şaşı ile cümle
şaşı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Şaşırtmayı severim.I love to throw curveballs.
Tom raporda okudukları tarafından şaşırtılmamıştı.Tom was not surprised by what he read in the report.
Tom Mary'nin sonucuna biraz şaşırdı.Tom was a little surprised by Mary's conclusion.
Tom Mary'nin ne kadar iyi yaptığına şaşırmış görünüyordu.Tom looked surprised at how well Mary was doing.
Tom, Mary'nin onu söylemesine bira z şaşırmıştı.Tom was a little surprised that Mary said that.
Tom Mary'nin davranışı tarafından biraz şaşırtıldı.Tom was a little surprised by Mary's behavior.
Tom, Mary'nin bir motosikleti olduğunu şaşırdı.Tom was surprised that Mary had a motorcycle.
Tom polisin onun adını bilmesine şaşırdı.Tom was surprised the police knew his name.
Tom'un bu sabah orada olmasına şaşırdım.I was surprised Tom was there this morning.
Tom şaşırdı ve biraz da korkmuştu.Tom was surprised and a little frightened.
Şaşırdım, Tom dün burada değildi.I was surprised Tom wasn't here yesterday.
Tom'un dün gelmemesi beni şaşırttı.I was surprised Tom didn't come yesterday.
Tom bunu yapmanın ne kadar kolay olduğuna şaşırdı.Tom was surprised how easy it was to do.
İnsanların düşündüğü şeye şaşırırdın.You'd be surprised what people think.
Ben de senin kadar bu konuda şaşırdım.I'm as surprised about it as you are.
Tom o kadar şaşırmış görünmüyordu.Tom didn't seem all that surprised.
Tom şaşırdı ve utandı.Tom was surprised and embarrassed.
Tom neye uğradığını şaşırmıştı.Tom didn't know what hit him.
Tom kaybolmuş ve şaşırmış gibi görünüyor.Tom looks lost and confused.
Tom ve Mary şaşırmıştı.Tom and Mary were surprised.
Tom şaşırmadı bile.Tom wasn't even surprised.
Tom hâlâ şaşırmış görünüyor.Tom still looks surprised.
Tom çok şaşırmış görünüyordu.Tom looked very surprised.
Vay canına, bu şaşırtıcı değil mi?Wow, isn't that amazing?
Her zaman beni şaşırtıyorsun.You always surprise me.
Neden şaşırdın?Why are you surprised?
O, Tom'u şaşırttı.That surprised Tom.
Daha şaşırtıcı olan nedir?What's more surprising?
Neden şaşırmadım?Why am I not surprised?
Şaşırmışken tren platformunda yürümek çok tehlikelidir.Walking on a train platform while distracted is very dangerous.
Tom kızmaktan daha çok şaşırmıştı.Tom was more surprised than angry.
Tom şaşırtıcı derecede sakin görünüyor.Tom seems surprisingly calm.
Siz şaşırtıcısınız.You guys are amazing.
Benim belediye başkanı seçilmem şaşırtıcı değildir.It is not surprising that I was elected mayor.
O, halkı şaşırttı.He has surprised the public.
Çeşitli nedenlerden dolayı bu oldukça şaşırtıcı.This is quite surprising for several reasons.
Şaşırdım. Şimdi ne yapacağım?I'm confused. What am I going to do now?
Bu kişinin bilgeliği ve dürüstlüğü beni şaşırtıyor.I am amazed by the wisdom and honesty of this person.
Bu sizi şaşırtıyor mu?Does it surprise you?
Tom'un liberal olduğunu öğrenmek beni şaşırttı.I was surprised to learn that Tom was a liberal.
Şu adam şaşırtıcı.That guy's amazing.
Keşif beni şaşırttı.The discovery surprised me.
Sanırım şaşırmamalıyım.I suppose I shouldn't be surprised.
Bu kadar toy olduğuna şaşırdım.I'm surprised that you're so naive.
Biraz bile şaşırmadım.I'm not even a little surprised.
Tom o kadar şaşırmıştı ki, nutku tutuldu.Tom was so surprised he was speechless.
Su şaşırtıcı.Water is amazing.
Makyaj şaşırtıcı.Makeup is amazing.
Benimle öğle yemeği yemeyi kabul etmene şaşırdım.I'm surprised you agreed to have lunch with me.
Tom ona bu konudan bahsettiğimde şaşırmış gibi görünüyordu.Tom seemed surprised when I told him about it.
Tom yanağından bir öpücükle Mary'yi şaşırttı.Tom surprised Mary with a kiss on the cheek.
Tom öğrendiklerine şaşırmıştı.Tom was surprised by what he learned.
Tom ona söylediğimde şaşırmış görünüyordu.Tom seemed surprised when I told him.
Tom bulduğuna şaşırmıştı.Tom was surprised by what he found.
Tom seni şaşırtmamı önerdi.Tom suggested that we surprise you.
Öpücük şaşırtıcıydı.The kiss was amazing.
O öpücük şaşırtıcıydı.That kiss was amazing.
O, hesabı şaşırdı.He lost count.
Hesabı şaşırdık.We lost count.
Onlar hesabını şaşırdı.They lost count.