ısmarladı ile cümle

ısmarladı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
9
HARF
4
HECE
5
ORT. KELİME
Amerika'dan bazı yeni kitaplar ısmarladım.I ordered some new books from America.
Biz pembe ısmarladık fakat mavi aldık.We ordered pink, but we received blue.
Öğrenci New York'tan bir kitap ısmarladı.The student ordered the book from New York.
Ismarladığım bu değil.This isn't what I ordered.
Bana öğle yemeği ısmarladığını hatırlıyor musun?Do you remember buying me lunch?
Emi kendine yeni bir elbise ısmarladı.Emi ordered herself a new dress.
Sana biraz tatlı ısmarladım.I've ordered you some dessert.
Londra'dan ekonomi üzerine beş kitap ısmarladım.I ordered five books on economics from London.
Ben yeni mobilya ısmarladım.I ordered new furniture.
İngiltere'den birkaç kitap ısmarladım.I ordered several books from England.
Kitabı İngiltere'den ısmarladım.I ordered the book from England.
İki çay ve üç kahve ısmarladım.I ordered two teas and three coffees.
Paltomu büyük bir mağazadan ısmarladım.I ordered my overcoat from a department store.
Bir hamburger yedim ve bir tane daha ısmarladım.I ate a hamburger and ordered another.
Onun yardımı karşılığında ona bir içki ısmarladım.I bought him a drink in return for his help.
Telefonda bir pizza ısmarladım.I ordered a pizza on the phone.
Taro, Londra'dan bazı İngilizce konuşma ders kitapları ısmarladı.Taro ordered some English conversation textbooks from London.
O, üç akşam yemeği ısmarladı.He ordered three dinners.
O, birayı bitirdi ve bir tane daha ısmarladı.He finished the beer and ordered another.
Tart istedi, ve ben aynısını ısmarladım.He asked for pie, and I ordered the same.
O bir bardak çay ısmarladı.He ordered a cup of tea.
O bize biftek ısmarladı.He ordered us steaks.
Kitabı Londra'dan ısmarladı.She ordered the book from London.
O bana bir bardak çay ısmarladı.She treated me to a cup of tea.
Arkadaşlarım bana bir yemek ısmarladılar.My friends treated me to a meal.
Yardımından dolayı ona teşekkür etmek için ona bir içki ısmarladım.I bought him a drink to thank him for his help.
Tom biraz turta ısmarladı ve Mary de.Tom ordered some pie and so did Mary.
Tom kendisi için bira, Mary için kırmızı şarap ısmarladı.Tom ordered beer for himself and red wine for Mary.
Tom bir ekstra-baharat kovası, kızarmış piliç ve bir konteyner lahana salatası ısmarladı.Tom bought a bucket of extra-spicy fried chicken and a container of coleslaw.
Tom kendisi için bir bira ısmarladı.Tom bought a beer for himself.
Kelly teyze bugün bize dondurma ısmarladı.Aunty Kelly treated us to ice cream today.
Tom Mary'ye akşam yemeği ısmarladı.Tom treated Mary to dinner.
Tom bir içki ısmarladı.Tom ordered a drink.
Tom bir şişe şarap ısmarladı.Tom ordered a bottle of wine.
Tom bu içkiyi sana ısmarladı.Tom ordered this drink for you.
Tom pizza ısmarladı.Tom ordered pizza.
Ona birkaç içki ısmarladım.I bought her some drinks.
Onu kim ısmarladı?Who ordered that?
Pizza ısmarladım.I ordered pizza.
Bir tane ısmarladım.I've ordered one.
Sana bir bira ısmarladım.I've ordered you a beer.
Sana bir hamburger ısmarladım.I've ordered you a hamburger.
Ben de patates kızartması ısmarladım.I ordered fries, too.
Sana bir içki ısmarladım.I ordered you a drink.
Aç olmadığım için sadece kahve ısmarladım.Since I wasn't hungry, I only ordered coffee.
Tom içkisini bitirdi ve bir tane daha ısmarladı.Tom finished his drink and then ordered another one.
Hiçbir şey ödemedim. Bana o ısmarladı.I didn't pay anything - he treated me.
Çikolatalı dondurma ısmarladım.I ordered a chocolate sundae.
O ısmarladığım şeydir.That's what I've ordered.
Tom birahaneye yürüdü ve bir bardak bira ısmarladı.Tom walked into the pub and ordered a pint of beer.
Tom'a birkaç içki ısmarladım.I bought Tom some drinks.
Tom tezgaha kadar yürüdü ve bir içki ısmarladı.Tom walked up to the counter and ordered a drink.
Tom birasını içmeyi bitirdi ve başka bir tane ısmarladı.Tom finished drinking his beer and ordered another one.
Tom bir BLT sandviç ısmarladı.Tom ordered a BLT sandwich.
Biz Çin yemeği ısmarladık.We ordered Chinese food.
Tom bardaki herkes için bir sonraki içkileri ısmarladığında şaşırdım.I was surprised when Tom bought a round of drinks for everyone at the bar.
Sadece bir bira ısmarladım.I just ordered a beer.
Tom ıstakozu ısmarladı.Tom ordered the lobster.
Ben zaten onları ısmarladım.I've already ordered them.
Tom bir elmalı turta ısmarladı ve ben de ısmarladım.Tom ordered apple pie, and so did I.

İlgili Sayfalar