şaşı ile cümle

şaşı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Oğlum söylenilmeden odasını toplayarak beni şaşırttı.My son surprised me by tidying up his room without being told.
O, onların teklifine şaşırtıcı bir öneri ile karşılık verdi.He countered their proposal with a surprising suggestion.
Sorman hiç şaşırtıcı değil.It's no wonder you ask.
O seni görse, şaşırırdı.If he saw you, he'd be surprised.
Alışılmış olandan farklı bir bağlamda bir şey görmek şaşırtıcı olabilir.Seeing something in a different context than the accustomed one can be surprising.
Gerçekten şaşırmış gibi görünmediklerini söylemeliyim.I must say that they didn't really seem surprised.
Bahçenin sanatsal güzelliği gerçekten şaşırtıcı.The artistic beauty of the garden is truly amazing.
Şaşırtıcı, değil mi?Astounding, isn't it?
Garajın penceresinden baktım, gördüğüm beni şaşırttı.I looked through the garage window; what I saw surprised me.
Doğru şeyi yap. Bu bazı insanları sevindirecek ve geriye kalanını şaşırtacak.Do the right thing. It will gratify some people and astonish the rest.
Kuşkunuz varsa doğruyu söyleyin. Bu düşmanlarınızı yıkacak ve arkadaşlarınızı şaşırtacak.When in doubt tell the truth. It will confound your enemies and astound your friends.
Tom'un cevabı beni şaşırttı.Tom's answer surprised me.
Tom'un evlenme kararı ailesini şaşırttı.Tom's decision to get married surprised his family.
Bir doğum günü partisiyle kuzenimi şaşırttık.We surprised my cousin with a birthday party.
Onların hâlâ uyanık olması şaşılacak şey.It's a wonder they're still awake.
Şaşırtıcı darbe maçı bitirdi.The astonishing blow finished the match.
Elleriyle yaptığı garip becerileri beni şaşırttı.His awkward skills with his hands surprised me.
Onun sessizliği beni şaşırttı.Her silence surprised me.
Sessizliği beni şaşırttı.His silence surprised me.
Onun 48 yaşında hamile kalabildiğine herkes çok şaşırmıştı.Everyone was just flabbergasted that she was able to get pregnant at 48.
Köpeğine ters takla atmayı öğreterek arkadaşlarını şaşırt.Astonish your friends by teaching your dog to do backflips!
Onun belleği beni şaşırtıyor.His memory baffles me.
Ben onun ani ruh hali değişikliğine oldukça şaşırdım.I became quite astonished by his sudden change of mood.
Senin İngilizcenin akıcılığı şaşırtıcı.The fluency of your English is amazing.
Hapishane gardiyanının bir kadın olduğunu görmek çoğu insanı şaşırtır.It surprises most people to find out that the prison warden is a woman.
Onun mantığı şaşırtıcı netliğe sahiptir.His logic possesses astonishing clearness.
Onlar tamamen şaşırdılar.They were completely surprised.
Amerikalılar, Almanları şaşırttı.The Americans surprised the Germans.
Fiyatlar şaşırtıcı şekilde düştü.Prices went to amazingly low levels.
Gözlerin güzel bir kadınla karşılaştığında, onu çok şaşırt.When your eyes encounter a beautiful woman, knock her out.
Kötü konuşmacı bazen iyi bir yazar olarak bizi şaşırtmaktadır.The poor talker sometimes surprises us by being a good writer.
Oldukça şaşırmıştım.I was quite surprised.
Sonuca şaşırmış olabilirsin.You might be surprised at the outcome.
O erken vardığında onu şaşırttı.She surprised him when she arrived early.
O, bir öpücükle onu şaşırttı.She surprised him with a kiss.
O, küçük bir hediye ile onu şaşırttı.She surprised him with a small gift.
Onun şarkı söylemede iyi olmasına çok şaşırdım.To my surprise, he was good at singing.
Şaşırtıcı biçimde, şarkı söylemede iyiydi.Surprisingly, he was good at singing.
Çok şaşırdık, o şarkı söylemede iyiydi.Much to our surprise, he was good at singing.
Onun aristokrat tavırları beni şaşırtıyor.His aristocratic manners amaze me.
Körle yatan şaşı kalkar.He who sleeps with dogs wakes up with fleas.
Aslında kocam bizim düğün pastamızın birazını yediği için şaşırdım.I was surprised because my husband actually ate some of our wedding cake.
Bu oldukça şaşırtıcı bir yerdir.This is a pretty amazing place.
Beni en çok şaşırtan şey onun şeker sevmemesiydi.What surprised me most was that she didn't like candy.
Onun düğünü hakkında bir şey duymamış olman şaşırtıcı.It's surprising that you haven't heard anything about her wedding.
Söylediği şey beni şaşırttı.What he said surprised me.
Brezilya'ya tek başına gitmesi bizi şaşırttı.It amazed us that she had been to Brazil alone.
İki yüz dolara kaç tane elma alabileceğine şaşıracaksın.You'd be amazed how many apples you can buy for two hundred dollars.
Tom'un ne kadar sık ödevini yapmamasına şaşırırdın.You'd be amazed how often Tom doesn't do his homework.
Tom'un oyun oynayarak ne kadar çok zaman harcadığına şaşırırdın.You'd be amazed how much time Tom spends playing games.
Dışarı çıktığında Tom'un ne kadar çok bira içtiğine şaşırırdın.You'd be amazed how much beer Tom drinks when he goes out.
Tom'un onu yapmamasını kaç kez söylediğime şaşırırdın.You'd be amazed how many times I've told Tom not to do that.
Abraham'ın sabahları hazırlanmasının ne kadar zaman aldığına şaşırırdın.You'd be amazed how long it takes Tom to get ready in the morning.
Gerçekten beni en çok şaşırtan Tom'un bir günde kaç saat uyuduğuydu.What really surprised me most was how many hours a day Tom slept.
Tom kolayca şaşırmaz.Tom isn't easily surprised.
Tom habere çok şaşırdı.Tom is much surprised at the news.
Tom oldukça şaşırtıcı bir kişidir.Tom is a pretty amazing person.
Tom'un başını bu kadar çok belaya sokması şaşırtıcı.It's amazing how much trouble Tom is able to get into.
Tom'un arabasını yıkamasının bu kadar çok zaman alması şaşırtıcı.It's amazing how much time it takes Tom to wash his car.
Tom'un her hafta bu kadar çok para harcaması şaşırtıcı.It's amazing how much money Tom spends every week.

İlgili Sayfalar