ırk ile cümle

ırk kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
9
ORT. KELİME
Bu resimler savaşa ve ırkçılığa karşı direnişi ateşledi.Hun beelden wakkerden verzet aan tegen de oorlog en racisme.
Bu resimler savaşa ve ırkçılığa karşı direnişi ateşledi.Ich obrazy podsycały opór przeciwko wojnie i rasizmowi.
Bu resimler savaşa ve ırkçılığa karşı direnişi ateşledi.Ihre Bilder schürten den Widerstand gegen Krieg und Rassismus.
Bu resimler savaşa ve ırkçılığa karşı direnişi ateşledi.Imaginile capturate de aceşti fotografi au alimentat rezistenţa faţă de război şi rasism.
Bu resimler savaşa ve ırkçılığa karşı direnişi ateşledi.그들의 사진은 전쟁과 인종차별에 대한 저항심을 자극했습니다.
Bu resimler savaşa ve ırkçılığa karşı direnişi ateşledi.Leurs images alimentaient un mouvement de résistance à la guerre et au racisme.
Bu resimler savaşa ve ırkçılığa karşı direnişi ateşledi.Sus imágenes alimentaron el rechazo a la guerra y al racismo.
Bu resimler savaşa ve ırkçılığa karşı direnişi ateşledi.Их фотографии подогревали сопротивление войне и расизму.
Bu resimler savaşa ve ırkçılığa karşı direnişi ateşledi.Техните снимки подхранваха съпротивата срещу войната и расизма.
Bu resimler savaşa ve ırkçılığa karşı direnişi ateşledi.התמונות שלהם תדלקו התנגדות למלחמה ולגזענות.
Bu resimler savaşa ve ırkçılığa karşı direnişi ateşledi.صورهم أوقدت المقاومة للحرب والعنصرية
Bu resimler savaşa ve ırkçılığa karşı direnişi ateşledi.彼らは歴史を記録しただけでなく、歴史の進路も変えたのです。
Bu sayı Amerikan tarihindeki herhangi bir ırk ya da partiden çıkan diğer tüm başkan adaylarından fazla.많은 7천만 명의 일반 유권자의 표를 얻었습니다.
Bu sayı Amerikan tarihindeki herhangi bir ırk ya da partiden çıkan diğer tüm başkan adaylarından fazla.Więcej niż inni kandydaci, wszystkich ras i partii w historii.
Bu sayı Amerikan tarihindeki herhangi bir ırk ya da partiden çıkan diğer tüm başkan adaylarından fazla.Більше ніж будь-який інший кандидат у президенти -- будь-якої раси, будь-якої партії -- в історії США.
Bu sayı Amerikan tarihindeki herhangi bir ırk ya da partiden çıkan diğer tüm başkan adaylarından fazla.Больше чем любой другой кандидат в президенты, любой расы, от любой партии в истории США.
Bu sayı Amerikan tarihindeki herhangi bir ırk ya da partiden çıkan diğer tüm başkan adaylarından fazla.יותר מכל מתמודד אחר לנשיאות, מכל גזע, מכל מפלגה, בהיסטוריה.
Bu sayı Amerikan tarihindeki herhangi bir ırk ya da partiden çıkan diğer tüm başkan adaylarından fazla.أكثر من اي مرشح رئاسة آخر، من اي عرق، اي حزب، في التاريخ
Bu sayı Amerikan tarihindeki herhangi bir ırk ya da partiden çıkan diğer tüm başkan adaylarından fazla.史上最多の得票をしたのです オバマの状況を4年前のジョン・ケリーと比べるなら
Bu tür işler bizim gibi zeki bir ırk için utanç verici.Es ist beschämend und unwürdig für eine intelligente Spezies.
Bu tür işler bizim gibi zeki bir ırk için utanç verici.Es una vergüenza para una especie inteligente.
Bu tür işler bizim gibi zeki bir ırk için utanç verici.Het is een schande voor zo'n intelligent ras.
Bu tür işler bizim gibi zeki bir ırk için utanç verici.Ini adalah hal yang memalukan, untuk spesies yang "katanya" pintar
Bu tür işler bizim gibi zeki bir ırk için utanç verici.Това е унижение за вид, който притежава интелект.
Bu tür işler bizim gibi zeki bir ırk için utanç verici.どんな仕事も繰り返したり模倣したりすることは非常に簡単です。
Bu ülkede, ve bence dünyada, en çok konuşulması gereken konunun ırk olduğunu duyduk, değil mi?Am auzit cel mai convingător apel la conversaţie în această ţară şi chiar global, despre rasism, nu-i aşa?
Bu ülkede, ve bence dünyada, en çok konuşulması gereken konunun ırk olduğunu duyduk, değil mi?우리는 이 나라에서 유래없이 대화를 필요로하게되었습니다. 그리고 전 세계적으로도 말이죠.
Bu ülkede, ve bence dünyada, en çok konuşulması gereken konunun ırk olduğunu duyduk, değil mi?Kuulimme äskettäin kauhean keskustelun roduista, emmekö?
Bu ülkede, ve bence dünyada, en çok konuşulması gereken konunun ırk olduğunu duyduk, değil mi?Slišali smo najbolj prepričljiv poziv, da se v tej državi in tudi globalno pogovorimo o rasi, kajne?
