şına ile cümle

şına kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Sadece sınavlara girilir.Il échoue aux examens.
Bu nedenle sinagogların iç ve dış tasarımları çok değişkenlik gösterir.L'extension géographique et linguistique des sinogrammes est donc importante.
Küçük şehirlerde bile büyük sinagoglar yapıldı.Des synagogues sont édifiées dans les grandes villes.
1951 - İstanbul'da Neve Şalom Sinagogu açıldı.En 1951, la synagogue Neve Şalom est construite à Istanbul.
Sınavlar zorunlu.Les épreuves sont obligatoires.
Aynı zamanda avukatlık sınavını da başarıyla geçmiştir.Dans le même temps, elle passe avec succès son concours d'avocate.
Sınav Liseleri'nde sınavların analiz ve soru çözümleri ayrıca yapılır.Un panel d'expert est également à la source des questions et des réponses posées lors de l'examen.
Sinama-Pongolle, iki sezon Real Zaragoza ve Saint-Étienne takımlarında kiralık oynadı.Christian Sarramagna dispute deux saisons avec l'ES Grau-du-Roi.
Sınavlar farklı aralıklarda yapılmakta ve Linux tabanlı konuları kapsamaktadır.Les examens couvrent un certain nombre de sujets liés à Linux.
Sayısal bölum sınav sonucu 130-170 arasındadır.Le nombre de jours annuels sans gel est d'environ 130 à 170.
Sovyet Sinatrası lakaplı kendi ismini alan şarkıcı Muslim Magomayev'in dedesidir.Dans cet orchestre commence sa voie artistique le chanteur Muslim Magomayev.
Crowley de Tanrı'sına pek sadık değildir.Mlle Leduc n'était pas très fidèle.
Sınava iyi çalışmalıyım.Réussir un examen professionnel.
Sonuçta dersten geçer ancak birinin sınavı çaldığı anlaşılır.Le principal du Lycée découvre que quelqu'un a volé les tests.
("Camdan Cama" şarkısı aynı yıl Sinan Özen tarafından da seslendirilmişti.)(Chewing Gum était également nommé pour Chanson de l'Année.)
Sinan Toros, 40 yıldan fazla süre Milliyet Gazetesi’nde Atatürk havalimanı muhabiri olarak görev yapmıştır.Le procureur général Daniel A. Tessougué a en effet pendant plus de 30 minutes disséqué le dossier.
2010 - YGS Yükseköğretime Geçiş Sınavı'nın ilki yapıldı.Fin 2010 est annoncée sa graduation (départ) du Hello Pro Egg.
Geç Pleistosen devirde Chiloé Adası bir kara köprüsü ile Güney Amerika Kıta'sına bağlıdır.À l'époque du Pléistocène tardif, l'île de Chiloé était reliée au Chili par un pont de terre.
Sınavlarda, yıllık teftişlerde ve Cuma sabahı divan taburlarında giyilirdi.Lors des essais libres du vendredi matin.
Lisans ücretleri sınamadan sınamaya değişir.La rente doit être indexée à un indice de référence.
Sinagogun yeniden inşası Berlin Duvarı'nın 1989'da yıkılmasından sonra başladı.Il ne retourne à Leipzig qu'après la chute du Mur de Berlin en 1989.
2003 versiyonu da A+ sertifikasyon sınavındaki konuların eklenmesiyle birlikte genişledi.La documentation de MASM pour ces versions est incluse avec la documentation de Visual C++.
2014 yılı itibarı ile sınav maliyeti 195 dolardır.Les frais d'entrée à l'examen s'élèvent à 205 euros en 2014.
Mimar Sinan, 1589'da yapmıştır.Les Genevois le pillent en 1589.
Dunedin Sinagogu'nun, dünyanın en güneyindeki sinagog olduğuna inanılır.La synagogue de Trondheim est une des synagogues au monde les plus septentrionales.
Sinangog yakıldı, evler yağmalandı, kız çocukları kaçırıldı ve 30 ila 40 Yahudi öldü.La synagogue est détruite, les juifs détruisent leurs propres maisons et fuient à Curaçao sur 30 à 40 navires.
İbrahim Şinasi aynı zamanda gazetecilik de yapmıştır.Moses Hess participe également au journal.
