şaşır ile cümle
şaşır kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Tom bana Mary'nin yaptığı şeyden bahsettiğinde şaşırdım.I was surprised when Tom told me about what Mary did.
Tepkine bakarak şaşırdığını söyleyebilirim.I could tell from your reaction that you were surprised.
Tom bana evlenmeyi planladığını söylediğinde şaşırdım.I was surprised when Tom told me he was planning to get married.
Ben biraz şaşırmıştım.I was slightly surprised.
Sen şaşırmış görünmüyordun.You didn't look surprised.
Mary, şaşırdım. Senin böylesine iyi bir aşçı olduğunu hiç düşünmezdim.Mary, I'm amazed. I would never have thought that you were such a good cook.
Şaşırtıcı bir şey görmek ister misin?Do you want to see something amazing?
Tom hakkında beni şaşırtan bir şey öğrendim.I found something out about Tom that surprised me.
Ben şaşırdım ve kendimi aptal hissettim.I was confused and I felt stupid.
Senin şaşırdığın kadar şaşırdım.I was as surprised as you were.
Tom'un şaşırdığı kadar şaşırdım.I was as surprised as Tom was.
Tom kadar şaşırdım.I'm as surprised as Tom is.
Tom'u gördüğüne şaşırdın mı?Were you surprised to see Tom?
Tom'u şaşırtmak zordur.It's hard to surprise Tom.
Bu sadece şaşırtıcı.This is just amazing.
Zengin kağnısını dağdan aşırır fakirin eşeği düz yolda şaşırır.There's one law for the rich, and another for the poor.
Tom saatine baktığında ne kadar geç olduğunu gördüğüne şaşırmıştı.When Tom looked at his watch, he was surprised to see how late it was.
Beni gördüğüne şaşırmadın, değil mi?You're not surprised to see me, are you?
Tom o kadar şaşırmış olamaz.Tom can't have been all that surprised.
Tom'un şaşırtıcı bir belleği var.Tom has an amazing memory.
Tom hiç şaşırmadı.Tom wasn't surprised at all.
Bu kitap şaşırtıcı.This book is amazing.
Tom son derece şaşırmış görünüyor.Tom looks utterly confused.
Tom hâlâ halsiz ve şaşırmış.Tom is still groggy and disorientated.
Tom çok halsiz ve şaşırmış.Tom is very groggy and disoriented.
Tom Mary'nin evlendiğini duyduğuna şaşırmadı.Tom wasn't surprised to hear that Mary had gotten married.
Tom Mary'nin söylediğine şaşırmıştı.Tom was puzzled by what Mary said.
Tom pazar günü Mary'yi okulda gördüğüne şaşırdı.Tom was surprised to see Mary at school on Sunday.
Tom çok şaşırmış olacak.Tom is going to be so surprised.
Tom şaşıracak.Tom is going to be surprised.
Tom'un şaşıracağı kesin.Tom is certain to be surprised.
Tom sizi şaşırtmaya çalışıyor.Tom is trying to confuse you.
Tom sadece sizi şaşırtmaya çalışıyor.Tom is just trying to confuse you.
Emily beni şaşırtacak.Emily will surprise me.
Emily şaşırmıştı.Emily was surprised.
Tom şaşırmadığını söyledi.Tom said he wasn't surprised.
Tom çok şaşırdı.Tom was very surprised.
Tom habere şaşırmış görünüyordu.Tom seemed surprised at the news.
Tom bile onu duyduğuna şaşırdı.Even Tom was surprised to hear that.
Tom bile biraz şaşırdı.Even Tom is a little surprised.
Tom biraz şaşırdı.Tom was a little surprised.
Mary'nin yalan söylemesine Tom bile şaşırdı.Even Tom is surprised that Mary lied.
Tom'un gördüğü şey onu şaşırttı.What Tom saw surprised him.
Bazen beni şaşırtıyorsun.Sometimes you surprise me.
Soru Tom'u çok şaşırttı.The question took Tom by surprise.
Herkes Tom'u gördüğüne şaşırdı.Everyone was surprised to see Tom.
Norveç beni şaşırttı.Norway has surprised me.
Beni gördüğüne çok şaşırmış görünmüyorsun.You don't seem surprised to see me.
Şimdi, bu neden beni şaşırtmıyor?Now, why doesn't that surprise me?
O tamamen şaşırtıcıydı.That was totally amazing.
Müzik öğretmenim, benim yemek yapmayı bildiğime şaşırdı.My music teacher was surprised to know I know how to cook.
Tom da şaşırmış görünüyordu.Tom looked surprised, as well.
Herkes kadar şaşırdım.I'm as surprised as anybody.
Tom Mary partisine geldiğinde şaşırdı.Tom was surprised when Mary showed up at his party.
Sana planından bahsedince şaşırdın mı?When she told you her plan, were you taken aback?
Bu açıklama şaşırtıcı gibi geliyor.This explanation sounds confusing.
Tom yarışı kazandığında hepimiz şaşırdık.We were all surprised when Tom won the race.
Tom'un yarışı kazanmasına hepimiz şaşırdık.We were all surprised that Tom won the race.
Tom'un yarışı kazanmamasına hepimiz şaşırdık.We were all surprised that Tom didn't win the race.
Ona söylediğimde Tom şaşırdı.Tom was surprised when I told him.