ırkçı ile cümle
ırkçı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Ben Güney Afrika'da doğdum ve ailem ırkçı rejime direndikleri için hapsedildi.Bueno, yo nací en Sudáfrica y mis padres fueron puestos en prisión por resistirse al régimen racista.
Ben Güney Afrika'da doğdum ve ailem ırkçı rejime direndikleri için hapsedildi.Dél-Afrikában születtem, ott ahol a szüleimet bebörtönözték amiért ellenálltak a fajgyűlölő rezsimnek.
Ben Güney Afrika'da doğdum ve ailem ırkçı rejime direndikleri için hapsedildi.Ei bine, m-am născut în Africa de Sud şi părinţii mei au fost arestaţi pentru că s-au opus regimului rasist.
Ben Güney Afrika'da doğdum ve ailem ırkçı rejime direndikleri için hapsedildi.Jamen, jeg blev født i Sydafrika og mine forældre blev fængslet for at modsætte sig det racistiske regime.
Ben Güney Afrika'da doğdum ve ailem ırkçı rejime direndikleri için hapsedildi.음. 우선 저는 남아프리카 공화국에서 태어났고, 저의 부모님은 그곳에서 인종차별적인 제도에 반발 하시다가 감옥에 가게 되었습니다.
Ben Güney Afrika'da doğdum ve ailem ırkçı rejime direndikleri için hapsedildi.Sono nato in Sudafrica, ed i miei genitori furono arrestati per resistenza al regime razzista.
Ben Güney Afrika'da doğdum ve ailem ırkçı rejime direndikleri için hapsedildi.Итак, я родился в Южной Африке, и мои родители были заключёнными за противодействие расистскому режиму.
Ben Güney Afrika'da doğdum ve ailem ırkçı rejime direndikleri için hapsedildi.ובכן, נולדתי בדרום אפריקה וההורים שלי נשלחו לכלא על התנגדות למשטר הגזעני.
Ben Güney Afrika'da doğdum ve ailem ırkçı rejime direndikleri için hapsedildi.حسنا, ولدت بجنوب أفريقيا , و سجن والدي لمقاومتهم النظام العنصري
Ben Güney Afrika'da doğdum ve ailem ırkçı rejime direndikleri için hapsedildi.両親は人種差別に反対したことで 投獄されていました 両親が釈放された後 ケニヤとタンザニアに難民として避難しました
Benim çalışmamda, 12 yaşındaki insanım kimliğini politik olarak motive edilmiş ırkçılıkla parçaladı.Dans mon travail, mon personnage de 12 ans a vu son identité détruite par du racisme à motivation politique.
Benim çalışmamda, 12 yaşındaki insanım kimliğini politik olarak motive edilmiş ırkçılıkla parçaladı.En mi trabajo, mi ser de 12 años sufrió la destrucción de su identidad por el racismo incitado políticamente.
Benim çalışmamda, 12 yaşındaki insanım kimliğini politik olarak motive edilmiş ırkçılıkla parçaladı.W mojej noweli, moja 12-letnia bohaterka, przez wspierany politycznie rasizm doświadcza rozerwania tożsamości.
Bir gün kalkıp da ırkçılığı bırakmıyoruz.Ce sont des questions difficiles.
Bir gün kalkıp da ırkçılığı bırakmıyoruz.Je bent niet van de ene op de andere dag geen racist meer.
Bir gün kalkıp da ırkçılığı bırakmıyoruz.Không thể chỉ qua một ngày khi bạn thức dậy là bạn đã không còn phân biệt chủng tộc nữa
Bir gün kalkıp da ırkçılığı bırakmıyoruz.하루 아침에 인종차별주의자가 없어질 수는 없습니다.
Bir gün kalkıp da ırkçılığı bırakmıyoruz.Man wacht nicht eines Morgens auf und ist kein Rassist mehr.
Bir gün kalkıp da ırkçılığı bırakmıyoruz.Nem ébredünk fel úgy, hogy már nem vagyunk rasszisták.
Bir gün kalkıp da ırkçılığı bırakmıyoruz.Neprestanete byť rasistom zo dňa na deň.
Bir gün kalkıp da ırkçılığı bırakmıyoruz.Non è che ci si svegli un giorno e non si è più razzisti.
Bir gün kalkıp da ırkçılığı bırakmıyoruz.Nu te trezești într-o zi și constați că nu mai există niciun rasist.
Bir gün kalkıp da ırkçılığı bırakmıyoruz.To poważne problemy. Nikt nie budzi się z myślą "już nie jestem rasistą".
Bir gün kalkıp da ırkçılığı bırakmıyoruz.Uno no despierta un día y ya no existe el racismo.
Bir gün kalkıp da ırkçılığı bırakmıyoruz.Δεν ξυπνάς μια μέρα και παύεις να είσαι ρατσιστής.
Bir gün kalkıp da ırkçılığı bırakmıyoruz.Нельзя за один день перестать быть расистом.
Bir gün kalkıp da ırkçılığı bırakmıyoruz.Не се събуждате един ден и вече не сте расист.
Bir gün kalkıp da ırkçılığı bırakmıyoruz.אתם לא מתעוררים יום אחד וכבר אינכם גזענים.
Bir gün kalkıp da ırkçılığı bırakmıyoruz.لا يستيقظ المرء يوما ما معافا من العنصرية.
Bir gün kalkıp da ırkçılığı bırakmıyoruz.人の心に深く根付いた差別意識を 除去するには長い年月を要します
Bu durum, ABD'deki siyahların durumuyla aynı. Irkçılığa karşı savaşanlar da hep siyahlardı...동성애 문제는 과거 미국에서의 흑인 문제와 같다. 인종차별에 맞서 싸웠던건 언제나 흑인들이었다.
