Ana içeriğe geç
Sözlük

ıy ile cümle

ıy kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
İyi bir restoran biliyor musun?Do you know a good restaurant?
İyi Paskalyalar!Happy Easter!
İyi bir kamera aldım.I bought a good camera.
Ann çok iyi tenis oynar.Ann plays tennis very well.
Böyle kısa bir zamanda bir mili koşmak için, iyi bir atlet olmalısın.You must be a good athlete to have run a mile in such a short time.
Böyle iyi insanlara karşı şikâyetçi olmak zor.It's hard to complain against such good people.
İyi bir kameran var.You have a good camera.
Bu iyi tanıdığım adamdır.That is the man whom I know well.
O, benim iyi tanıdığım kızdır.That is the girl whom I know well.
Part-time bir işin iyi bir deneyim olduğunu düşünüyorum.I think a part-time job is a good experience.
Karıncalar iyi organize edilmiş bir topluma sahiptir.Ants have a well-organized society.
Ben de iyiyim, teşekkür ederim.I'm fine, too, thank you.
Her şey göz önüne alınırsa, o iyi bir öğretmen.All things considered, he is a good teacher.
Amerika'da doğduğu için, Taro iyi İngilizce konuşur.Born in America, Taro speaks good English.
Amerikalıların işlerinde daha az etkileri olsaydı savaştan iyi kaçınılabilirdi.If the Americans had had less influence on affairs, war might well have been avoided.
ABD, Japon ürünleri için iyi bir pazardır.The USA is a good market for Japanese products.
ABD ekonomisi iyi durumda.The U.S. economy is in good health.
Amerika'ya gideceksen, İngilizce konuşmaları öğrenerek daha iyi edersin.If you are to go to America, you had better learn English conversation.
Amerika'ya gideceksen, İngilizce konuşmayı öğrensen iyi olur.If you are to go to America, you had better learn English conversation.
Amerika'da kalsaydın daha iyi olurdu.It would have been better if you had stayed in America.
Çok iyi görünmüyorsun. Bugün işe gitmesen iyi olur.You don't look very well. You had better not go to work today.
Pek iyi değil.Not too well.
Çok film izlemem, ancak iyi bir belgesele dayanamam.I don't watch a lot of movies, but I can't resist a good documentary.
O, çok iyi bir piyanist değildi.She was not a very good pianist.
Onlar iyi-uyumlu bir çift değil.They are not a well-matched couple.
O mağaza iyi hizmet veriyor.That store gives good service.
Onlar o lokantada çok iyi bir akşam yemeği veriyorlar.They serve a very good dinner at that restaurant.
Öğretmen, öğrencilerle iyi başa çıkıyor.The teacher handles his pupils well.
O kırmızı kazak üzerinde iyi görünüyor.That red sweater looks good on you.
O mayo sizde gerçekten iyi görünüyor.That swimsuit looks really good on you.
Ben o suyu içtikten sonra, iyi hissetmiyorum.I don't feel well after drinking that water.
O iyi mi?Is she all right?
O, ölene kadar en iyi arkadaşım olarak kaldı.She remained my best friend till her dying day.
Bu araba, paranız için en iyi anlaşma.That car is the best deal for your money.
Kız ne kadar iyi kayıyor.How well that girl skis!
O dağa tırmanmak için iyi ekipmana ihtiyacın var.You need good equipment to climb that mountain.
O ev bundan çok daha iyi.That house is much better than this.
O film hakkında en iyi hatırladığım son sahnesiydi.What I remember most about that movie is the last scene.
O restoranda iyi hizmet verirler.They give good service at that restaurant.
O restoranda iyi bir yemeğin var mı?Did you have a good meal at that restaurant?
Restoranda mütevazı bir miktarla iyi yemek yiyebilirsiniz.You can get good food for a modest sum at the restaurant.
O otel çok iyi yemekler sunar.That hotel serves very good food.
O zaman kendini daha iyi eğitmiş olsaydı, o şimdi daha sağlıklı olacaktı.If he had trained himself harder at that time, he would be healthier now.
O ikisi çok iyi anlaşıyor.Those two really hit it off.
Bizzat gitsen iyi olur.You had better go in person.
Bir kimono içinde iyi görünüyorsun.You look good in a kimono.
Gece geç saatlere kadar oturmasan iyi olur.You had better not sit up late at night.
Gece iyi uyumuyor musun?Don't you sleep well at night?
Sen giysilerde iyi bir zevke sahipsin.You have good taste in clothes.
Yorgun olduğun için, dinlensen iyi olur.As you are tired, you had better take a rest.
Ondan çok daha iyi yüzebilirsin.You can swim much better than him.
Onu nasıl yapacağını ona sorsan iyi olur.You had better ask him how to do it.
Çok iyi yüzebiliyorsun.You can swim very well.
Çok iyi Fransızca konuşuyorsun. Keşke ben de senin kadar iyi konuşabilsem.You speak French very well. I wish I could speak it as well as you.
Geçim masraflarını azaltsan iyi olur.You had better cut down your living expenses.
Matematikte iyi misin?Are you good at mathematics?
İyi yüzebilir misin?Can you swim well?
Sen iyi yüzersin, değil mi?You swim well, don't you?
Basketbolu iyi oynar mısın?Do you play basketball well?
Gelecek için hazırlansan iyi olur.You had better prepare for the future.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod