şaşı ile cümle
şaşı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Yanlış değilsin, şaşırtıcı derecede yakın bir zaman.That's not bad, surprisingly recent,
Bu oldukça şaşırtıcı bir cevap.This was a completely surprising result.
Ve beni en çok rahatsız eden ve şaşırtan şey onun sabit hatlı telefonu kullanışıydı.And the situation that irked me and mystified me the most was his use of a landline telephone.
Sığ sularda bile şaşırıyoruz.Even in shallow water, we're surprised.
Bu insanlar tarafından indüklenen hem zaman hem mesafe olarak şaşırtıcı bir kayıştır.It's an amazing shift, induced by humans over this large scale, in both time and space.
Oldukça şaşırmıştım. Sağırlığın tamamen bir hastalık olduğunu düşüyordum.I had thought of deafness entirely as an illness.
Bu bir çok insanı şaşırttı,And many people were astonished and said,
Şaşırarak, kendi kendinize "Bütün reel sayıların üstlerini mi alıyorlar?" diye sorabilirsiniz. -So let's say this has one number and then it has another number.
Benim bilim hakkındaki düşüncemi değiştirmek şaşırtıcı derecede kolaydı.But changing the way I thought about science was surprisingly easy.
Ve şaşırtıcı bir sessizlik var.And there is this stunning silence.
Daha önce karşılaşmamış olmamıza şaşırdım.I wonder why we didn't meet sooner
Şaşırtıcı, değil mi Horikawa?Amazing isn't it, Horikawa?
Ben şahsen şaşırdım.I'm surprised, myself
Şaşırtıcı olan, bunu içten gelerek söylemiş olmasıydı.And the incredible thing was she really meant it.
Bir hayli şaşırtıcıIt was quite surprising
Güç ile soru sorarak şaşırtmam.My power pose.
Bu mekanizmanın ne kadar karmaşık olduğunu görünce şaşıracaksınız. -I think it's nice to get the big picture.
Neye uğradığını şaşırmıştı.Well, she was shocked.
Hayattaki bazı şeyler sizi şaşırtabilir.Some things in life are surprising.
Hayattaki bazı şeyler sizi şaşırtabilir. Hayattaki bazı şeyler sizi şaşırtabilir.Or that approximately 1% of the world's population is drunk at any given moment?
Ve bunu yaptığımızda insanlar çok şaşıracaklar.And when we did, people were shocked
Ve şaşırtıcıdır ki bu kült bir film oldu.And surprisingly, it became a cult film.
Wargaming'in bu başarının üzerine eklemeye çalışarak seriyi devam ettirmesine şaşırmamak gerek.Unsurprisingly, Wargaming decided to turn the successful game into a series.
Tüm dünyayı şaşırtacak muhteşem bir şey yapmak istiyorlardı.They wanted to create something great, a game that would surprise the world.
Çok şaşırmıştım.I was very surprised.
İster inan ister inanma, şaşırmıştım.Believe it or not, I wasn't surprised.
Beni biraz şaşırtıyor.Well, it still surprises me a bit.
Bu da yakında yapılan nörobilimsel bir şaşırtmaca.This was recently done with a neuroscientific twist.
Sonunda bulduklarımız oldukça şaşırtıcıydı.It turns out what we found was pretty surprising.
Harika, bu şaşırtıcıydı, fakat gerçek bir insanda bu gerçekten işe yarayacak mı?Well that was exciting, but would it actually work in a real human being?
Bu entellektüel eyaletlerin yeri sanırım sizi şaşırtmayacaktır.The locations of these enlightened districts, I think, will fail to surprise you.
Haberlere çok şaşırdığınızı biliyorum.I know you were all shocked by the news.
Ben, makalelerim için aldığım düşük notlara hep şaşırdım. [kahkaha]I was consistently surprised by how poorly I did on papers [laughter].
Şaşırdın mı?One promising guy's life ended just like that one morning.
Ve her zaman şaşırabilirsiniz, peki, 1000'le çarpıyor muydum,.. ..yoksa bölüyor muydum?And you're always confused, well, do I multiply by 1,000, or do I divide by 1,000?
Bilhassa bulduğum şeylere çok şaşırdım.Most of all, I was just surprised with what I was finding.
Ve onlar beklemedikti ve şaşırtıcıydı.And they were unexpected and they were surprising.
Güzel soru LeBron. Eminim cevabı seni de şaşırtacak.That's a great question, LeBron, and I think the answer might surprise you.
Şaşırtıcı ya da değil,Surprisingly or not,
Ama sizi şaşırtacak şey şu.And here's the thing that should freak you out.
Bugün buradaki herkes... ...şaşırtıcı gerçeklerin açıklanışına şahit olacaktır.Everyone here today, will hear shocking news that has never been revealed.
Son günlerde adı... ...gerçek prenses olmadığına dair şaşırtıcı bir skandala karışmıştı.She also recently was shocked in a scandal that implied she might have been an imposter.
Çok mu şaşırdın?Were you surprised?
Buna gerçekten şaşırmıştım.I was really surprised at this.
Bunu gösterdiğim herkes de aynı şekilde şaşırıyordu.Everyone I showed it was really surprised at this.
Peki neden herkes buna şaşırıyordu?Why was everyone surprised at this?
Bu çok derin bir soru, ve şaşırtıcı olan şey de ceabın çok basit olması.It's a profound question, and what's even more amazing is how simple the answer is.
Şaşırtıcı olabilirler, ya da aptalca, ya da duygusal.They can be shocking or silly or soulful.
Şaşırtıcı derecede becerikli ve yaratıcı olabiliriz.We can be astonishingly inventive and creative.
Şaşırtıcı derecede şanslıydım, şaşırtıcı derecede şanslıydık.I've been astonishingly lucky, we've been astonishingly lucky.
Bu çok şaşırtıcıydı.That's really amazing.
Ben de çok şaşırdım.I was very taken aback myself.
Şaşırtıcı da değil.It's not surprising, though.
Bu kelime "belaltı edilmiş"dir. Şaşırmış ve öfkeliden türetilmiş bir birleşimdir.The word is "pizzled": it's a combination of puzzled and pissed off.
Açıların karşılığını şaşırmamak için sıralamayı doğru yapmalıyız. -And you gotta get the order right to make sure that you have the right corresponding angles
Çok şaşırdım.I was very surprised.
O benim oğlum olsa bile, Seung Jo gerçekten şaşırtıcı.Even if he is my son, Seung Jo is really amazing.
Orkideler: en az 20.000 orkide çeşidi vardır - şaşırtıcı, şaşırtıcı derecede çeşitli.Orchids: there are 20,000, at least, species of orchids -- amazingly, amazingly diverse.
Harika, şaşırtıcı bir şey.It's a wonderful, amazing thing.
En şaşırtıcı şeylerden.This is the most amazing thing.