Sinagog ve yeşivalar inşa ettirdi, Yahudi din adamları getirtip onları altın ve gümüşle ödüllendirdi.Il construisit des synagogues et des yechivot, fit venir des savants juifs qu'il gratifia d'or et d'argent .
Penguenler ile sinapomorfiktirler.Les muscles diaphragme et périnéens sont synergiques.
Sınav sisteminin değişmesi konusunda ne düşünüyorsun?Comment faire évoluer les connaissances des systèmes d'information?
Ülke toprakları dünyanın %0.16'sına sahiptir.Le niveau MI correspond aux 0,06 % des meilleurs joueurs du monde.
Bu türün kıyafet bilimiyle uğraşanlarına "kayif" ya da "kıyafet şinas" adı verilir.Ce phénomène est connu sous le nom de vestiges ou atavismes selon le cas.
1927 yılında sınavları geçtikten sonra Tessenow'un asistanı oldu.Après avoir passé ses examens en 1927, il devint l'assistant de Tessenow, un honneur pour un homme de 22 ans.
Belediye Konservatuvarı'nın sınavlarına girdi.Il continue son enseignement au Conservatoire Municipal.
Üye ülke bütçe açığının GSYİH’sına oranı %3’ü geçmemelidir.Les seuils à respecter sont les suivants : Le déficit public ne doit pas dépasser 3 % du PIB.
Dahi şeytanın (yekin) sınamağına bizi koyurma.Seigneur des Mouches) est depuis devenu un synonyme de Satan.
Kozmonotlar Vasili Lazarev and Oleg Makarov yeni uzayaracını sınadılar ve başarılı olduğunu teyit ettiler.Les deux cosmonautes embarqués, Vasili Lazarev et Oleg Makarov, effectuaient leur seconde mission.
Budapeşte ve Prag’daki Ortaçağ sinagogları tipik gotik yapılardır.Mais c'est à Prague et Budapest que sont édifiées les synagogues les plus belles.
Öyle görünüyor ki Bay Tanaka sınavı geçti.Parece ser que el señor Tanaka ha aprobado el examen.
Sınav olduk.Tuvimos un examen.
Yarın bir sınavım var.Mañana tengo un examen.
Eğer sınavın bu kadar kolay olduğunu bilseydim daha az çalışırdım.Si hubiera sabido que el examen era tan fácil, habría estudiado mucho menos.
Yarın bir sınav olacağız.Mañana tenemos un examen.
Sinamaya gidiyorum.Salgo del cine.
Dün bize öğretmen:"yarın sınav olacaksınız" dedi.Ayer nos dijo el profesor: "mañana os voy a poner un examen".
Sınava hazırlanmak zorundayım.Me tengo que preparar para el examen.
Sınavı geçmek için çok çalıştı.Estudió mucho para aprobar el examen.
Erkek kardeşim sınavı geçemedi.Mi hermano no pasó el examen.
Yarınki sınav için çalışıyor olmalıyım.Debería estar estudiando para el examen de mañana.
Ben onun sınavı geçtiğinden eminim.Estoy seguro de que ha aprobado el examen.
Bugün bir matematik sınavım vardı.Hoy he tenido un examen de matemáticas.
Sınavı geçmiş olmaktan dolayı mutluydu.Ella estaba feliz de haber aprobado el examen.
Tom gerçekten sınavda iyi yaptı.Tom hizo el examen realmente bien.
Tom sınavda iyi yaptı.Tom hizo bien el examen.
İngilizce sınavına hazırlanmak zorundayım.Tengo que prepararme para la prueba de inglés.
Öğretmenimiz dün, bugün bir sınav olacağımızı söyledi.Nuestra profesora dijo ayer que hoy tendríamos un examen.
Onun gelecek sınavı geçeceğinden eminim.Estoy seguro de que aprobará el próximo examen.
Hiçbir aday sınavı geçemedi.Ningún candidato pasó el examen.
Bu akşam final sınavları için hazırlanacağım.Voy a prepararme para los exámenes finales esta tarde.
Onun sınavı geçtiğine memnun oldum.Me alegro de que haya pasado el examen.

İlgili Sayfalar