ırk ile cümle

ırk kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
12
ORT. KELİME
Fakir mahallelerde, farklı ırkların yaşadığı mahallerde, bu durumdan dolayı çaresizlik var, umutsuzluk var.우리의 형사사법제도는 가난한 커뮤니티와 유색인종 커뮤니티에 절망과
Fakir mahallelerde, farklı ırkların yaşadığı mahallerde, bu durumdan dolayı çaresizlik var, umutsuzluk var.V chudých komunitách, v barevných komunitách je plno zoufalství a plno beznaděje v jeho důsledku.
Fakir mahallelerde, farklı ırkların yaşadığı mahallerde, bu durumdan dolayı çaresizlik var, umutsuzluk var.W ubogich społecznościach, wśród ludzi o ciemnym kolorze skóry, panuje rozpacz, beznadziejność, To następstwo.
Fakir mahallelerde, farklı ırkların yaşadığı mahallerde, bu durumdan dolayı çaresizlik var, umutsuzluk var.В бедных, цветных микрорайонах это формирует отчаяние и безнадёжность.
Fakir mahallelerde, farklı ırkların yaşadığı mahallerde, bu durumdan dolayı çaresizlik var, umutsuzluk var.בקהילות עניות, בקהילות של צבעונים יש מין ייאוש, יש מין חוסר-תקווה,
Fakir mahallelerde, farklı ırkların yaşadığı mahallerde, bu durumdan dolayı çaresizlik var, umutsuzluk var.ففي المجتمعات الفقيرة ، ذات الأصول العرقية الملونة هناك إحباط ، هناك ذلك اليأس ،
Fakir mahallelerde, farklı ırkların yaşadığı mahallerde, bu durumdan dolayı çaresizlik var, umutsuzluk var.失望や絶望に覆われています これからお話しする様々な問題が この状況を形づくっています
Farklı ırktan komşusu olmayanlar ırklar arası evliliğe 2 kat daha fazla karşı çıkma eğilimindeler.다른 인종의 이웃이 없는 사람들은 다른 인종의 이웃이 있는 사람들에 비해 인종 간의 결혼을 반대하는 비율이 2배 가까이 됩니다.
Farklı ırktan komşusu olmayanlar ırklar arası evliliğe 2 kat daha fazla karşı çıkma eğilimindeler.לאנשים שאין שכנים מגזעים שונים יתנגדו פי שתיים לנישואים בין גיזעיים, לעומת אנשים שכן.
Farklı ırktan komşusu olmayanlar ırklar arası evliliğe 2 kat daha fazla karşı çıkma eğilimindeler.الاشخاص الذين لاجيران ملونين لهم احتمال ضِعفهم اقرب أن يعترض علي زواج الأعراق المختلفة، من المؤيدين له.
Farklı ırktan komşusu olmayanlar ırklar arası evliliğe 2 kat daha fazla karşı çıkma eğilimindeler.いる人と比べ2倍近くが 異人種間の結婚に否定的です 単に周囲に住む隣人によって変わるのです
'Fransız Olmak İçin Fazla Siyah' Belgeseli Fransa'daki Irklar Hakkında Samimi Bir Söyleşi Başlatmak İstiyorLe documentaire "trop noire pour être française" lance les bases d'un débat sur le racisme en France
'Fransız Olmak İçin Fazla Siyah' Belgeseli Fransa'daki Irklar Hakkında Samimi Bir Söyleşi Başlatmak İstiyorΤο ντοκιμαντέρ "Πολύ μαύρος για Γάλλος" φιλοδοξεί να ξεκινήσει μια ειλικρινή φυλετική συζήτηση στην Γαλλία
Gregor kadar ki onun küçük arkasından ani kargaşa irkilir, böylece uzuvlar onunla birlikte iki büklüm.Gregor bol prekvapený náhlou rozruch za sebou, a to natoľko, že jeho malý končatín zohne pod ním.
Gregor kadar ki onun küçük arkasından ani kargaşa irkilir, böylece uzuvlar onunla birlikte iki büklüm.Gregor byl překvapen náhlou rozruch za sebou, a to natolik, že jeho malý končetin sehne pod ním.
Gregor kadar ki onun küçük arkasından ani kargaşa irkilir, böylece uzuvlar onunla birlikte iki büklüm.Gregor był zaskoczony przez nagłe poruszenie za nim, tak bardzo, że jego mały kończyn zgięty pod nim.
Gregor kadar ki onun küçük arkasından ani kargaşa irkilir, böylece uzuvlar onunla birlikte iki büklüm.Gregor foi surpreendido pela súbita comoção atrás dele, tanto que seu pequeno membros dobrado sob ele.
Gregor kadar ki onun küçük arkasından ani kargaşa irkilir, böylece uzuvlar onunla birlikte iki büklüm.Gregor se je zdrznil z nenadnim nemire za njim, tako zelo, da je njegov mali udi upognjeno dvojni pod njim.
