Ana içeriğe geç
Sözlük

ısmarlama ile cümle

ısmarlama kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
9
HARF
4
HECE
7
ORT. KELİME
Size bir içki ısmarlamama izin verin.Let me buy you a drink.
Affedersiniz fakat ben bunu ısmarlamadım.Excuse me, but I didn't order this.
Onu ısmarlamamı ister misiniz?Would you like me to order it?
Tüm yardımlarına teşekkür etmek amacıyla sana öğle yemeği ısmarlamak istiyorum.I'd like to treat you to lunch to thank you for all your help.
Lütfen önümüzdeki hafta sana akşam yemeği ısmarlamama izin verir misin?Would you please allow me to treat you to dinner next week?
Ben bunu ısmarlamadım.I did not order this.
Ne ısmarlamak istiyorsunuz,beyler?What do you wish to order, gentlemen?
Tom ne ısmarlayıp ısmarlamayacağına karar veremiyor.Tom can't decide what to order.
Neden onun için bir fincan ısmarlamadı?Why didn't he buy a cup for himself?
Bir restorana gittiğimizde, Tom'la aynı şeyi ısmarlamam.When we go to a restaurant, I never order the same thing Tom does.
Sana bir içki ısmarlamak istiyorum.I'd like to buy you a drink.
Kırmızı şarap ısmarlamadın mı?Didn't you order red wine?
Bunu ısmarlamadık.We didn't order this.
Sana bir içki ısmarlamayı önerecektim.I was going to offer to buy you a drink.
Sana akşam yemeği ısmarlamak istiyorum.I'd like to buy you dinner.
İnsanlar bütün gece bana içki ısmarlamaktadır.People have been buying me drinks all night.
Ne ısmarlamalıyım?What should I order?
Hey, siz arkadaşlar pizza ısmarlamak istiyor musunuz?Hey, do you guys want to order a pizza?
Sana bir içki ısmarlamama izin vereceğini umuyordum.I was hoping you'd let me buy you a drink.
Kesinlikle size bir içki ısmarlamam gerekiyor.I should certainly buy you a drink.
Kablolar ısmarlamaydı.The cables were custom-made.
Bir sonraki birayı onun ısmarlamasına izin ver.Let him buy the next beer.
Bana bir içki ısmarlamaya ne dersin?How about you buy me a drink?
Tom ona bir içki ısmarlamama izin vermedi.Tom wouldn't let me buy him a drink.
Tom'a bir bira ısmarlamalısın.You should buy Tom a beer.
Tom bana öğle yemeği ısmarlamada ısrar etti.Tom insisted on buying me lunch.
Tom bana öğle yemeği ısmarlamaya söz verdi.Tom promised to buy me lunch.
Turiddu ona şarap ısmarlamak ister ama Alfio bunu kabul etmez.Turiddu offers him wine, but he refuses it.
Böyle bir ısmarlama hürriyeti restoranın mutfağı için daha büyük bir zahmet yaratır.The lawsuit would lead indirectly to more trouble for the casino.
Sana bir şeyler ısmarlamamı ister misin? <i>Altyazılar-PK Ekibi-Viikii.NetDo you want me to buy you food? <i> Brought to you by the PKer team @ www.viikii.net</i>
Şimdi ısmarlama videoda.It's on demand now.
Beni hapse gönderenlere içki ısmarlamak istiyorum.I want to buy a drink[br]for those who sent me to jail.
Film, 3 Nisan 2015'te sinemalarda ve ısmarlama video olarak yayımlanmıştır.The film was released theatrically and on VOD on April 3, 2015.
Penny, kendilerini kötü hissettikleri için onlara akşam yemeği ısmarlamayı teklif eder.Feeling bad, Penny offers to buy the guys dinner.
Teşekkür amacıyla size bir yemek ısmarlamak isterim.Zum Dank möchte ich Ihnen ein Essen bestellen.
Tom'a bir bira ısmarlamalısın.Deberías invitarle a Tom a una cerveza.