Bu durum, ABD'deki siyahların durumuyla aynı. Irkçılığa karşı savaşanlar da hep siyahlardı...В Америке была похожая ситуация во время борьбы афроамериканцев за свои права.
Bu durum, ABD'deki siyahların durumuyla aynı. Irkçılığa karşı savaşanlar da hep siyahlardı...В Америці була схожа ситуація під час боротьби афроамериканців за свої права.
Bu durum, ABD'deki siyahların durumuyla aynı. Irkçılığa karşı savaşanlar da hep siyahlardı...كان أيضا من هذا القبيل للسود في الولايات المتحدة. كان دائما السود الذين حاربوا ضد العنصرية.
Bu durum, ABD'deki siyahların durumuyla aynı. Irkçılığa karşı savaşanlar da hep siyahlardı...同性愛者の戦いも同様です。ただその方法について、私には納得いきかねる部分がありますね。
Bu Führer Gücün Karanlık Tarafını Parçalayacak! Tıpkı Rap Irkçılığı gibi!Führer murskaa pimeän puolen, kuten Apartheidin räpin
Bu Führer Gücün Karanlık Tarafını Parçalayacak! Tıpkı Rap Irkçılığı gibi!Führer rozgniecie Ciemną Stronę Mocy jak Apartheid
Bu Führer Gücün Karanlık Tarafını Parçalayacak! Tıpkı Rap Irkçılığı gibi!Il Führer schiaccerà il lato oscuro, come un Apartheid del rap
Bu Führer Gücün Karanlık Tarafını Parçalayacak! Tıpkı Rap Irkçılığı gibi!Le Füher va écraser la côté obscur comme l'Apartheid
Bu Führer Gücün Karanlık Tarafını Parçalayacak! Tıpkı Rap Irkçılığı gibi!O Fuher esmagará o lado negro como Apartheid
Bunlardan hangisi Eylül ayında gördüğümüz ulusal çaptaki ırkçılığı körüklüyor?11월 4일에 있었던 큰 국민적인 실험(대통령 선거)에서 인종차별의 징후를 나타낸 것이 과연 무엇일까요?
Bunlardan hangisi Eylül ayında gördüğümüz ulusal çaptaki ırkçılığı körüklüyor?Które z nich mogły wywołać przejawy rasizmu, których byliśmy świadkami 4. listopada?
Bunlardan hangisi Eylül ayında gördüğümüz ulusal çaptaki ırkçılığı körüklüyor?Что из этих факторов привело к открытому проявлению расизма в большом всенародном эксперименте 4 ноября?
Bunlardan hangisi Eylül ayında gördüğümüz ulusal çaptaki ırkçılığı körüklüyor?איזה מהם נראה שמקדם את ההתגלמות הזו של של גזענות בניסוי הלאומי הזה שהיה לנו בארבעה בנובמבר?
Bunlardan hangisi Eylül ayında gördüğümüz ulusal çaptaki ırkçılığı körüklüyor?واي من هذه يبدو كدافع هذه المظاهر من العنصرية في هذه التجربة الوطنية الكبيرة لدينا في الرابع من نوفمبر؟
Bunlardan hangisi Eylül ayında gördüğümüz ulusal çaptaki ırkçılığı körüklüyor?この国家的大実験における 人種差別の表出を引き起こしたものなのでしょうか? 実際予測を可能にするような
Bu resimler savaşa ve ırkçılığa karşı direnişi ateşledi.As imagens deles fomentaram a resistência à guerra e ao racismo.
Bu resimler savaşa ve ırkçılığa karşı direnişi ateşledi.Az ő képeik táplálták a háborúval és rasszizmussal szembeni ellenállást.
Bu resimler savaşa ve ırkçılığa karşı direnişi ateşledi.Các bức ảnh của họ củng cố phong trào chống chiến tranh và phân biệt chủng tộc.
Bu resimler savaşa ve ırkçılığa karşı direnişi ateşledi.Fotografie poháněly odpor k válce a k rasismu.
Bu resimler savaşa ve ırkçılığa karşı direnişi ateşledi.Gambar-gambar mereka menggelorakan penentangan terhadap perang dan rasisme.
Bu resimler savaşa ve ırkçılığa karşı direnişi ateşledi.Hun beelden wakkerden verzet aan tegen de oorlog en racisme.
Bu resimler savaşa ve ırkçılığa karşı direnişi ateşledi.Ich obrazy podsycały opór przeciwko wojnie i rasizmowi.
Bu resimler savaşa ve ırkçılığa karşı direnişi ateşledi.Ihre Bilder schürten den Widerstand gegen Krieg und Rassismus.
Bu resimler savaşa ve ırkçılığa karşı direnişi ateşledi.Imaginile capturate de aceşti fotografi au alimentat rezistenţa faţă de război şi rasism.
Bu resimler savaşa ve ırkçılığa karşı direnişi ateşledi.그들의 사진은 전쟁과 인종차별에 대한 저항심을 자극했습니다.
Bu resimler savaşa ve ırkçılığa karşı direnişi ateşledi.Leurs images alimentaient un mouvement de résistance à la guerre et au racisme.
Bu resimler savaşa ve ırkçılığa karşı direnişi ateşledi.Sus imágenes alimentaron el rechazo a la guerra y al racismo.
Bu resimler savaşa ve ırkçılığa karşı direnişi ateşledi.Их фотографии подогревали сопротивление войне и расизму.
Bu resimler savaşa ve ırkçılığa karşı direnişi ateşledi.Техните снимки подхранваха съпротивата срещу войната и расизма.