şaşı ile cümle
şaşı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Tom'un seninle aynı fikirde olmamasına şaşırdım.I'm surprised that Tom didn't agree with you.
Neden bu seni şaşırtıyor?Why does that surprise you?
O gerçekten o kadar çok şaşırtıcı mı?Is that really all that surprising?
O oldukça şaşırtıcıydı.That was pretty surprising.
En son ne zaman gerçekten şaşırdın?When was the last time you were really surprised?
Neden o beni şaşırtmıyor.Why does that not surprise me?
Tom şaşırmıştı ve biraz kafası karışmıştı.Tom was surprised and a little confused.
Tom'un konserden hoşlanmamasına şaşırdım.I'm surprised that Tom didn't enjoy the concert.
Ne şaşırtıcı bir tesadüf!What an amazing coincidence!
Meryem, Tom'un portakalı kabuğuyla, bütün olarak yemesine çok şaşırdı.Mary was amazed when Tom ate an orange, peel and all.
"Saşimi sevmiyorsundur herhalde, öyle değil mi?" "Ne diyorsun sen, saşimiye bayılırım!""You must not like sashimi, right?" "What do you mean? I love sashimi!"
Tom'u hasmane bulduğuna şaşırdım. O her zaman benim için mükemmel bir dosttu.I'm surprised you find Tom unfriendly. He's always been perfectly friendly to me.
O herkesi şaşırtan en özgün fikirlere sahip.She has most peciluar ideas which surprise everybody.
Tom Mary'nin reaksiyonuna şaşırdı.Tom was surprised by Mary's reaction.
Tom hebere şaşırmadı.Tom wasn't surprised by the news.
Tom sabah çok erken saatte Mary'nin dışarıda koştuğunu gördüğüne şaşırmıştı.Tom was surprised to see Mary out jogging so early in the morning.
Artık hiçbir şey beni şaşırtmıyor.I'm no longer surprised by anything.
Tom Mary'nin söylediğine şaşırdı.Tom was surprised by what Mary said.
Ve sonra şaşırtıcı bir şey oldu.And then something amazing happened.
O çok şaşırtıcı.That's very surprising.
Tom Mary'nin ne kadar iyi piyano çalabildiğine şaşırmıştı.Tom was surprised how well Mary could play the piano.
Tom, Mary'nin ne kadar iyi piyano çalabildiğine şaşırdı.Tom was surprised how well Mary could play the piano.
Şaşırma, neden bahsettiğimi çok iyi biliyorsun.Don't be surprised. You know very well what I'm talking about.
Soru karşısında şaşırmış görünüyordu.He seemed surprised by the question.
O, soruya şaşırmış gibi görünüyordu.She seemed surprised by the question.
Onu hatırlayamadığına şaşırdım.I'm surprised you couldn't remember that.
İthalatın ani yükselişine şaşırdık.We were surprised by a sudden increase in imports.
Çok şaşırdım, Mary ricamı umursamadı.Much to my surprise, Mary disregarded my request.
Onlarca dili akıcı olarak konuşan insanlar beni şaşırtır.People who speak dozens of languages fluently astonish me.
Vahiy herkesi çok şaşırttı.The revelation took everyone by surprise.
Gözlerini şaşı yapma, hep öyle kalırsın!Don't cross your eyes. They'll get stuck that way!
Körle yatarsan şaşı kalkarsın.If you lie down with dogs, you will get up with fleas.
Fark şaşırtıcı.The difference is staggering.
Biz şaşırmıştık.We were astonished.
Biz aşırı derecede şaşırmıştık.We were astounded.
Tom'un yeni şarkısı şaşırtıcı.Tom's new song is amazing.
O şaşırtıcı bir bölümdü.That was the amazing part.
O insanlar şaşırtıcı.Those people are amazing.
Tamamen şaşırmıştım.I was completely amazed.
Kavram şaşırtıcı.The concept is amazing.
Ne şaşırtıcı bir hikaye!What an amazing story!
Tom gerçekten şaşırtıcı.Tom really is amazing.
Bu şey şaşırtıcı.This stuff is amazing.
Kalabalık şaşırtıcıydı.The crowd was amazing.
Bu gerçekten şaşırtıcıydı.It was really amazing.
Bu oldukça şaşırtıcıydı.It was quite amazing.
Ekibimiz şaşırtıcı.Our team is amazing.
Sen şaşırtıcı görünüyordun.You looked amazing.
Şaşırtıcı hissediyorum.I feel amazing.
Değişiklikler şaşırtıcıydı.The changes were surprising.
Değişiklikler şaşırtıcı.The changes are startling.
O tamamen şaşırtıcı değildi.It wasn't confusing at all.
Sana Tom hakkında seni şaşırtabilecek bazı şeyler söyleyebilirim.I could tell you some things about Tom that might surprise you.
Tom'u bunu yaparken görmek bizi çok şaşırttı.We were very surprised to see Tom doing that.
Tom'un kazanmadığına şaşırmıştım.I was surprised that Tom didn't win.
Tom'un cevabı kimseyi şaşırtmadı.Tom's reply didn't surprise anyone.
Bir şey seni şaşırttı mı?Did anything surprise you?
Bunu şaşırtıcı buluyorum.I find this puzzling.
Soru beni şaşırtmıştı.I was surprised by the question.
O aslında beni şaşırttı.That actually surprised me.