Halk ağzında kırmızı ısırgan olarak da adlandırılır.It is so named because of a red blotch on its breast.
Halk ağzında kırmızı ısırgan olarak da adlandırılır.Opisywany bywa także jako maślak czerwony.
Halk ağzında kırmızı ısırgan olarak da adlandırılır.De blev i folkemunde kaldt røde lejesvende.
En lezzetliside içine ısırgan otu konularak yapılanıdır.Destiláty vyzreté v drevených sudoch sú najvyhľadávanejšie.
Halk ağzında kırmızı ısırgan olarak da adlandırılır.Neid nimetatakse punase tombu hiidudeks.
Anna Johan’ı kaldırıp üzerini temizledikten sonra, her yerde ısırgan otları olduğunu fark eder.Anna ga je pobrala in očistila ter opazila koprive povsod.
Anna Johan’ı kaldırıp üzerini temizledikten sonra, her yerde ısırgan otları olduğunu fark eder.Anna megkönnyebbülten felsóhajthat, még ha a beszívott levegő nem is túl illatos.
Anna Johan’ı kaldırıp üzerini temizledikten sonra, her yerde ısırgan otları olduğunu fark eder.Anna podnosi dziecko i czyści jego ubrania z brudu. Zauważa, że pokrzywy są wszędzie.
Anna Johan’ı kaldırıp üzerini temizledikten sonra, her yerde ısırgan otları olduğunu fark eder.Najednou Johan, který kráčí nestabilně, ztratí rovnováhu a padá do žahavých kopřiv.
Anna Johan’ı kaldırıp üzerini temizledikten sonra, her yerde ısırgan otları olduğunu fark eder.Plötsligt tappar han balansen och ramlar
Anna Johan’ı kaldırıp üzerini temizledikten sonra, her yerde ısırgan otları olduğunu fark eder.Reaktívne formy dusíka náš organizmus skutočne používa na tvorbu proteínov.
Çocukken bir komşunun bahçesindeki ısırgan otlarıyla ilgili anıları hala canlıdır.Anna ho zvedla a očistila a všímá si, že kopřivy jsou tu všude.
Çocukken bir komşunun bahçesindeki ısırgan otlarıyla ilgili anıları hala canlıdır.Anna poate răsufla uşurată, chiar dacă mirosul continuă să o urmărească.
Çocukken bir komşunun bahçesindeki ısırgan otlarıyla ilgili anıları hala canlıdır.Eine verantwortlich.
Çocukken bir komşunun bahçesindeki ısırgan otlarıyla ilgili anıları hala canlıdır.La « directive fixant des plafonds d'émission nationaux » (directive PEN) est une politique clé de l'UE.
Çocukken bir komşunun bahçesindeki ısırgan otlarıyla ilgili anıları hala canlıdır.La “direttiva sui limiti nazionali di emissione” (NECD) è una politica
Çocukken bir komşunun bahçesindeki ısırgan otlarıyla ilgili anıları hala canlıdır.Nadmerné množstvo dusíka však môže viesť k závažným environmentálnym a zdravotným problémom.
Çocukken bir komşunun bahçesindeki ısırgan otlarıyla ilgili anıları hala canlıdır.Wyraźnie pamięta z dzieciństwa pokrzywy porastające ogród sąsiada.
Güçlükle yürüyen Johan aniden dengesini kaybeder ve dikenli ısırgan otlarının ortasına düşer.Det var ikke et tilfælde – den brændende plante er tegn på høje kvælstofkoncentrationer i jorden.
Güçlükle yürüyen Johan aniden dengesini kaybeder ve dikenli ısırgan otlarının ortasına düşer.Ez esetben azonban az ammóniakoncentráció nem jelent veszélyt az emberi egészségre.
Güçlükle yürüyen Johan aniden dengesini kaybeder ve dikenli ısırgan otlarının ortasına düşer.Johan är ute på en vinglig spatsertur.
Güçlükle yürüyen Johan aniden dengesini kaybeder ve dikenli ısırgan otlarının ortasına düşer.Los peces y otros animales se asfixian a medida que se consumen las reservas de oxígeno.
Güçlükle yürüyen Johan aniden dengesini kaybeder ve dikenli ısırgan otlarının ortasına düşer.Nagle Johan, który szedł niepewnym krokiem, traci równowagę i przewraca się w kępę parzących pokrzyw.
Güçlükle yürüyen Johan aniden dengesini kaybeder ve dikenli ısırgan otlarının ortasına düşer.Nenadoma je Johan, ki je še negotov na nogah, izgubil ravnotežje ter padel v grm pekočih kopriv.
Güçlükle yürüyen Johan aniden dengesini kaybeder ve dikenli ısırgan otlarının ortasına düşer.Reactieve vormen van stikstof worden in feite gebruikt door ons lichaam om proteïnen aan te maken.
Güçlükle yürüyen Johan aniden dengesini kaybeder ve dikenli ısırgan otlarının ortasına düşer.V prírode je dusík esenciálnou živinou.
Johan’ın etrafını saran bu dikenli ısırgan otlarının artmasının en olası sebebi ‘ötrofikasyon’dur.A "Eutrofização" é a causa mais provável desta proliferação de urtigas à volta de Johan.
Johan’ın etrafını saran bu dikenli ısırgan otlarının artmasının en olası sebebi ‘ötrofikasyon’dur.„Evtrofikacija″ je najbolj verjeten vzrok za razrast pekočih kopriv, ki obdajajo Johana.
Johan’ın etrafını saran bu dikenli ısırgan otlarının artmasının en olası sebebi ‘ötrofikasyon’dur.Johan care până atunci mergea cu paşi nesiguri, îşi pierde echilibrul şi cade într-o grămadă de urzici.
Johan’ın etrafını saran bu dikenli ısırgan otlarının artmasının en olası sebebi ‘ötrofikasyon’dur.Johan har gået usikkert, og pludselig mister han balancen og falder ned i en gruppe brændenælder.
Johan’ın etrafını saran bu dikenli ısırgan otlarının artmasının en olası sebebi ‘ötrofikasyon’dur.L'agriculture et les transports constituent les principales sources de pollution par l'azote.
Johan’ın etrafını saran bu dikenli ısırgan otlarının artmasının en olası sebebi ‘ötrofikasyon’dur.Näin tapahtuu, kun korkeina pitoisuuksina ammoniakki on syövyttävä ja voi vahingoittaa hengitysteitä.
Johan’ın etrafını saran bu dikenli ısırgan otlarının artmasının en olası sebebi ‘ötrofikasyon’dur.Reaktywne formy azotu są wykorzystywane przez nasz organizm do produkcji białek.
Johan’ın etrafını saran bu dikenli ısırgan otlarının artmasının en olası sebebi ‘ötrofikasyon’dur.Vtedy pŕhľava rástla okolo haldy kompostu, ktorá sa využívala aj ako skládka hydinového trusu.
Johan’ın etrafını saran bu dikenli ısırgan otlarının artmasının en olası sebebi ‘ötrofikasyon’dur.• μειωθούν οι εκπομπές αερίων του θερμοκηπίου κατά 20% μέχρι το 2020
Johan’ın etrafını saran bu dikenli ısırgan otlarının artmasının en olası sebebi ‘ötrofikasyon’dur.Еутрофикацията е най-вероятната причина за избуялата коприва около Йохан.