Bize bir kahve ısmarlamak istemiyorlar.Non vogliono offrirci un caffè.
Bize bir kahve ısmarlamak istemiyorlar mı?Non vogliono offrirci un caffè?
Bu ısmarlama bilgisine kitabın başında değinilmiştir.لقد نوهت عن ذلك وكما تجد ذلك في مقدمة الكتاب.
Sana akşam yemeği ısmarlamak istiyorum.Ik wil je mee uit eten nemen.
Sumo güreşçileri gibi çok uzun boylu ya da iri yarı kişiler kimonolarını ısmarlama yaptırmak zorundadır.Osoby bardzo wysokie lub masywne, takie jak zapaśnicy sumo, muszą sporządzać dla siebie kimono na zamówienie.
1958'de, Türkiye Jokey Kulübü'nün ısmarlamasıyla “At'a Senfoni” adlı bir eser kaleme aldı.În 1958 la cererea Clubului Jockey din Turcia a scris opera „Simfonia Calului”.
Turiddu ona şarap ısmarlamak ister ama Alfio bunu kabul etmez.Turiddu ojentaa viiniä myös Alfiolle, joka kieltäytyy juomasta.
Böyle bir ısmarlama hürriyeti restoranın mutfağı için daha büyük bir zahmet yaratır.Jeg klager mig saa meget haardt for den Sal.
Turiddu ona şarap ısmarlamak ister ama Alfio bunu kabul etmez.Туриду му предлага вино, но той отказва.
Bu ısmarlama bilgisine kitabın başında değinilmiştir.Įdomu, kad užmokesčio prašyta pagal knygos turinį.
Beni hapse gönderenlere içki ısmarlamak istiyorum.Vreau sa cumpar o băutură [br] pentru cei care mi-a trimis la închisoare.
"Cesur"u hepinize tavsiye ediyorum. Şimdi ısmarlama videoda.저는 여러분께 그 영화를 추천합니다. 최근 꽤 인기 있었죠.
"Cesur"u hepinize tavsiye ediyorum. Şimdi ısmarlama videoda.Mindenkinek ajánlom, már a TV-ben adják.
"Cesur"u hepinize tavsiye ediyorum. Şimdi ısmarlama videoda.Naprawdę polecam obejrzeć.
"Cesur"u hepinize tavsiye ediyorum. Şimdi ısmarlama videoda.Saya merekomendasikan film ini untuk Anda semua.
"Cesur"u hepinize tavsiye ediyorum. Şimdi ısmarlama videoda.Všetkým vám ho odporúčam, už sa dá kúpiť.
"Cesur"u hepinize tavsiye ediyorum. Şimdi ısmarlama videoda.אני ממליץ על הסרט בחום לכולכם. אתם יכולים להזמין אותו ולצפות בו.
"Cesur"u hepinize tavsiye ediyorum. Şimdi ısmarlama videoda.و أنا أوصى بمشاهدته لكل واحد منكم. انه فلم ناجح اليوم
"Cesur"u hepinize tavsiye ediyorum. Şimdi ısmarlama videoda.映画に対する 批評家の 反応を覚えていますか?
"Daha fazla parası olan ısmarlamalı" olsaydı?"누구든 돈이 있는 사람이 내야한다." 가 된다면 어떨까요?
"Daha fazla parası olan ısmarlamalı" olsaydı?بل "من لدية مال اكثر، عليه أن يدفع"؟
"Daha fazla parası olan ısmarlamalı" olsaydı?今までの歴史の流れのせいで
"O ilk aşk, bir balina tarafından öldürüldüğü için bir anıt ısmarlamak için geldi"Hän tuli osoittaa jtk muistomerkki hänen ensimmäinen rakkaus, joka oli tappanut valas
"O ilk aşk, bir balina tarafından öldürüldüğü için bir anıt ısmarlamak için geldi"그녀는 고래에 의해 살해했다 그녀의 첫번째 사랑에 대한 기념비를 놓게 온
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod