şaşırtıcı bir kişi.Tom is a truly amazing person.
Biz herkesi şaşırtabiliriz.We may surprise everybody.
Biz şaşırdık ve şok olduk.We're surprised and shocked.
Biz onun tarafından çok şaşırmıştık.We were very surprised by that.
Biz senin kadar şaşırdık.We were as surprised as you were.
Güzel görünüyorsun. Tom seni gördüğünde şaşıracak.You look beautiful. Tom will be stunned when he sees you.
Dün seni gördüğüme şaşırdım.I was surprised to see you yesterday.
Biraz şaşırmıştım.I was kind of shocked.
Tom'un hayatta kalması şaşırtıcı.It's amazing that Tom survived.
Tom'u orada gördüğüme biraz şaşırdım.I was kind of surprised to see Tom there.
Ben Tom'un onu yapmasına biraz şaşırmıştım.I was kind of surprised that Tom did that.
Tom'un Fransızca konuşmayı bilmemesine şaşırdım.I'm surprised that Tom doesn't know how to speak French.
Ben şaşırdım ve hayal kırıklığına uğradım.I'm surprised and disappointed.
Onu gördüğüme çok şaşırdım.I'm very surprised to see that.
Tom'un kuvveti beni şaşırtmıştı.I was surprised by Tom's strength.
Tom'un çocukları olduğunu öğrendiğimde şaşırdım.I was surprised to find out that Tom had children.
Bence bu şaşırtıcı bir hikaye.I think that's an amazing story.
Bu seni şaşırttı mı?Did that surprise you?
Bunu duyduğuma oldukça şaşırdım.I'm rather surprised to hear it.
Ne kadar yorgun olduğuma şaşırıyorum.I'm surprised at how tired I am.
Tom'un bile burada olmasına şaşırdım.I'm surprised Tom was even here.
Tom, kahvaltısını yatağa getirerek Mary'yi şaşırttı.Tom surprised Mary by bringing her breakfast in bed.
Tom ve Mary'nin müştereken şaşırtıcı bir şeyi var.Tom and Mary have something surprising in common.
Mary, Alice'in davranışına şaşırdı.Mary was surprised by Alice's behavior.
Bu hatalar pek şaşırtıcı değil.These mistakes are hardly surprising.
Yine de şaşırmış davranmamamız gerekir.We shouldn't act surprised, though.
Onlar oldukça şaşırtıcı temettüler.Those are pretty amazing dividends.
Herkes şaşırır ve heyecanlanır.Everybody is surprised and excited.
Doğrusu bu beni şaşırtmaz.This honestly doesn't surprise me.
Topluluk desteği şaşırtıcıydı.The community support was amazing.
Şiddet beni şaşırtmaz.The violence doesn't surprise me.
Film kesinlikle şaşırtıcıydı.The movie was absolutely amazing.
Adam biraz şaşırmış görünüyor.The guy looks slightly confused.
Tom, Mary'ye şaşırtıcı bir hikaye anlattı.Tom told Mary an astonishing story.
Bunu duyduğum zaman şaşırdım.I was stunned when I heard this.
Şaşırtıcı bir şekilde kendimi çok güvende hissettim.Surprisingly, I felt very safe.
Tom şok olmuştu ve şaşırmıştı.Tom was shocked and bewildered.
Tom şaşırtıcı bir karar verdi.Tom made a surprising decision.