Gregor kadar ki onun küçük arkasından ani kargaşa irkilir, böylece uzuvlar onunla birlikte iki büklüm.그레고르가 많이 있으므로 자신의 작은 그 뒤에 갑자기 소란에 의해 깜짝 이니까 팔다리 그 아래에 이중으로 굽습니다. 그것은 그러한 있던 그의 여동생
Gregor kadar ki onun küçük arkasından ani kargaşa irkilir, böylece uzuvlar onunla birlikte iki büklüm.Грегор був вражений раптовою хвилювання позаду нього, та так, що його маленька кінцівок зігнувшись під ним.
Gregor kadar ki onun küçük arkasından ani kargaşa irkilir, böylece uzuvlar onunla birlikte iki büklüm.Грегор был поражен внезапной волнения позади него, да так, что его маленькая конечностей согнувшись под ним.
Gregor kadar ki onun küçük arkasından ani kargaşa irkilir, böylece uzuvlar onunla birlikte iki büklüm.גרגור נחרד ההמולה הפתאומית מאחוריו, עד כדי כך הקטנה שלו גפיים מקופלת תחתיו. זו היתה אחותו שהיה כזה
Gregor kadar ki onun küçük arkasından ani kargaşa irkilir, böylece uzuvlar onunla birlikte iki büklüm.手足は彼の下で二重に曲げ。それはこのようにしていた彼の妹だ 急いで。
Güney Afrika'da insanlar gerçeğe ve uzlaşmaya adanmadan ırkçılığın çözümlenmeyeceğini anladılar.남아공의 사람들은 '진실과 화해'를 위한 진정한 노력이 없이는 인종차별의 과거를 벗어날 수 없다는 것을 잘 이해하고 있었지요.
Güney Afrika'da insanlar gerçeğe ve uzlaşmaya adanmadan ırkçılığın çözümlenmeyeceğini anladılar.V Jižní Africe pochopili, že s apartheidem se nemohou vypořádat bez závazku pravdy a usmíření.
Güney Afrika'da insanlar gerçeğe ve uzlaşmaya adanmadan ırkçılığın çözümlenmeyeceğini anladılar.W Afryce Południowej ludzie zrozumieli, że nie da się pokonać apartheidu bez prawdy i pojednania.
Güney Afrika'da insanlar gerçeğe ve uzlaşmaya adanmadan ırkçılığın çözümlenmeyeceğini anladılar.В Южной Африке люди поняли, что невозможно победить апартеид без признания правды и примирения.
Güney Afrika'da insanlar gerçeğe ve uzlaşmaya adanmadan ırkçılığın çözümlenmeyeceğini anladılar.בדרום אפריקה, אנשים הבינו שאנחנו לא יכולים להתגבר על אפרטהייד בלי מחויבות לאמת ולפיוס.
Güney Afrika'da insanlar gerçeğe ve uzlaşmaya adanmadan ırkçılığın çözümlenmeyeceğini anladılar.في جنوب أفريقيا ، فهم الناس أنه لا يمكنهم مواجهة التمييز من دون الإلتزام بالإعتراف بالحقيقة والمصالحة.
Güney Afrika'da insanlar gerçeğe ve uzlaşmaya adanmadan ırkçılığın çözümlenmeyeceğini anladılar.真実の発見と和解に深く関与しなければ 隔離政策の克服はないと知っていました ルワンダの大量虐殺の後ですら 和解への深い関与がありましたが
Günümüz Amerikan sanatının ırk ve cinsiyet kavramlarının kesişim noktasına hitap ediyordu.Aceasta s-a concentrat pe intersecţia dintre gen şi rasă în arta americană contemporană.
Günümüz Amerikan sanatının ırk ve cinsiyet kavramlarının kesişim noktasına hitap ediyordu.Interpelaba la intersección entre raza y género en el arte estadounidense contemporáneo.
Günümüz Amerikan sanatının ırk ve cinsiyet kavramlarının kesişim noktasına hitap ediyordu.그것을 현대 미국 예술에서의 인종과 성별의 교차점에서 보였습니다.
Günümüz Amerikan sanatının ırk ve cinsiyet kavramlarının kesişim noktasına hitap ediyordu.Le sujet était le croisement des races et des sexes dans l'art contemporain Américain.
Günümüz Amerikan sanatının ırk ve cinsiyet kavramlarının kesişim noktasına hitap ediyordu.Nó trông giống như một giao lộ giữa chủng tộc và giới tính trong nghệ thuật nước Mĩ đương đại
Günümüz Amerikan sanatının ırk ve cinsiyet kavramlarının kesişim noktasına hitap ediyordu.Obserwowała ona punkty przecinania się rasy i płci we współczesnej sztuce amerykańskiej.
Günümüz Amerikan sanatının ırk ve cinsiyet kavramlarının kesişim noktasına hitap ediyordu.Riguardava l'intersezione tra genere e razza nell'arte americana contemporanea.
Günümüz Amerikan sanatının ırk ve cinsiyet kavramlarının kesişim noktasına hitap ediyordu.Sie befasste sich mit der Überschneidung von Rasse und Geschlecht in zeitgenössischer amerikanischer Kunst.
