Kıstırılmış bir sıçan bir kediyi ısırır.A cornered rat will bite a cat.
Bu hardal gerçekten dili ısırır.This mustard really bites the tongue.
Bizim köpek nadiren ısırır.Our dog seldom bites.
Saldırılmadığı sürece bir köpek nadiren ısırır.A dog seldom bites unless it is attacked.
Bizim köpek yabancıları ısırır.Our dog will bite strangers.
Köpeğiniz ısırır mı?Does your dog bite?
Beni ısırırsan, o zaman ben de seni ısırırım.If you bite me, then I'll bite you, too.
Sevgili çocuğum, burada kal, yoksa zalim kazlar seni ölümüne ısırır.My dear child, stay down here, otherwise the mean geese will bite you to death.
Bu örümcek ısırır mı?Does this spider bite?
Bir köpek sizi ısırırsa, yarayı sabun ve su ile yıkayın.If a dog bites you, wash the wound with soap and water.
Yavru horoza dikkat edin. O ısırır.Beware of the cockerel. It bites.
Bu köpek ısırır.This dog bites.
Bu örümcek insanları nadiren ısırır.This spider rarely bites humans.
Tom, elma ısırırken bir dişini kırdı.Tom broke a tooth biting into an apple.
Seni yüzüne karşı pohpohlayan seni arkandan ısırır.He who flatters you to your face, bites you behind your back.
Bir aceleci sırtlan boynuz ısırır.A hasty hyena bites the horn.
Eğer itiraz etmezsen bir parça ısırırım.I'll just take a bite, if you don't object.
Dikkat et, köpek ısırır!Be careful, dog biting!
Sonunda gerçekten ısırır gibi kilit oldukça farklı bir tıklama Gregor uyandım.The quite distinct click of the lock as it finally snapped really woke Gregor up.
Birbirlerini teperler, birbirlerini ısırırlar.They kick each other, they bite each other.
Şaşırtıcı derecede sulu olan iç kısma ulaşmak için sivri dikenli gövdeyi ısırırlarThey bite right through the needle sharp spines to reach the surprisingly juicy flesh
Sonunda yılan gibi ısırır, Engerek gibi sokar.In the end, it bites like a snake, and poisons like a viper.
Başbaşa kaldıkları zaman da kinlerinden dolayı parmaklarının uçlarını ısırırlar.When they meet you they say: "We believe;" but when they are alone they bite their fingers in rage.
O gün zalim, parmaklarını ısırır “Eyvah! der, keşke o Peygamberle birlikte yol tutsaydım. Eyvah!He led me astray from the Warning after it had come to me.
Ama kendi başlarına kaldıklarında, size karşı öfkeden parmak uçlarını ısırırlar.And when they are alone, they bite their fingertips at you in rage.
O gün zalim, parmaklarını ısırır “Eyvah! der, keşke o Peygamberle birlikte yol tutsaydım."Ah!
Ne yazık ki, Volodya'yı Temiz Göletler yakınında köpek ısırır.Unfortunately, a dog bites Volodya near Clean Ponds.
Yaratık Ginger'ı ısırır ve yaralar ve Brigitte onu kurtarır.The creature bites and wounds Ginger, and Brigitte rescues her.
Büyük bir avı yakalarken, örneğin bir zebra ya da gnu, bir sırtlan hayvanın sırtına atlayarak ısırır.Größere Beutetiere wie ein Gnu oder Zebra werden durch einen Kehlbiss getötet.
Eğer beni ısırırsan ben de seni ısıracağım.Si tu me mords, je te mordrai en retour.
Bu köpek ısırır.Ce chien mord.
Elmayı ısırır ve "Bu yenilir mi?" diyerek atar.«Olor a carne quemada» / «¿Cómo perdimos Berlín?»
Bundan önce ise, sağ elini bir şey ısırır, sol elini sağ eline çarpar.Precedentemente ostile a Gabriel, lo aiuterà per difendersi da Satana e dai suoi seguaci.
Köpeğiniz ısırır mı?Ваша собака кусается?
Saldırılmadığı sürece bir köpek nadiren ısırır.Собака редко кусает, не будучи атакованной.
