ırki ile cümle

ırki kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Irkımızın ilk üyeleri, yani genus Homo, koyu pigmentliydi.Los primeros miembros de nuestro lineaje, los genus Homo, tenían pigmentación oscura.
Irkımızın ilk üyeleri, yani genus Homo, koyu pigmentliydi.Najstarsi członkowie naszego rodu, rodzaju Homo, byli ciemnoskórzy.
Irkımızın ilk üyeleri, yani genus Homo, koyu pigmentliydi.Những thành viên đầu tiên trong giống loài chúng ta, họ Homo, có da đậm màu.
Irkımızın ilk üyeleri, yani genus Homo, koyu pigmentliydi.Os primeiros membros da nossa linhagem — o género Homo — tinham uma pigmentação escura.
Irkımızın ilk üyeleri, yani genus Homo, koyu pigmentliydi.Strămoșii noștri, primii oameni, aveau o piele foarte pigmentată.
Irkımızın ilk üyeleri, yani genus Homo, koyu pigmentliydi.Že první členové našeho rodu, rodu Homo, byli tmavého pigmentu.
Irkımızın ilk üyeleri, yani genus Homo, koyu pigmentliydi.Τα πρώτα μέλη της γενεαλογίας μας, το γένος Homo, ήταν σκούρας χρώσης.
Irkımızın ilk üyeleri, yani genus Homo, koyu pigmentliydi.Най-ранните членове на нашето потекло, видът Homo, са били тъмно пигментирани.
Irkımızın ilk üyeleri, yani genus Homo, koyu pigmentliydi.Наши самые ранние предки, представители рода Homo, были темнокожими.
Irkımızın ilk üyeleri, yani genus Homo, koyu pigmentliydi.הקשר הראשוני ביותר למוצאנו, של ה"גנוס הומו" היה בעל פיגמנטציה כהה.
Irkımızın ilk üyeleri, yani genus Homo, koyu pigmentliydi.أول أفراد السلالات الآدمية، الجينيس هومو، كانوا داكني البشرة.
Irkımızın ilk üyeleri, yani genus Homo, koyu pigmentliydi.우리 초기 혈통들인 사람 속(屬)은 피부 색소가 짙었습니다.
Irkımızın ilk üyeleri, yani genus Homo, koyu pigmentliydi.色素を多く持っていました 私たち全員 これを受け継いでいるのです
Irkın önemli olduğunu biliyoruz, ve bunun bilme nedenimiz de insanlara sormuş olmamız.인종이 하나의 요인이었고 우리가 이 사실을 아는 것은 그들에게 물어봤기 때문입니다.
Irkın önemli olduğunu biliyoruz, ve bunun bilme nedenimiz de insanlara sormuş olmamız.Sabemos que la raza ha sido un factor, y la razón por la que lo sabemos es porque hemos preguntado a la gente.
Irkın önemli olduğunu biliyoruz, ve bunun bilme nedenimiz de insanlara sormuş olmamız.Știm că rasa este un factor și motivul pentru care știm asta este pentru că i-am întrebat pe acei oameni.
Irkın önemli olduğunu biliyoruz, ve bunun bilme nedenimiz de insanlara sormuş olmamız.Tudjuk, hogy a faji kérdés szerepet játszott, mégpedig azért, mert megkérdeztük azokat az embereket.
Irkın önemli olduğunu biliyoruz, ve bunun bilme nedenimiz de insanlara sormuş olmamız.We weten dat ras een rol speelde, en dat weten we omdat we het gevraagd hebben aan die mensen.
Irkın önemli olduğunu biliyoruz, ve bunun bilme nedenimiz de insanlara sormuş olmamız.Wiemy, że rasa miała znaczenie. Pytaliśmy tych ludzi.
Irkın önemli olduğunu biliyoruz, ve bunun bilme nedenimiz de insanlara sormuş olmamız.Знаем, че расата е била фактор - а причината да знаем това е, че сме питали онези хора.
Irkın önemli olduğunu biliyoruz, ve bunun bilme nedenimiz de insanlara sormuş olmamız.Ми вважаємо, що фактор раси повпливав на голосування, оскільки ми опитували цих людей.
Irkın önemli olduğunu biliyoruz, ve bunun bilme nedenimiz de insanlara sormuş olmamız.Мы знаем, что фактор расы влиял на голосование, потому что мы опросили этих людей.
Irkın önemli olduğunu biliyoruz, ve bunun bilme nedenimiz de insanlara sormuş olmamız.אנחנו יודעים שגזע היה גורם, והסיבה שאנחנו יודעים זאת היא מפני ששאלנו את האנשים האלה.
Irkın önemli olduğunu biliyoruz, ve bunun bilme nedenimiz de insanlara sormuş olmamız.نعلم أن العرِق كان عاملاً، وسبب علمنا بذلك لاننا سألنا هولاء الأشخاص.
Irkın önemli olduğunu biliyoruz, ve bunun bilme nedenimiz de insanlara sormuş olmamız.彼らに尋ねたからです 直接尋ねた訳ではありませんが
Ishval'liler dogulu bir ırkın halkıydı. Ishvala'nın tek, mutlak yaratıcı olduguna inanırlardı.Gli abitanti di Isval erano popoli dell'est che credevano che Isvala fosse l'unico e assoluto Fondatore.
