ıslak ile cümle
ıslak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Kıyafetini değiştir, ıslaksın.Cámbiate de ropa, estás empapado.
Tom neden ıslak?¿Por qué está Tom mojado?
Üşüdüm ve ıslaktım.Tenía frío y estaba mojado.
Gündüzleri serin, karanlık ve ıslak bir yer bulup uyurlar.Durante el día buscan áreas frescas, oscuras y húmedas para dormir.
Sahra Çölü bölgesi ıslak ve bereketlidir.La región del desierto del Sahara es húmeda y fértil.
O kadar ıslak ve üşümüştüm ki, zorlukla binebildim.El verano era frío y húmedo, con dificultades para abastecerse.
Bu örümcek türü Avrupa'da dağlık bölgelerde yaşar, özellikle eski, ıslak ormanlarda taşların altında bulunur.En Europa se encuentra en regiones montañosas, especialmente bajo rocas en viejos bosques.
Bu şarkılar, Ben de Yalnızım Islak Kanatlar ve Uzun Düş'tür.Ejemplos de este ritmo son las canciones El Llanero Solitario y Mi ranchera.
Nemli, ıslak alanlardan kaçınır.Evita los bosques húmedos.
P230 ... ile ıslak tutun.P230 – Mantenere umido con...
Nemli, ıslak alanlardan kaçınır.Evita i prati troppo umidi.
Islak kumlar genellikle sessizdir.Il falco giocoliere è solitamente silenzioso.
P302+P334 DERİ İLE TEMAS HALİNDE İSE: Soğuk suya daldırın/ıslak bezlerle sarın.P302 + P334 – IN CASO DI CONTATTO CON LA PELLE: immergere in acqua fredda/avvolgere con un bendaggio umido.
Zemin suyla ıslaktı.Пол был мокрым от воды.
Kedi ıslak.Кошка мокрая.
İç çamaşırı hala ıslak.Бельё ещё влажное.
Yüzü gözyaşlarıyla ıslaktı.Её лицо было мокрым от слёз.
Tom ıslaktı.Том был мокрым.
Top ıslaktı.Мяч был мокрый.
O ıslaktı.Это было влажным.
Nemli, ıslak alanlardan kaçınır.Избегают чрезмерно влажных мест.
Islak kumlar genellikle sessizdir.Сомалийская щурка обычно молчалива.
En iyi nemli ve ıslak topraklarda gelişim gösterir.Лучшего развития достигает на влажных и плодородных почвах.
Islak ve kuru olmak üzere, başlıca iki tipi vardır.Для набивки колонок твёрдой фазой существует два основных метода, сухой и мокрый.
Toprağı olabildiğince ıslak tutulmalıdır.Дерево для построек должно быть сухим, насколько возможно.
120.000–90.000 yıl önce: Abbassia Pluvial Kuzey Afrika'da - Sahara Çölü bölgesi ıslak ve bereketlidir.منذ 90000 سنة - 120000: فترة الحبشية المطيرة في شمال أفريقيا - الصحراء الكبرى كانت رطبة وخصبة.
Bu gibi malzemeler ıslak ortamlarda veya belirli derinliklerde su altında kullanılabilir.وقد تستخدم تلك الأشياء في البيئات الرطبة أو تحت الماء حتى أعماق محددة.
Islak mendil, kişisel hijyen veya ev temizliği gibi temizleme amaçları için kullanılır.تُستخدم المناديل المبللة للنظافة الشخصية أو لتنظيف المنزل.
Amerikalı Arthur Julius ıslak mendillerin mucidi olarak görülmektedir.يُعد المؤلف الأمريكي آرثر جوليوس هو مبتكر المناديل المبللة.
Bu albümden ilk video klip Islak Islak parçasına çekildi.وقد فاز بالنسخة الأولى من هذه الكأس نادي وفاق سطيف.
Gündüzleri serin, karanlık ve ıslak bir yer bulup uyurlar.Durante o dia procuram sítios frescos, escuros e húmidos para dormir.
