Eserleri bir bütün olarak ne iyi nede kötü.As a whole his works are neither good nor bad.
Her şeyi hesaba katarsak, partide iyi bir zaman geçirdik.All in all, we had a good time at the party.
Genel olarak, partide iyi eğlendik.All in all, we had a good time at the party.
Genelde biz iyiyiz.We've been fine, by and large.
Genellikle senin fikrin iyi bir fikir.By and large, your idea is a good one.
Genel olarak onun iyi bir kitap olduğunu düşünüyorum.All in all, I thought it was a good book.
Genel olarak bu okul en iyilerinden biri.By and large, this school is one of the best.
Eğer en iyi ayağınızı öne koyarsanız, başarılı olursunuz.If you put your best foot forward, you will succeed.
Büyükbabam seksen yaşın üzerindedir fakat o iyi bir yürüyücüdür.My grandfather is over eighty years old, but he is a good walker.
Dedem yaşından dolayı pek iyi duyamıyor.Because of his age, my grandfather doesn't hear well.
Yaşından dolayı, büyükbabam iyi duymaz.Because of his age, my grandfather doesn't hear well.
Büyükannem çok iyi göremez.My grandmother can't see very well.
Büyükanne çok iyi görünüyordu.Grandmother looked very well.
Büyükanne, Çin ilaçlarının en iyi olduğuna inanıyor.Grandmother believes that Chinese medicines are the best.
Büyükannem benden daha hızlı yürür, ve benim oynadığımdan daha iyi tenis oynar.My grandmother walks faster than me, and plays tennis better than I do.
Bu harika günde bütün en iyi dileklerimle.All the best wishes on this wonderful day.
Erken kalksan iyi olur.You had better get up early.
İnşallah çabuk iyileşirsin.I hope you'll recover quickly.
İyi bir koltuk almak için sadece erken gitmek zorundasın.You have only to leave early to get a good seat.
Erken başlamak daha iyi olur muydu?Would it be better to start early?
Son gülen iyi güler.He who laughs last laughs best.
Erken kalkarsanız, çok daha iyi hissedersiniz.If you get up early, you will feel so much the better.
Erken kalkmak çok iyidir.Getting up early is very good.
Erken kalkmak iyidir.It is good to get up early.
Erken kalkma sağlık için iyidir.Early rising is good for the health.
Erken kalkmak sağlık için iyidir.It is good for the health to get up early.
Erken kalkmak iyi sağlık için esastır.To keep early hours is fundamental to good health.
Erken kalkmak size çok iyi gelecektir.To keep early hours will do you much good.
Kilo kaybetmek için biraz spor yapsan iyi olur.In order to lose weight you had better take up some sport.
İyi bir kredin olmadıkça bir ev almak imkansızdır.Unless you have good credit, buying a house is impossible.
Pencereyi kapatsan iyi olur.You had better close the window.
Koşmak sağlık için iyidir.Running is good for the health.
Koşmak iyi egzersizdir.Running is good exercise.
Oğlunuza iyi bakılacak.Your son will be well taken care of.
Oğlum okulda çok iyi geçinir.My son gets on very well at school.
Bacaklarım günden güne daha da iyileşiyor.My legs are getting better day by day.
Diğerlerine danışsan iyi olur.You had better consult the others.
İyi şanslarından dolayı diğerlerini kıskanma.Don't envy others for their good luck.
Çok sayıda yabancı iyi Japonca konuşuyor.Many foreigners speak good Japanese.
Akşam yemeği muhtemelen hazır, bu yüzden acele eve gitsek iyi olur.Dinner is probably ready, so we had better hurry home.
Taro sınıfındaki başka bir çocuktan daha iyi gitar çalar.Taro plays the guitar better than any other boy in his class.
Taro benden daha iyi İngilizce konuşur.Taro speaks English better than I.
Yıkandım ve çok daha iyi hissettim.I washed myself and felt much better.
O yeterince iyi olması koşuluyla gelecektir.He will come provided that he is well enough.
Üniversite hayatından en iyi şekilde yararlanın.Make the most of your college life.
Bu gerçekten iyi.It's really good.
Problemle en iyi kim başedebilir?Who can best handle the problem?
Her insan bir iyi bir piyanist olamaz.Every man cannot be a good pianist.
Herhangi biri hiç kimsenin olmamasından daha iyidir.Anybody is better than nobody.
Herkes Tom'dan her zaman iyi şekilde bahseder.Everyone always speaks well of Tom.
Herkes ondan iyi şekilde bahsetmektedir.Everyone speaks well of him.
Herkes ondan iyi şekilde bahseder.Everybody speaks well of her.
Hayır bilmiyorum. Bir telefon rehberine baksan iyi olur.No, I don't. You had better look it up in a telephone directory.
Eninde sonunda Fransızcayı iyice öğrenecek.Sooner or later, he will master French.
Geç saatlere kadar uyanık kalmasan iyi olur.You had better not stay up late.
Çin'de seyahat ediyorsanız, bir rehberle birlikte gitmek en iyisidir.If you travel in China, it is best to go with a guide.
Çinceyi iyi konuşmak zordur.It is difficult to speak Chinese well.
İyi bir arabulucu anlaşmanın sorunsuz geçmesini sağlayabilir.A good mediator can make a deal go smoothly.
O, İspanyolca iyi konuşuyor.She speaks Spanish well.
O, iyi İspanyolca konuşur.She speaks Spanish well.