ısı ile cümle

ısı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Tom işini gerçekten beğenmedi.Tom didn't really like his job.
Tom'un o işi bugüne kadar bitirmesine gerek yoktu.Tom didn't need to finish that work by today.
Tom'un işi uygun şekilde yapmak için zamanı yoktu.Tom didn't have time to do the job properly.
Tom'un işi yapmak için doğru ekipmanı yoktu.Tom didn't have the right equipment to do the job.
Tom işi iyi yapmak için yeterli tecrübeye sahip değildi.Tom didn't have enough experience to do the job well.
Tom işi elinden gelen en iyi şekilde yaptı.Tom did the job to the best of his ability.
Tom işini bırakmaya karar verdi.Tom decided to quit his job.
Tom istediği işi alamadı.Tom couldn't get the job he wanted.
Tom işini değiştirmeyi düşündü.Tom considered changing his job.
Tom işine yoğunlaştı.Tom concentrated on his work.
Tom daha fazla işin sorumluluğunu alamaz.Tom can't take on any more work.
Bugün altıya kadar Tom işinden ayrılamaz.Tom can't leave work today until six o'clock.
Tom bu işi bir günde bitiremez.Tom can't finish this job in a day.
Tom İnternet bağlantısı olmadan işini yapamaz.Tom can't do his job without an internet connection.
Tom bütün bu işi tek başına yapmış olamaz.Tom can't do all this work by himself.
Tom işitme cihazı olmadan neredeyse duyamıyor.Tom can hardly hear without his hearing aid.
Tom eğer işinden hoşlanmadıysa her zaman onu bırakabilir.Tom can always quit his job if he doesn't like it.
Tom işini nasıl daha başarılı yapacağına dair çeşitli fikirler ileri sürdü.Tom came up with various ideas on how to make his business more successful.
Tom yapmak için başladığı işi başarmış gibi görünüyor.Tom appears to have achieved what he set out to do.
Tom isimsiz bir şekilde sevdiği hayır kurumuna bir milyon dolar yardımda bulundu.Tom anonymously donated a million dollars to his favorite charity.
Tom isimleri hatırlamada her zaman sorun yaşadığını itiraf etti.Tom admitted that he always has trouble remembering names.
Tom yerel bir lisede hademe olarak işi kabul etti.Tom accepted the job as janitor at the local high school.
Hava dahada ısındığı için, Tom bir kat elbise daha çıkardı.Since it was getting even hotter, Tom peeled off another layer of clothing.
Tom'un dışında birinin o işi almayı istemesi pek olası değil.It's unlikely that anyone besides Tom would consider taking that job.
Tom'un yeni işinde mutlu olduğundan şüpheliyim.I doubt that Tom is happy with his new job.
Tom onun için işini yapması için Mary'yi kandırdı.Tom tricked Mary into doing his work for him.
Tom Mary'ye işinden vazgeçeceğini ve Boston'a geri döneceğini söyledi.Tom told Mary that he would be quitting his job and going back to Boston.
Tom Mary'ye onun yapmasını istediği işi bitirdiğini söyledi.Tom told Mary that he had finished the work she had asked him to do.
Tom Mary'ye işi birkaç gün önce bitirdiğini söyledi.Tom told Mary that he had finished the work a few days ago.
Tom Mary'nin işi tek başına yapmasını istediğini açıklığa kavuşturdu.Tom made it plain that he wanted Mary to do the work by herself.
Tom Mary'nin işi alacağını umuyor.Tom hopes Mary gets the job.
Tom ev işinde Mary'ye yardımcı oldu.Tom helped Mary with the housework.
Tom Mary'ye işinde yardım etti.Tom helped Mary with her work.
Tom Mary'nin hasta olduğunu işitti.Tom heard that Mary was sick.
Tom Mary'nin işi iyi yapacağını düşünmüyor.Tom doesn't think Mary will do the job well.
Tom Mary'nin işini niçin bıraktığını bilmiyor.Tom doesn't know why Mary quit her job.
Tom işi yapmak için Mary'nin yeteneğinden şüphesi yok.Tom doesn't doubt Mary's ability to do the job.
Tom Mary'nin işini bırakmaya karar verdiğini bilmiyordu.Tom didn't know that Mary had decided to quit her job.
Tom, işi doğru yapmadığı için Mary'yi eleştirdi.Tom criticized Mary for not doing the job correctly.
Tom Mary'nin ne söylemeye çalıştığını güçlükle işitebiliyordu.Tom could barely hear what Mary was trying to say.
Tom Mary'nin yeni işinde iyi yapacağına inanıyor.Tom believes that Mary will do well in her new job.
Tom, o gelmeden önce Mary'nin işi bitirteceğini farzediyor.Tom assumed that Mary would have the work finished by the time he arrived.
Tom işi Mary'ye tahsis etti.Tom assigned the job to Mary.
Tom işi yapması için Mary'yi görevlendirdi.Tom assigned Mary to do the job.
Tom Mary'den bazı artan yemekleri ısıtmasını rica etti.Tom asked Mary to warm up some leftovers.
Tom Mary'ye yeni işinde mutlu olup olmadığını sordu.Tom asked Mary if she was really happy with her new job.
Tom Mary'ye onun Boston'daki yeni işi hakkında soru sordu.Tom asked Mary about her new job in Boston.
Esperantoda, "o" ile biten isimler. Çoğul bir "j " ekleyerek oluşturulur.In Esperanto, nouns end in "o". The plural is formed by adding a "j".
Ben sadece işimi yapıyorum.I'm just doing my job.
İşiniz ne gerektiriyor.What does your job entail?
Yarın yapacak çok işim var.I have lots of work to do tomorrow.
Tom düzgün bir işi olmasını diledi.Tom wished he had a decent job.
Tom meteliksizdi ve önerilen herhangi bir işi kabul edeceğini söyledi.Tom was hard up for money and said he would take any job he was offered.
Tom gitmek istedi fakat yapacak çok işi vardı.Tom wanted to go, but he had lots of things to do.
Tom çiğneyebileceğinden daha fazlasını ısırdı.Tom has bitten off more than he can chew.
Tom'un ilgilenmesi gereken bitmemiş bir işi vardı.Tom had some unfinished business to attend to.
Polis Tom'un olaya biraz ışık tutacağını umut ediyordu.The police were hoping that Tom could shed some light on the incident.
C'deki değişken isimler büyük küçük harfe duyarlıdır.Variable names in C are case sensitive.
Bir köpek onun bacağını ısırdı.A dog bit her leg.
Amcamın işi aşçılık öğretmekti.My uncle's job was teaching cooking.
İlgili Sayfalar