Ana içeriğe geç
Sözlük

ıss ile cümle

ıss kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
28
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
10
ORT. KELİME
Yehoyada oğlu Benaya gidip Yoavı öldürdü. Onu ıssız bir bölgede bulunan kendi evine gömdüler.於 是 耶 何 耶 大 的 兒 子 比 拿 雅 上 去 、 將 約 押 殺 死 、 葬 在 曠 野 約 押 自 己 的 墳 墓 裡 。 〔 墳 墓 原 文 作 房 屋
Yehoyada oğlu Benaya gidip Yoavı öldürdü. Onu ıssız bir bölgede bulunan kendi evine gömdüler.於是 耶何耶大 的 兒子 比 拿雅 上去 、 將約 押 殺死 、 葬在 曠野約押 自己 的 墳墓裡 。 〔 墳 墓 原文 作 房屋
Yoksulluktan, açlıktan bitkindiler, Akşam çölde, ıssız çorak yerlerde kök kemiriyorlardı.Albowiem dla niedostatku i głodu samotni byli, i uciekali na niepłodne, ciemne, osobne, i puste miejsce;
Yoksulluktan, açlıktan bitkindiler, Akşam çölde, ıssız çorak yerlerde kök kemiriyorlardı.Chúng ốm tong vì bị đói kém thiếu thốn, đi gậm cạp đất khô hóc, Từ lâu đã bỏ hoang vắng vẻ.
Yoksulluktan, açlıktan bitkindiler, Akşam çölde, ıssız çorak yerlerde kök kemiriyorlardı.Chúng ốm tong vì bị đói_kém thiếu_thốn , đi gậm cạp đất khô hóc , Từ lâu đã bỏ_hoang vắng_vẻ .
Yoksulluktan, açlıktan bitkindiler, Akşam çölde, ıssız çorak yerlerde kök kemiriyorlardı.De er uttæret av nød og sult; de gnager på den tørre mo, som allerede igår var ørk og øde;
Yoksulluktan, açlıktan bitkindiler, Akşam çölde, ıssız çorak yerlerde kök kemiriyorlardı.De míngua e fome emagrecem; andam roendo pelo deserto, lugar de ruínas e desolação.
Yoksulluktan, açlıktan bitkindiler, Akşam çölde, ıssız çorak yerlerde kök kemiriyorlardı.Desséchés par la misère et la faim, Ils fuient dans les lieux arides, Depuis longtemps abandonnés et déserts;
Yoksulluktan, açlıktan bitkindiler, Akşam çölde, ıssız çorak yerlerde kök kemiriyorlardı.die vor Hunger und Kummer einsam flohen in die Einöde, neulich verdarben und elend wurden;
Yoksulluktan, açlıktan bitkindiler, Akşam çölde, ıssız çorak yerlerde kök kemiriyorlardı.disfatti dalla indigenza e dalla fame, brucano per l'arido deserto
Yoksulluktan, açlıktan bitkindiler, Akşam çölde, ıssız çorak yerlerde kök kemiriyorlardı.그들은 곧 궁핍과 기근으로 파리하매 캄캄하고 거친 들에서 마른 흙을 씹으며
Yoksulluktan, açlıktan bitkindiler, Akşam çölde, ıssız çorak yerlerde kök kemiriyorlardı.Mereka lapar dan menderita sekali, sehingga makan akar kering di gurun yang sunyi
Yoksulluktan, açlıktan bitkindiler, Akşam çölde, ıssız çorak yerlerde kök kemiriyorlardı.Nebo chudobou a hladem znuzeni, utíkali na planá, tmavá, soukromná a pustá místa.
Yoksulluktan, açlıktan bitkindiler, Akşam çölde, ıssız çorak yerlerde kök kemiriyorlardı.Nedostatkom a hladom zmorení, tí, ktorí obhrýzali vypráhlu zem, šero pustiny a púšte,
Yoksulluktan, açlıktan bitkindiler, Akşam çölde, ıssız çorak yerlerde kök kemiriyorlardı.Por la miseria y el hambre están anémicos; roen la tierra reseca, la tierra arruinada y desolada
Yoksulluktan, açlıktan bitkindiler, Akşam çölde, ıssız çorak yerlerde kök kemiriyorlardı.puute ja kova nälänhätä! He kaluavat kuivaa maata, jo ennestään autiota erämaata;
Yoksulluktan, açlıktan bitkindiler, Akşam çölde, ıssız çorak yerlerde kök kemiriyorlardı.Sfrijiţi de sărăcie şi foame, fug în locuri uscate, de multă vreme părăsite şi pustii.
Yoksulluktan, açlıktan bitkindiler, Akşam çölde, ıssız çorak yerlerde kök kemiriyorlardı.Shujšani od stradanja in lakote, glojejo suho zemljo, ki je od nekdaj pusta in prazna.
Yoksulluktan, açlıktan bitkindiler, Akşam çölde, ıssız çorak yerlerde kök kemiriyorlardı.Szükség és éhség miatt összeaszottak, a kik a kopár földet futják, a sötét, sivatag pusztaságot.
Yoksulluktan, açlıktan bitkindiler, Akşam çölde, ıssız çorak yerlerde kök kemiriyorlardı.tørrede hen af Trang og Sult. De afgnaver Ørk og Ødemark
Yoksulluktan, açlıktan bitkindiler, Akşam çölde, ıssız çorak yerlerde kök kemiriyorlardı.Uitgeput door de honger hebben zij 's nachts rondgezworven, in verschroeid land, in verlaten woestijnen.
Yoksulluktan, açlıktan bitkindiler, Akşam çölde, ıssız çorak yerlerde kök kemiriyorlardı.Δι' ενδειαν και πειναν ησαν απομεμονωμενοι εφευγον εις γην ανυδρον, σκοτεινην, ηφανισμενην και ερημον
Yoksulluktan, açlıktan bitkindiler, Akşam çölde, ıssız çorak yerlerde kök kemiriyorlardı.Бедностью и голодом истощенные, они убегают в степь безводную, мрачную и опустевшую;
Yoksulluktan, açlıktan bitkindiler, Akşam çölde, ıssız çorak yerlerde kök kemiriyorlardı.От немотия и глад те бяха измършавели; Гризяха изсушената земя, отдавна пуста и опустошена;
Yoksulluktan, açlıktan bitkindiler, Akşam çölde, ıssız çorak yerlerde kök kemiriyorlardı.בחסר ובכפן גלמוד הערקים ציה אמש שואה ומשאה׃
Yoksulluktan, açlıktan bitkindiler, Akşam çölde, ıssız çorak yerlerde kök kemiriyorlardı.في العوز والمحل مهزولون عارقون اليابسة التي هي منذ امس خراب وخربة.
Yoksulluktan, açlıktan bitkindiler, Akşam çölde, ıssız çorak yerlerde kök kemiriyorlardı.他 們 因 窮 乏 飢 餓 、 身 體 枯 瘦 、 在 荒 廢 淒 涼 的 幽 暗 中 、 齦 乾 燥 之 地
Yoksulluktan, açlıktan bitkindiler, Akşam çölde, ıssız çorak yerlerde kök kemiriyorlardı.他 們因窮 乏 飢餓 、 身 體 枯瘦 、 在 荒廢淒涼 的 幽暗 中 、 齦 乾燥 之地
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod