ısı ile cümle
ısı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
İşi oğluma devrettim.I turned over the business to my son.
Yapacak işim yok.I've got time on my hands.
İşi tek başıma bitirmek istiyorum.I want to finish the work on my own.
İşi kendi başıma bitirmek istiyorum.I want to finish the work on my own.
Kendi seçtiğim bir işi bulmayı umuyorum.I hope to find a job of my own choosing.
Ben işimden çok memnunum.I am very pleased with my job.
Ben işimden bıktım.I am tired of my work.
İşime olan ilgimi kaybettim.I lost interest in my work.
İşimden memnunum.I am content with my job.
Hafta sonuna kadar bitirecek çok işim var.I have a lot of work to finish up before the end of the week.
Hafta sonuna kadar halledecek çok işim var.I have lots of work to clear up by the weekend.
Isıya karşı çok duyarlıyım.I am very sensitive to heat.
İşi babamdan devraldım.I took over the business from Father.
Küçük Mary'yi gazyağı ısıtıcısına dokunmaması için uyardım.I warned little Mary to leave the kerosene heater alone.
İşimi değiştirmeyi düşündüm.I considered changing my job.
Ben dudağımı ısırdım.I bit my lip.
İnsanların isimlerini sürekli unutuyorum.I am constantly forgetting people's names.
Gün ışığından yararlanma saatinin geçen hafta sona erdiğini unuttum.I forgot that the daylight saving time ended last week.
Kasabada yapacak bir işim var.I have an errand to do in town.
Kayboldum ve işin daha da kötüsü, yağmur yağmaya başladı.I got lost, and to make matter worse, it began to rain.
İşi elimden geldiğince yapacağım.I will do the work to the best of my ability.
İşinde ona yardım etmeyi kabul ettim.I agreed to help him in his work.
Ona o işi derhal yapmasını söyledim.I told her to do that work at once.
Zor işi onun yapmasını istiyorum.I want her to do the difficult work.
Ona işinde yardım ettim.I helped her with her work.
Kitabı eleştiri ışığında okudum.I read the book in the light of criticism.
Dokuz-beş işinde çalışmaktan bıktım.I'm tired of working a nine-to-five job.
Babama işinde yardım ettim.I helped my father with the work.
Babamın işiyle meşgul olmalıyım.I must be about my father's business.
Babamın işini devraldım.I took over my father's job.
Ben banyoda kendimi ısıttım.I warmed myself in the bath.
İşi ve oyunu karıştıran bir iş bulmak istiyorum.I want to get a job that mixes work and play.
Kitabı indirdim ve ışığı açtım.I put the book down and turned on the light.
Işığı kapatmadım.I didn't turn off the light.
Işık kapalı iken uyudum.I slept with the light off.
Yarına kadar işi bitirmeliyim.I have to get through with the work by tomorrow.
Akşam yemeğinden önce işi yapmayı bitirdim.I finished doing the work before supper.
Gelecek haftaya kadar işi bitirmiş olacağım.I will have finished the work by next week.
Ev işinde ebeveynlerime yardım ettim.I helped my parents with the housework.
Altıda işi bitirdim.I finished work at six.
O bana saat altıya kadar işi bitirmem gerektiğini söyledi.He told me that I must finish the work by six.
Ben de benzer bir hikaye işittim.I also heard a similar story.
Gözlemlememiz için en iyi politika kendi işimizi önemsemektir.The best policy for us to observe is to mind our own business.
Bizim köpek yabancıları ısırır.Our dog will bite strangers.
Ev işini paylaşmayı kabul ettik.We agreed to share the housework.
Çok iyi işim var.We have very good business.
Yoğun ısı nedeniyle açık havada oynayamadık.We couldn't play outdoors because of the intense heat.
O kadar çok işimiz var ki alabileceğimiz her türlü yardımı kabul ederiz.We are so busy we'd take any help we could get.
Ultraviyole ışınları bizim için zararlı.Ultraviolet rays are harmful to us.
Ultraviyole ışınları cilt kanserine neden olabilir.Ultraviolet rays can cause skin cancer.
Sınavda başarısız olan öğrencilerin isimleri bülten tahtasında ilan edildi.The names of the students who failed in the examination were posted on the bulletin board.
Kendi işini yap.Do your own work.
İşimi gerçekten seviyorum.I really love my work.
İşinizle gurur duyuyor musunuz?Do you take pride in your work?
O, işini gerçekten sevmiyordu ama onun yeni evine borcu vardı.He didn't really like his job, but he owed money on his new house.
Kendi işini göster.Show your own business.
Sen kendi işine bak.Tend to your own affairs.
Aslında, yerleşik halk radyoaktif ışınlara maruz kalmaktadır.In fact, the inhabitants have been exposed to radioactive rays.
İşin aslı, ben onun hakkında hiçbir şey duymadım.The fact is, I have heard nothing about it.
İşin aslın bakarsan, o doğrudur.As a matter of fact, it is true.
İlgili Sayfalar