ısı ile cümle
ısı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Kırmızı ışıkta caddeyi geçmen tehlikelidir.It's dangerous for you to cross the street when the light is red.
Polis kırmızı ışıkta caddeyi geçmememizi söyledi.The policeman told us not to cross the street against the red light.
Kırmızı trafik ışığı "dur" gösterir.The red traffic light indicates "stop".
İşini umutsuzluk içinde terk etme.Don't give up your work in despair.
Çamaşır yıkamak benim işimdir.Washing clothes is my work.
Onun büyükbabasının ölümünü işitmesinin ilk şokundan sonra, kız ağlamaya başladı.After the initial shock of hearing of her grandfather's death, the girl started to cry.
Büyükannem biraz ağır işitir. Yani hafifçe sağırdır.My grandmother is hard of hearing. In other words she is slightly deaf.
Her iki partinin ne söylemek zorunda olduğunu işitmedikçe gerçeği öğrenemezsin.You cannot learn the truth unless you hear what both parties have to say.
Pencereden dışarı bakmayın. İşinize yoğunlaşın.Don't look out the window. Concentrate on your work.
Pencerede yanan bir ışık vardı.There was a light burning in the window.
Isıtmak için ellerime üfledim.I blew on my hands to warm them.
İşin öğlenden önce bitmesi gerekiyor.The work must be finished before noon.
Ona kendi işine bakmasını söyle.Tell him to mind his own business.
Başka insanların işine karışmamalısın.You shouldn't interfere in other people's business.
Birçok kadın zar zor isimlerini heceleyebildi.Many women could barely spell their names.
Güneş ışığı insanları dışarı çıkmaya özendirdi.The sunshine tempted people out.
Güneşin ısısı kili sertleştirir.The heat of the sun hardens clay.
Güneş ışık ve ısı verir.The sun gives light and heat.
Güneş bizi ışık ve ısı verir.The sun gives us light and heat.
Güneş ışık yayar.The sun sends out light.
Güneş bize ısı ve ışık verir.The sun gives us heat and light.
Güneş bize her gün ısı ve ışık verir.The sun gives us heat and light every day.
Güneş ışıl ışıl parlıyordu.The sun was shining brightly.
Isını ölçeyim.Let me take your temperature.
Sıkıcı işimde rutine bağladım ve yeni bir şey yapmam gerekiyor.I'm stuck in a rut in my boring job and need to do something new.
Mutfağın ışıkları bütün gece yandı.The lights in the kitchen burned all night.
Büyük bina ışıklarla parlıyordu.The big building was blazing with lights.
Bir üniversite işi çok sana daha çok istirahat zamanı verirdi.A university job would give you a lot more free time.
Üniversiteden mezun olduktan sonra ihracat işiyle ilgilenmeyi umuyorum.I hope to be engaged in the export business after graduating from college.
Bu işi kim yapabilir?Who can do this work?
Ev işinde bana yardım edecek birine ihtiyacım var.I need someone to help me with housework.
Sanırım hava ısınıyor.I think it's getting warmer.
Motoru ısınıncaya kadar çalıştır.Run the engine till it gets warm.
Isıtıcı bozuk.The heater is broken.
Isıtıcıyı kapattın mı?Did you turn off the heater?
Küresel ısınmanın karbondioksit emisyonu ile doğrudan ilgili olduğu söyleniyor.It is said that global warming is directly related to carbon dioxide emissions.
Küresel ısınma, vahşi hayvanlar için de ciddi sorunlara neden olabilir.Global warming can cause serious problems for wild animals, too.
Ben geç kaldığım için üzgünüm, ama yapacak bir sürü işim vardı.I'm sorry I am late, but there's been a lot of work to do.
Keşke Çincemi devam ettirseydim. İşim için ona ihtiyacım var.I wish I'd kept up my Chinese. I need it for my job.
Böcek ısırıklarını kaşımaya çalışmaman gerekir.You should try not to scratch your insect bites.
Böcek ısırıklarını kaşımamaya çalışmalısınız.You should try not to scratch insect bites.
Sabahın ilk ışıklarına kadar benimle birlikte kalın.Stay with me till the dawn.
Gözlerimizi direk güneş ışığından korusak iyi olur.We had better protect our eyes from direct sunlight.
Naomi az önce işini bitirdi.Naomi has just finished her work.
Bahçedeki yabani otları çekmek onun işi.It's his job to pull the weeds in the garden.
Demir ısıyı iyi iletir.Iron transmits heat well.
Maziye sünger çekip yeniden başlamak için işimi bıraktım ve taşındım.I quit my job and moved so I could start off with a clean slate.
İşimi değiştirdim.I've changed my job.
Elektrikli ütüler elektrikle ısıtılır.Electric irons are heated by electricity.
Isı odanın her tarafına elektrik sobasıyla yayıldı.Heat was spread throughout the room by the electric stove.
Elektrikli ısıtıcımız iyi çalışmıyor.Our electric heater does not work well.
Elektrikli ısıtıcımızla ilgili doğru gitmeyen bir şey var.Something is wrong with our electric heater.
Elektrikli ısıtıcımızla ilgili bir sorun var.Something is wrong with our electric heater.
Işığı açar mısınız?Would you be so kind as to turn the light on?
Lütfen ışığı açın.Please turn on the light.
Işıkları kapatır mısın?Could you turn off the lights?
Işıkları kapatırsan minnettar kalırım.I'd appreciate it if you would turn out the lights.
Işığı kapat.Turn off the light.
Işığı kapatın.Turn off the light.
Işığı kapatmayın.Don't turn off the light.
İlgili Sayfalar