Günümüz Amerikan sanatının ırk ve cinsiyet kavramlarının kesişim noktasına hitap ediyordu.Visava a intersecção de raça e género na Arte Americana contemporânea.
Günümüz Amerikan sanatının ırk ve cinsiyet kavramlarının kesişim noktasına hitap ediyordu.Ze keek naar het snijpunt van ras en geslacht in hedendaagse Amerikaanse kunst.
Günümüz Amerikan sanatının ırk ve cinsiyet kavramlarının kesişim noktasına hitap ediyordu.Πραγματευόταν την διασταύρωση μεταξύ της φυλετικής ταυτότητας και του φύλου στη μοντέρνα Αμερικανική τέχνη.
Günümüz Amerikan sanatının ırk ve cinsiyet kavramlarının kesişim noktasına hitap ediyordu.Она рассказывала о пересечении рас и полов в современном американском искусстве.
Günümüz Amerikan sanatının ırk ve cinsiyet kavramlarının kesişim noktasına hitap ediyordu.Тя разглеждаше сечението на раса и пол в съвременното американско изкуство.
Günümüz Amerikan sanatının ırk ve cinsiyet kavramlarının kesişim noktasına hitap ediyordu.הסתכלתי על החיתוך של גזע ומגדר באמנות אמריקאית עכשוית.
Günümüz Amerikan sanatının ırk ve cinsiyet kavramlarının kesişim noktasına hitap ediyordu.عن تقاطع العرق ونوع الجنس في فن أمريكا المعاصرة.
Günümüz Amerikan sanatının ırk ve cinsiyet kavramlarının kesişim noktasına hitap ediyordu.人種と性別の交わりを 表現するものでした 展覧会の目的は
Hala bu kadar cahilsek, nasıl zeki bir ırk sayılıyoruz, bilmiyorum.Perché siamo considerati una specie intelligente se siamo ancora, così ignoranti.
Hala bu kadar cahilsek, nasıl zeki bir ırk sayılıyoruz, bilmiyorum.¿Por qué nos consideramos una especie inteligente si somos todavía, tan ignorantes?
Hala bu kadar cahilsek, nasıl zeki bir ırk sayılıyoruz, bilmiyorum.Защо се считаме за интелигентен вид, ако все още сме толкова невежи?
Hala bu kadar cahilsek, nasıl zeki bir ırk sayılıyoruz, bilmiyorum.未だ、こんなに無知であるのに
Hayvanlarin acisi karsisinda irkilmemiz, biz görmezden gelsek bile bu duygu bizi tarif ediyor.Όταν κάνουμε μορφασμούς στη θέα βασανισμού ζώων, το συναίσθημα αυτό μιλάει για μας, ακόμα κι αν το αγνοούμε.
Hayvanlarin acisi karsisinda irkilmemiz, biz görmezden gelsek bile bu duygu bizi tarif ediyor.,כאשר אנו נרתעים מסבלם של החיות תחושה זו מדברת אלינו היטב ,אפילו אם אנו מתעלמים ממנה
Hayvanların acısı karşısında irkilmemiz, biz görmezden gelsek bile bu duygu bizi tarif ediyor.Cuando somos tocados por el sufrimiento animal, ésto habla bien de nosotros. Incluso si lo ignoramos.
Hayvanların acısı karşısında irkilmemiz, biz görmezden gelsek bile bu duygu bizi tarif ediyor.Ketika kita meringis di penderitaan hewan,
Hayvanların acısı karşısında irkilmemiz, biz görmezden gelsek bile bu duygu bizi tarif ediyor.Kiedy rozumiemy cierpienie zwierząt, to uczucie dobrze o nas świadczy nawet jeśli to ignorujemy
Hayvanların acısı karşısında irkilmemiz, biz görmezden gelsek bile bu duygu bizi tarif ediyor.Ko se zdrznemo ob trpljenju živali, ta občutek dobro govori o nas, tudi če ga ignoriramo.
Hayvanların acısı karşısında irkilmemiz, biz görmezden gelsek bile bu duygu bizi tarif ediyor.Kun säpsähdämme eläinten kärsimyksestä, se tunne kertoo meistä hyvää, vaikka jättäisimme sen huomiotta.
Hayvanların acısı karşısında irkilmemiz, biz görmezden gelsek bile bu duygu bizi tarif ediyor.Pokud zkřivíme tvář při utrpení zvířat, ten pocit o nás hodně vypovídá, i když ho ignorujeme.
Hayvanların acısı karşısında irkilmemiz, biz görmezden gelsek bile bu duygu bizi tarif ediyor.Όταν κάνουμε μορφασμούς στη θέα βασανισμού ζώων, το συναίσθημα αυτό μιλάει για μας, ακόμα κι αν το αγνοούμε.
Hayvanların acısı karşısında irkilmemiz, biz görmezden gelsek bile bu duygu bizi tarif ediyor.כאשר אנו נרתעים מסבלם של החיות, תחושה זו מדברת אלינו היטב אפילו אם אנו מתעלמים ממנה,

İlgili Sayfalar