Bu çocukların bir ıslahevine gönderilmeleri gerekir.These boys ought to be sent to a reform school.
Düşmanlarımız için bir ıslahevi yapıldı: Labirent.A house of correction was built for our enemies: the Labyrinth.
Beni çoktan ıslahevine kapatmalılardı.It is now decommissioned from whaling.
Tıpkı ıslahevinde bana zorla yaptırılan egzersizler gibi.It kind of sounds like my Boot Camp Class.
"Burası bir ıslahevi."This place is a correction facility.
Beni çoktan ıslahevine kapatmalılardı.Zuvor musste der Endelskamptunnel durchgeschlagen werden.
Suçlarından dolayı ıslahevine yollandı.Envoyé là sans doute par punition.
Yaşı küçük olan suçluların koyuldukları yerlere ıslahevi denir .Si deve ridurre al minimo il numero di quelli che sono definiti crimini.
Beni çoktan ıslahevine kapatmalılardı.Я был подсажен не к Трухину.
Düşmanlarımız için bir ıslahevi yapıldı: Labirent.Значит, у наших предков прочно вошло в обиход - Озерное.
Düşmanlarımız için bir ıslahevi yapıldı: Labirent.Juntos eles foram designados a trabalhar em um experimento: o Labirinto.
Beni çoktan ıslahevine kapatmalılardı.Vlak voor Waregem moest Van Dijcke lossen.
Beni çoktan ıslahevine kapatmalılardı.Wcześniej zaliczane były do tęczankowatych.
Düşmanlarımız için bir ıslahevi yapıldı: Labirent.U vsi Kazliškiai dochází k zajímavému úkazu: bifurkaci řeky.
Beni çoktan ıslahevine kapatmalılardı.Nagykéren a zsinagógában tartották őket zárva.
Bu sırada Amanda sorunlu bir çocukluk ve ergenlik dönemi geçirmiş ve bunların sonucunda ıslahevine girmiştir.Birdee-nek felszínes kapcsolata volt az anyjával gyerekkorában, ezért nehezen hangolódnak össze.
Yıllar sonra polis memurumuz bir ıslahevinde bir kolu takma olarak çalışmaktadır."Pár nap múlva apám a minisztertanácsról hivatalába érkezvén erős füstszagot érzett a szőnyeg felől.
Beni çoktan ıslahevine kapatmalılardı.Vaakuna päätyi Olavinlinnaan.
Beni çoktan ıslahevine kapatmalılardı.Το Κουρασάο έχει πρωτεύουσα την Βίλλεμσταντ.
Beni çoktan ıslahevine kapatmalılardı.Họ bị ép hồi hương.
Beni çoktan ıslahevine kapatmalılardı.番禺侯に封じられた。
Beni çoktan ıslahevine kapatmalılardı.今已因淤塞而廢港。
Beni çoktan ıslahevine kapatmalılardı.이미 경작지로 개간되었다.
Düşmanlarımız için bir ıslahevi yapıldı: Labirent.עבור אויבינו הוקם מוסד מתקן: המבוך.
Beni çoktan ıslahevine kapatmalılardı.Доскоро бяха включвани в разред Синявицоподобни.
Beni çoktan ıslahevine kapatmalılardı.Jäädi ootama Muhu väina kinnikülmumist.
"Burası bir ıslahevi."Acest loc e o instituţie de corecţie.
"Burası bir ıslahevi. Bunlar ciddi suçlular."Đây là trại giam nguời phạm tội nghiêm trọng.
"Burası bir ıslahevi. Bunlar ciddi suçlular."여기는 교정시설이고, 여기 있는 녀석들은 중범죄를 저지른 놈들입니다.
"Burası bir ıslahevi. Bunlar ciddi suçlular."המקום הזה הוא מעון סגור. החברה האלה עברו עברות קשות.
"Burası bir ıslahevi. Bunlar ciddi suçlular.انت في اصلاحية .. ان هؤلاء الاطفال " مجرمون " !
"Burası bir ıslahevi. Bunlar ciddi suçlular.ここに監禁されてなくてはいけない
"Burası bir ıslahevi."Cet endroit est un centre correctionnel.
"Burası bir ıslahevi."Deze plaats is een jeugdgevangenis.
"Burası bir ıslahevi."Dieser Ort ist eine Strafanstalt.
"Burası bir ıslahevi."Esto es un correccional.
"Burası bir ıslahevi."Ini adalah lembaga permasyarakatan.
"Burası bir ıslahevi."Questo è un carcere minorile.
"Burası bir ıslahevi."To jest zakład karny.
"Burası bir ıslahevi."Това място е изправителна институция.
Çünkü bisiklet arkadaşlarım, genç mahkumlar, tutuklular, ve bir ıslahevindeler왜냐하면 이 친구들은 범죄를 저지른 청소년 수감자들이기 때문입니다.
Çünkü bisiklet arkadaşlarım, genç mahkumlar, tutuklular, ve bir ıslahevindelerוזה בגלל שעמיתי הרוכבים הם נערים עבריינים, שעברו עברות קשות,
Çünkü bisiklet arkadaşlarım, genç mahkumlar, tutuklular, ve bir ıslahevindelerلان الذي يرافقوني في جولاتي على الدرجات الهوائية هم اطفال اصلاحيات معتدون ..
Çünkü bisiklet arkadaşlarım, genç mahkumlar, tutuklular, ve bir ıslahevindeler未成年の受刑者 犯罪者たちで ここから自転車で20分ほどの
Tıpkı ıslahevinde bana zorla yaptırılan egzersizler gibi.C'est un peu comme le camp d'entrainement que je donne.
Tıpkı ıslahevinde bana zorla yaptırılan egzersizler gibi.Hört sich nach einem Boot Camp an.
Tıpkı ıslahevinde bana zorla yaptırılan egzersizler gibi.Sembra quasi il campo di addestramento militare che insegno.
Tıpkı ıslahevinde bana zorla yaptırılan egzersizler gibi.Ακούγεται σαν το μάθημά μου.
Tıpkı ıslahevinde bana zorla yaptırılan egzersizler gibi.Похоже на тренировку в учебном лагере.
Tıpkı ıslahevinde bana zorla yaptırılan egzersizler gibi.そうよ
Tutuklu bulundukları ıslahevi, şansa bakın ki, her zamanki gezilerimden birinin tam ortasında.Die Strafanstalt, in der sie inhaftiert sind,
Tutuklu bulundukları ıslahevi, şansa bakın ki, her zamanki gezilerimden birinin tam ortasında.이 친구들이 수감되어 있는 교정 시설을 일상적으로 다니는 길에서 우연히 발견하게 되었습니다.
Tutuklu bulundukları ıslahevi, şansa bakın ki, her zamanki gezilerimden birinin tam ortasında.המעון הסגור בו הם שוהים נמצא בדיוק באמצע אחד מהטיולים הקבועים שלי,
Tutuklu bulundukları ıslahevi, şansa bakın ki, her zamanki gezilerimden birinin tam ortasında.لقد كانت تلك الاصلاحية التي حُبس فيها هؤلاء الاطفال في منتصف الطريق في إحدى رحلاتي الاعتيادية ..
Tutuklu bulundukları ıslahevi, şansa bakın ki, her zamanki gezilerimden birinin tam ortasında.たまたま 私がよく走るルートの 途中にありました そこは鉄条網に囲まれて