Çalışmanı bölmemek için elimden gelenin en iyisini yapacağım.I'll do my best not to disturb your studying.
Sanırım kaba olmamak en iyisi.I think it is best not to be impolite.
Ben bir sanatçı değilim. O işi iyi beceremem.I am not an artist. I never had the knack for it.
Yapacak daha iyi hiçbir şeyim yok.I have nothing better to do.
Annem İngilizce'yi çok iyi konuşamaz.My mom doesn't speak English very well.
Fransızcayı yeterince iyi konuşamıyorum!I don't speak French well enough!
Ne yaparsam yapayım, daha iyi yapabileceğimi söylüyor.Whatever I do, she says I can do better.
İyi bir fikir!That's a good idea!
Bu, Amerika Birleşik Devletleri etrafındaki gezimle ilgili iyi bir hatıra olacak.This will be a good souvenir of my trip around the United States.
Yanımdasın; şimdi her şey iyi.You're by my side; everything's fine now.
Seni daha iyi hissettirmek için ne söyleyeceğimi bilmiyorum.I don't know what to say to make you feel better.
Nasılsın? İyi bir yolculuk yaptın mı?How are you? Did you have a good trip?
İyi hissetmiyorum.I don't feel well.
O çok iyi piyano çalar.He plays the piano very well.
Neden biri, gün iyi olmadığı zaman "İyi günler" der?Why does one say "Good day" when the day is not good?
O, hayatımdaki en iyi gündü.That was the best day of my life.
İdeallerin olması iyidir, değil mi?It is good to have ideals... don't you think?
Sahip olmadığın şey sahip olduğun şeyden daha iyidir.What you don't have is better than what you do have.
İyi geceler. Tatlı rüyalarGood night. Sweet dreams.
Yavaş yavaş, kendi yazılarındaki iyileşmeyi fark edeceksin.Little by little, you will notice improvement in your writings.
Kendinize iyi bakın.Take good care of yourself.
Bilinen bir hata bilinmeyen bir gerçekten daha iyidir.A known mistake is better than an unknown truth.
Ne kadar erken olursa, o kadar iyidir.The sooner, the better.
Ne kadar erken o kadar iyiThe sooner, the better.
O, gerçek olamayacak kadar çok iyi.It's too good to be true.
Bu gerçek olamayacak kadar çok iyi.It's too good to be true.
Geç olması hiç olmamasından daha iyidir.Better late than never.
Herhangi bir haber olmaması iyi bir haber.No news is good news.
Hiç haber olmaması iyi haberdir.No news is good news.
İyi bitti.It's well done.
O iyi bir kişidir.He's a good person.
O iyi bir insan.He's a good person.
Sen işleri hatırlamada benden daha iyi değilsin.You are no better at remembering things than I am.
Bana bir iyilik yapar mısınız, lütfen?Could you do me a favour please?
Revire gitsen iyi olur.You had better go to the infirmary.
Senin çok iyi bir avukat olacağına dair içimde bir his var.I have a feeling you'll be a very good lawyer.
Yorgun göründüğün için biraz dinlensen iyi olur.Since you look tired, you had better take a rest.
Mademki yorgunsun dinlensen iyi olur.Now that you are tired, you'd better rest.
Sanırım onu ziyaret etsen iyi olur.I think you had better call on him.
Onu saygılı bir mesafede tutsan iyi olur.You had better keep him at a respectful distance.
Onun eksantrikliğini görmezden gelsen iyi olur.It's better to ignore his eccentricities.
Ona gerçeği söylesen iyi olur.You had better tell him the truth.
Onunla flört etmesen iyi olur.You had better not keep company with him.
İyice İngilizce çalışsan iyi olur.You had better study English thoroughly.
Sen iyi bir öğrencisin.You are a good student.
Sanırım,diyet yapsan iyi olur.I think you'd better go on a diet.
Çok yemezseniz iyi edersiniz.You had better not eat too much.
Çok fazla yemesen iyi olur.You had better not eat too much.
Fazla yemek yememek için dikkatli olsan iyi olur.You had better be careful not to overeat.
Biraz dinlensen iyi olur.You had better take a little rest.
Sanırım dinlensen iyi olur; hasta görünüyorsun.I think you'd better take a rest; you look ill.
Arabanı yıkattırsan iyi olur.You had better have your car washed.
Araba sürmesen iyi olur.You had better not drive a car.
Artık genç olmadığını dikkate alsan iyi olur.You had better take into consideration that you are no longer young.
Çok iyi bir el yazın var.You write a very good hand.
Sermayeni iyi şekilde kullanmalısın.You must employ your capital well.
Sanırım bizimle kalsan iyi olur.I think you had better stay with us.
Önerdiğim gibi yapsan iyi olur.You had better do as I suggest.
Yanına bir şemsiye alsan iyi olur.You had better take an umbrella with you.
Onu şimdi görmeseniz iyi olur.You had better not see her now.