Bu işlemin etkili bir şekilde işleyebilmesi için derinin ıslak olması gerekir.Para este processo ser eficaz, a pele deve estar húmida.
Birçoğu, ıslak ortamlarda yaşayan ökaryotik, fotosentetik organizmalardır.Muitas das algas são eucariotas, organismos fotossintetizantes que vivem no meio ambiente molhados.
Islak kumlar genellikle sessizdir.A huia muitas vezes permanecia em silêncio.
Bu kuşlar, sığ suda veya ıslak çamurda yiyeceklerini araştırarak arar.Deze in kleine groepjes levende vogels zoeken hun voedsel in ondiep water en modder.
Toprağı olabildiğince ıslak tutulmalıdır.De voeten dienen zo droog mogelijk gehouden te worden.
Nemli, ıslak alanlardan kaçınır.Droge tot matig vochtige gebieden.
Yağmurdan sonra kaldırımlar ıslaktı.Na de bui waren de stoepen nat.
Kapının üzerinde ıslak boya var.Er zit natte verf op de deur.
Sen baştan aşağı ıslaksın.Je bent kletsnat.
Sonbahar ıslak ve rüzgarlıdır.Jesień jest wilgotna i wietrzna.
Hatta küçük bir çamurlu gölcükte, ıslak bir talaşta bulunabilirler.Niektóre z nich potrafią się przyczepić nawet do gładkiego muru.
Fakat ıslak zeminde iş yapılmamalıdır.Men den trivs inte så bra på våt mark.
Virüs ıslak ortamlarda 18 saat kadar yaşayabilir.Annars lever denna näbbmus cirka 18 månader i naturen.
Diğer bir yöntem ise ıslak üretim biçimidir.En annan metod är att använda sig av en svartlista.
Nemli, ıslak alanlardan kaçınır.Den undviker allt för fuktiga ställen.
Bu sırada kesit kurutulmaz; işlenmekte iken devamlı olarak ıslak tutulur.За своїм змістом це не таксон, але за складом він близький до надряду Ungulata (унгуляти).
Islak kumlar genellikle sessizdir.Дюгоні зазвичай мовчазні.
O kadar ıslak ve üşümüştüm ki, zorlukla binebildim.Був контужений і важко обморожений, проте залишився живим.
Köpekler ıslak.Собаки мокрі.
Tom ıslaktı.Том був мокрий.
Nemli, ıslak alanlardan kaçınır.Vyhýbají se vlhkým nebo zavlažovaným místům.
Islak mendil, kişisel hijyen veya ev temizliği gibi temizleme amaçları için kullanılır.Taková umývárna slouží spíše k jednodušším akcím osobní hygieny, například k čištění zubů.
1984 ve 2001 de delta 277 km² lik ıslak alan kaybeti.Între anii 1984-2001, delta și-a pierdut circa 277 km2 de mlaștini, din pricina agriculturii extensive.
O kadar ıslak ve üşümüştüm ki, zorlukla binebildim.Ez még rideg és törékeny, nehezen formázható volt.
Bu durum ıslak çamasırların dondurucu sıcaklıkta asılıp sonradan kuru olarak alınmasını sağlayabilir.Elképzelhető az is, hogy a szárazjég alatt lehet vízjég is, s a széndioxid erre fagyott rá.
Nemli, ıslak alanlardan kaçınır.A nagyon száraz helyeket elkerüli.
O kadar ıslak ve üşümüştüm ki, zorlukla binebildim.Viileinä kausina oli kuivempaa, ja lämpiminä kosteampaa.
Zemin ıslak görünüyor.Maa näyttää märältä.
Gündüzleri serin, karanlık ve ıslak bir yer bulup uyurlar.Κατά τη διάρκεια της μέρας βρίσκουν δροσερά, σκοτεινά και υγρά μέρη για να κοιμηθούν.
İlgili Sayfalar