ısı ile cümle

ısı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
İşimi bitirdikten sonra bürodan ayrıldım.Having finished my work, I left the office.
İşini yarım bitmiş bırakma.Don't leave your work half finished.
İşini yarıda bırakma.Don't leave your work half done.
İşi yaptırmak için hepimiz dışarı çıktık.We went all out to get the job done.
İşinizi başlamadan önce planlayın.Plan your work before you start it.
Yönetici uzaktayken, işi o yönetir.She handles the business when the manager is away.
Ben yokken işimi Rie Kawada yapacak.Rie Kawada will do my job while I'm gone.
Ben yokken Shun işimi devralacak.Shun will take over my job while I'm away.
Babamın işini devralacağım.I am to take over my father's business.
Ben yokken Meg'e işimi yaptıracağım.I'll get Meg to do my work during my absence.
İşimiz şimdi bitti.Our work is all over now.
Elektrikli ısıtıcımız iyi çalışmadı.Our electric heater did not work well.
Sınavdaki başarını işittik.We have heard of your success in the exam.
Onun işinden tamamen tatmin olduk.We were thoroughly satisfied with his work.
Biz işimizi zaten yaptık.We've already done our work.
Yapacak çok işimiz var.We have a lot of work to do.
Biz işi bir gün içinde yapmak zorundayız.We have to do the work in a day.
En kısa sürede işimizi yapmak zorundayız.We have to catch up on our work as soon as possible.
İşimize öğleyin başladık.We began our work at noon.
Küresel ısınmayla mücadelede daha aktif bir rol oynamalıyız.We should play a more active role in combating global warming.
Onu kendi işinde destekledik.We aided him in his business.
Sana işinde yardım edebilirdim.I could have helped you with your work.
İşinizde size yardım edecek zamanım yok.I have no time to help you with the work.
Bakmam gereken çok işim var.I have lots of affairs to look after.
Yapacak çok işim var.I have a great deal to do.
Ofisimde ilgilenecek önemli bir işim var.I have an important business to attend to in my office.
İlgilenmem gereken çok işim var.I have a lot of things that I must deal with.
Halâ yapılmamış bir sürü işim var.I have a lot of work still outstanding.
İşine yardım edeyim.Let me help you with your work.
Dairem bol güneş ışığı alır.My apartment gets plenty of sunshine.
İşim tekrar toparlanıyor.My business is picking up again.
Okuldaki işim ortalamanın oldukça üzerindeydi.My work at school was well above average.
Benim kuralım her zaman gündüz günün işini yapmaktı.My rule always was to do the business of the day in the day.
İşimi bitirdiğimde sana yardım edeceğim.I will help you when I have finished my work.
Benim işimde her tür insanla uğraşmak zorundayım.In my job I have to deal with all kinds of people.
İşimle ilgili biraz yardıma ihtiyacım var.I need some help with my work.
Benim işim bebeğe bakmak.My job is taking care of the baby.
İşim motosikletle pizza teslim etmekti.My work was to deliver pizza by motorcycle.
İşim henüz tam değildir.My work is not complete yet.
Benim işim İngilizce öğretmektir.My job is teaching English.
Benim işim bulaşık yıkamaktır.My job is to wash dishes.
İşim bitti.My work is finished.
Bana işimde yardımcı olabilir misin?Can you help me with my work?
İşim iyi gidiyor.My business is prospering.
Sonunda işim yoluna girdi.My business has at last gotten on the right track.
Elimi ısıran o köpekti.It was that dog that bit my hand.
Oğlum işi devralacak.My son will take over the job.
Benim ısım 38 derecedir.My temperature is 38 degrees.
Babam, işinde başarısız oldu.My father failed in business.
Annem sürekli insanların isimlerini unutuyor.My mother is constantly forgetting people's names.
Şimdiki işimi bırakacağım.I am going to leave my present job.
Onun bu işi bu kadar kısa bir süre içinde bitirebileceğini ummuyorduk.We did not expect him to finish the task in so short a time.
İşi bir hafta içinde bitireceğim, yani, 5 Mayıs'ta.I'll finish the work in a week, that is, on May 5th.
İşi birkaç gün içinde bitirmem mümkün değil.I could not possibly finish the work in a few days.
İşi saat dörde kadar bitirmek zorundayım.I have to finish the work by four o'clock.
İşi dörde kadar bitirmek zorundayım.I have to finish the work by four o'clock.
Saat dörde kadar işi bitirmem gerekiyor.I have to finish the work by four o'clock.
Bu işi dört yıl önce yapmaya başladım.I started doing this work 4 years ago.
Beşe kadar bu işi bitireceğim.I will finish this work by 5 o'clock.
Saat sekize kadar işi bitirmiş olacağım.I will have finished the work by eight o'clock.
İlgili Sayfalar