ısı ile cümle

ısı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Bu Tom'un işine yaradı.It worked for Tom.
Yeni işine hızlı bir şekilde uyum sağladı.She made a quick adjustment to her new job.
İşi bitirmeyi erteleme.Don't delay finishing the business.
O işini çok iyi yönetir.He conducts his business very well.
O, işini titizlikle yaptı.He did his work painstakingly.
O, işini özenle yaptı.He did his work painstakingly.
Maliye Bakanlığında bir işi var.He has a job in the Treasury Department.
Bu ışıkta göremiyorum.I can't see in this light.
Benim iyi bir işim var.I have a good job.
İşi bitirdik.We finished the work.
Güvenlik konusunda asla işin kolayına kaçmamalısın.You should never cut corners on safety.
O isimden bahsetme.Don't mention that name.
Tom ısırıldı.Tom has been bitten.
Tom çok kendini işine adamış.Tom is very dedicated.
Yarın işin yok mu?Don't you have work tomorrow?
İşin yarın başlamıyor mu?Doesn't your job start tomorrow?
İşi almadım.I didn't get the job.
İşimi sevmiyorum.I don't like my job.
Senin işine ihtiyacım yok.I don't need your job.
Isırmayacağıma söz veriyorum.I promise I won't bite.
Ben senin yaşındayken, bir işim vardı.When I was your age, I had a job.
Yıldızlar patladıkları zaman gama ışınları yayarlar.Stars emanate gamma rays when they explode.
Lütfen isimleri temin edin.Please provide names.
Senin yapılması gereken bir evrak işin var.You have paperwork that needs to be done.
Yapacak işin yok mu?Don't you have work to do?
Günlük işinden vazgeçme.Don't give up your day job.
Bana işimi anlatma.Don't you tell me my job.
Tom'un işini çok beğendim.I admired Tom's work.
Bugün neredeyse işimden ayrılıyordum.I almost quit my job today.
Her zaman gösteri işine girmek istedim.I always wanted to go into show business.
Tom'a işinin nasıl gittiğini sordum.I asked Tom how his job was going.
İşi zamanında yaptırmanın tek yolunun o olduğunu varsayıyorum.I assume that was the only way to get the job done in time.
Tom işi bulduğu için şanslıydı.Tom was lucky to get the job.
Tom işini kaybetmediği için şanslıydı.Tom was lucky that he didn't lose his job.
Sanırım işi birlikte yapabiliriz.I believe we can do business together.
İşi birlikte yapabileceğimizi düşünüyorum.I think we can do business together.
Bu kelime hem bir isim hem de bir fiildir.This word is both a noun and a verb.
İşimle ilgili bazı örnekler getirdim.I brought some samples of my work.
Yardımın olmadan işimi yapabilirim.I can do my job without your help.
İşimi kaybedebilirdim.I could have lost my job.
İşimi kaybedebilirim.I could lose my job.
Ben ısıya dayanamadım.I couldn't stand the heat.
Onların bana önerdiği işi reddettim.I declined the job that they offered me.
İşim saat altıda bitti.I finished my work at six o'clock.
İşine saat yedide başlıyor.She starts her job at seven o'clock.
İşimi yaptım.I did my job.
Köpeğiniz elimi ısırdı.Your dog bit my hand.
İşi yapma tarzını sevmiyorum.I don't like the way you do business.
Bu isimlerden yarısından çoğunu tanımıyorum.I don't recognize over half of these names.
Onların isimlerinden hiçbirini hatırlamıyorum.I don't remember any of their names.
Sana fazladan bir saat verdim ve sen hala işi bitirmedin.I gave you an extra hour and you still didn't finish the job.
Eski işimi geri aldım.I got my old job back.
İşim uzadı.I got tied up at work.
Ben bir ışık görüyorum.I see a light.
En kısa sürede işi durdurmak zorunda olduğunu bir SMS aracılığıyla bildirdim.I reported to him by means of an SMS that he had to stop his work as soon as possible.
En kısa sürede işi durdurmak zorunda olduğunu bir SMS vasıtasıyla ona bildirdim.I reported to him through an SMS that he had to stop his work as soon as possible.
Ben senin yaşındayken benim bir işim vardı.I had a job when I was your age.
İlgilenmek için işim vardı.I had business to take care of.
Yapmam gereken bir işim vardı.I had some work that I needed to do.
Maalesef işimizde biraz geride kaldık.I'm afraid we've fallen a bit behind in our work.
İlgili Sayfalar