Bizim köpek nadiren ısırır.Наша собака редко кусается.
Kara mamba sadece sinirlenirse anında ısırır.Если ядовитый плевок не срабатывает, она может и укусить.
Eşek arıları ağızlarındaki dişleriyle ısırır.Глушачиха со слезами отговаривает ее.
Bir aligator diğer birçok hayvandan daha güçlü ısırır (1 ton basınç ile).ولذكر السرطان العازف كلاب (مخلب) واحد أكبر بكثير من الكلابات الأخرى.
Köpek insanı ısırırsa haber olmaz, ama insan köpeği ısırırsa haber olur.Hond bijt man is geen nieuws, maar man bijt hond, dat is nieuws.
Genellikle gündüz ısırırlar.De sticker oftast dagtid.
Eşek arıları ağızlarındaki dişleriyle ısırır.Мушлі розколює зубами.
Kara mamba sadece sinirlenirse anında ısırır.Lososi nerka se třou jen jednou, po vytření umírají.
Eğer dişi bir sivrisinek enfekte bir kişiyi ısırırsa, dang virüsünü kapabilir.Ha egy nőstény szúnyog megcsíp egy fertőzött személyt, akkor a szúnyog megkaphatja a dengue-vírust.
Ardından kendisi Buffy'yi tekrar ısırır.Etterpå legger han skylden på Muff.
Kara mamba sadece sinirlenirse anında ısırır.Bila digigit daging buahnya akan langsung berasa cengkih.
Eğer dişi bir sivrisinek enfekte bir kişiyi ısırırsa, dang virüsünü kapabilir.Jika nyamuk betina yang menggigit orang yang terinfeksi, nyamuk tersebut dapat tertular virus.
Kendilerine yaklaşılınca yılan gibi tıslar ve ısırırlar.Trong một lần ghé thăm Ai Cập, chàng bị rắn cắn và chết.
Yalnızca tahrik edildiklerinde ya da yanlışlıkla üzerlerine basıldığında ısırırlar.Nó chỉ cắn khi chúng ta làm đau nó hoặc chúng ta bắt nó mạnh tay.
Bunun ardından annesini ısırır ve günümüze döner.他请求喂完母亲,再回来受死。
1884 yılında Chicago’da yürürken kaldırımda ayağı kayar ve dilini ısırır.פינקרטון נפטר ב-1 ביולי 1884 בשיקגו אחרי שהחליק ברחוב ונשך את לשונו, מה שגרם לזיהום.
Camille, direnirken Laurent'in boğazını ısırır.По време на борбата Камий захапва шията на Лоран и откъсва парче месо.
Eğer dişi bir sivrisinek enfekte bir kişiyi ısırırsa, dang virüsünü kapabilir.Ако женски комар ухапе заразен човек, комарът може да се зарази с вируса на денга.
Kediler için delirir fakat nedense kediler ya elini ısırır ya da kolunu tırmalar.Uškatce zabíjajú údermi hlavou alebo tým, že ich zasiahnu a omráčia úderom chvosta.
Bu sırada Spike bir başka kişiyi daha ısırır.See oli teine kord, mil Franz inimest hammustas.
Keskin dişleriyle kafatasını ısırırlar ve foku öldürürler.Saaklooma tapab ta kõri läbi hammustades.
Anemik arabacı, gri, siyah sakallı bir adam, bisküvi ve peynir ısırırken,빈혈의 택시 운전사는 회색에 검은 수염 남자는 비스킷과 치즈를 잡아 먹습 동안
Anemik arabacı, gri, siyah sakallı bir adam, bisküvi ve peynir ısırırken,فقر الدم قائد المركبة ، في حين قطعت رجل أسود اللحية باللون الرمادي حتى البسكويت والجبن ،
Anemik arabacı, gri, siyah sakallı bir adam, bisküvi ve peynir ısırırken,バートンを飲み、オフデューティ波形と警官でアメリカにconversed。
Birbirlerini teperler, birbirlerini ısırırlar.يركلون بعضهم البعض ، يعضون بعضهم البعض .