Bu ülkede, ve bence dünyada, en çok konuşulması gereken konunun ırk olduğunu duyduk, değil mi?Slyšeli jsme nejpřesvědčivější výzvu, abychom v této zemi, a myslím že i na celém světě, mluvili o rase, že?
Bu ülkede, ve bence dünyada, en çok konuşulması gereken konunun ırk olduğunu duyduk, değil mi?Wcześniej apelowano tu o podjęcie debaty, krajowej i światowej, na temat rasy.
Bu ülkede, ve bence dünyada, en çok konuşulması gereken konunun ırk olduğunu duyduk, değil mi?הקשבנו לקריאה הדחופה ביותר ליצירת דיאלוג בארץ הזאת, ואני חושבת שגם בכל העולם,
Bu ülkede, ve bence dünyada, en çok konuşulması gereken konunun ırk olduğunu duyduk, değil mi?أننا نسمع في الآونة الآخير دعوات للحوار على طول البلاد، وأعتقد أن هذا يحصل أيضا عالميا،
Bu ülkede, ve bence dünyada, en çok konuşulması gereken konunun ırk olduğunu duyduk, değil mi?人種問題への取り組みを求める これ以上はない程に説得力のある 訴えを聞きました
Bu veriyi ilk duyduğumuzda, irkiliyoruz.Beim ersten Hören sind diese Daten erschreckend.
Bu veriyi ilk duyduğumuzda, irkiliyoruz.Když jsme prvně tato data slyšeli, tak nás to zarazilo.
Bu veriyi ilk duyduğumuzda, irkiliyoruz.Khi nghe thấy điều này lần đầu, chúng ta tất thảy đều giật mình.
Bu veriyi ilk duyduğumuzda, irkiliyoruz.사람들이 이 자료를 처음 들을 때, 주춤하곤 합니다
Bu veriyi ilk duyduğumuzda, irkiliyoruz.När vi först hör de här siffrorna, hoppar vi till.
Bu veriyi ilk duyduğumuzda, irkiliyoruz.Når vi først hører denne data, føler vi noget modvilje.
Bu veriyi ilk duyduğumuzda, irkiliyoruz.Ne şochează când auzim asta prima dată.
Bu veriyi ilk duyduğumuzda, irkiliyoruz.Nos, amikor először halljuk ezeket adatokat, visszahőkölünk.
Bu veriyi ilk duyduğumuzda, irkiliyoruz.Ora, quando escutamos estes dados pela primeira vez, recuamos.
Bu veriyi ilk duyduğumuzda, irkiliyoruz.Quand nous entendons ces données pour la première fois, nous reculons.
Bu veriyi ilk duyduğumuzda, irkiliyoruz.Quando apprendiamo questa notizia ne rimaniamo sorpresi.
Bu veriyi ilk duyduğumuzda, irkiliyoruz.Rehuimos al escuchar estos datos.
Bu veriyi ilk duyduğumuzda, irkiliyoruz.Saat pertama mengetahui data ini, kita mundur.
Bu veriyi ilk duyduğumuzda, irkiliyoruz.(smiech) Keď počujeme tieto údaje po prvýkrát, zarazíme sa.
Bu veriyi ilk duyduğumuzda, irkiliyoruz.Wanneer we deze data voor het eerst horen, deinzen we terug.
Bu veriyi ilk duyduğumuzda, irkiliyoruz.Z początku na taką myśl aż nas skręca.
Bu veriyi ilk duyduğumuzda, irkiliyoruz.Όταν ακούμε αυτά τα στοιχεία για πρώτη φορά, αντιδρούμε.
Bu veriyi ilk duyduğumuzda, irkiliyoruz.И сейчас, когда мы впервые слышим об этом, мы ужасаемся.
Bu veriyi ilk duyduğumuzda, irkiliyoruz.Когато за първи път чуем тези резултати, се стряскаме.
Bu veriyi ilk duyduğumuzda, irkiliyoruz.Спочатку ці дані викликають в нас огиду.
Bu veriyi ilk duyduğumuzda, irkiliyoruz.כשאנחנו שומעים על זה, אנחנו נרתעים מאד.
Bu veriyi ilk duyduğumuzda, irkiliyoruz.عندما نسمع بهذه المعلومات للمرة الأولى، يصيبنا الاشمئزاز.
Bu veriyi ilk duyduğumuzda, irkiliyoruz.嘘が溢れているとは信じられないからです
Bu yıllarda, yani 500-600 yılları gibi düşünün, Alman ve Danimarka ırkları da Hristiyanlığı kabul etmişler.Během 5. a 6. století se v germánských a dánských kmenech šířilo křesťanství.
Bu yıllarda, yani 500-600 yılları gibi düşünün, Alman ve Danimarka ırkları da Hristiyanlığı kabul etmişler.Cũng tại thời điểm này các bộ tộc Đức và Đan Mạch đã chuyển sang đạo Kitô vào những năm 500 và 600.
Bu yıllarda, yani 500-600 yılları gibi düşünün, Alman ve Danimarka ırkları da Hristiyanlığı kabul etmişler.Dit was ook het moment waarop Germaanse en Deense stammen werden gekerstend in de jaren 500 en 600.

İlgili Sayfalar