Ishval'liler dogulu bir ırkın halkıydı. Ishvala'nın tek, mutlak yaratıcı olduguna inanırlardı.Isval-folket var en race i øst, der mente, at Isvala er Grundlæggeren.
Ishval'liler dogulu bir ırkın halkıydı. Ishvala'nın tek, mutlak yaratıcı olduguna inanırlardı.Isval-folket var ett släkte i öst som trodde att Isvala är grundaren.
Ishval'liler dogulu bir ırkın halkıydı. Ishvala'nın tek, mutlak yaratıcı olduguna inanırlardı.Los habitantes Isvar eran de una raza del Este, que creía que Isvar era el Fundador.
Ishval'liler dogulu bir ırkın halkıydı. Ishvala'nın tek, mutlak yaratıcı olduguna inanırlardı.Os Isvalans eram uma raça do Oriente que acreditava que Isvala era o criador absoluto.
Ishval'liler dogulu bir ırkın halkıydı. Ishvala'nın tek, mutlak yaratıcı olduguna inanırlardı.Οι Ισβαλανοί ήταν μια φυλή ανθρώπων από την ανατολή που πίστευαν ότι ο Ισβάλα ήταν ο Ένας, ο Ιδρυτής.
Ishval'liler dogulu bir ırkın halkıydı. Ishvala'nın tek, mutlak yaratıcı olduguna inanırlardı.Ишваланцы были восточным народом, считавшим Ишвалу Основателем всего.
Ishval'liler dogulu bir ırkın halkıydı.Isvaalit olivat kansa idässä.
Ishval'liler dogulu bir ırkın halkıydı.Isvalczycy to lud, który mieszkał na wschodzie.
Komitenin değerli bay ve bayanları Bugün önünüzde insan ırkının bu geleceğinin savunucusu olarak bulunuyorumCtihodní členové komise, stojím před vámi jako prosebník za samu budoucnost lidstva.
Komitenin değerli bay ve bayanları Bugün önünüzde insan ırkının bu geleceğinin savunucusu olarak bulunuyorumOnorabili membri ai comitetului mă prezint în faţa voastră... ca avocat al viitorului rasei umane
Komitenin değerli bay ve bayanları Bugün önünüzde insan ırkının bu geleceğinin savunucusu olarak bulunuyorum人類のもっとも近い将来を 提唱しているのです。 なぜならそれが、今、ここで話しいることだからです。
Müştereken bilinçsiz olan, insan ırkının ruhundaDans l'inconscient collectif, l"âme de la race humaine.
Müştereken bilinçsiz olan, insan ırkının ruhundaEn el inconsciente colectivo, el alma de la raza humana.
Müştereken bilinçsiz olan, insan ırkının ruhundaIn dem kollektiven Unbewussten, der Seele des Menschengeschlechts.
Müştereken bilinçsiz olan, insan ırkının ruhundaIn het collectieve onderbewustzijn, de ziel van het menselijk ras.
Müştereken bilinçsiz olan, insan ırkının ruhundaÎn inconștiența colectivă, sufletul umanității.
Müştereken bilinçsiz olan, insan ırkının ruhunda집합적 무의식, 인간의 영혼 속에.
Müştereken bilinçsiz olan, insan ırkının ruhundaNell'inconscio collettivo, l'anima della stirpe umana?
Müştereken bilinçsiz olan, insan ırkının ruhundaTrong ý thức tập thể, trong tâm hồn con người.
Müştereken bilinçsiz olan, insan ırkının ruhundaV kolektivním nevědomí, v duši lidské rasy.
Müştereken bilinçsiz olan, insan ırkının ruhundaW zbiorowej nieświadomości, duszy rodzaju ludzkiego.
Müştereken bilinçsiz olan, insan ırkının ruhundaΣτο συλλογικό ασυνείδητο, στην ψυχή της ανθρωπότητας.
Müştereken bilinçsiz olan, insan ırkının ruhundaВ колективното съзнание, душата на човешката раса.
Müştereken bilinçsiz olan, insan ırkının ruhundaבתת-המודע הקולקטיבי, נשמת האנושות.
Müştereken bilinçsiz olan, insan ırkının ruhundaفي اللاوعي الجمعي, في روح الجنس البشري.
Müştereken bilinçsiz olan, insan ırkının ruhunda皆さんの内 私の内 精神と身体の内に
O, arkasında bir ses irkilir değildi.Bil je sploh ni vznemirila glas za njim.
O, arkasında bir ses irkilir değildi.Dia sama sekali tidak terkejut oleh suara di belakangnya.
O, arkasında bir ses irkilir değildi.Egli non era affatto sorpreso da una voce dietro di lui.
O, arkasında bir ses irkilir değildi.Ele não era de todo surpreendido por uma voz atrás dele.
O, arkasında bir ses irkilir değildi.El nu a fost deloc speriat de o voce în spatele lui.
O, arkasında bir ses irkilir değildi.Er war überhaupt nicht durch eine Stimme hinter ihm erschrocken.
O, arkasında bir ses irkilir değildi.Hän ei ollut ollenkaan hätkähtää äänen takanaan.
O, arkasında bir ses irkilir değildi.Han var inte alls överraskad av en röst bakom honom.
İlgili Sayfalar