ırkçı ile cümle

ırkçı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
1967 - Newark'ta (New Jersey) altı gün sürecek olan ırkçı ayaklanmalar başladı.1967 - Ξεσπούν ταραχές στο Νιούαρκ (Νιου Τζέρσεϊ).
"Irkçı değil misin?Δεν είμαι ρεπουμπλικανός".
Kendi deneyimlerinden ötürü Henry, futbolda ırkçılıkla mücadele eden bir birey konumundadır.Uden for banen er Henry som følge af sine egen erfaringer en aktiv talsmand mod racisme i fodbold.
1964 - Irkçı politikaları nedeniyle Güney Afrika, Olimpiyat Oyunları'ndan men edildi.1964 - Sydafrika bliver udelukket fra de Olympiske Lege på grund af landets apartheid-politik.
Irkçılık öncelikle siyah Afrikalılara, sonra da Slavlara yönelmiştir.Først blev behovet dækket af indianere, og senere af afrikanske slaver.
Ancak ırkçı hakaret barındırdığından şarkının adı değiştirildi.Men på grund af forvirring omkring .NET-teknologien blev navnet ændret.
Ayrıca oyun ırkçılıkla da suçlanmıştır.Det er også fare for jøkelløb.
Irkçılığı futbolun dışına itelim!Bjerke IL Fotball.
P. 331. ^ "Türk kızına ırkçı saldırı".Side 44 ^ «Skuffet over ruspolitikken».
Irkçılık öncelikle siyah Afrikalılara, sonra da Slavlara yönelmiştir.Først ble behovet dekket av indianere, og seinere afrikanske slaver.
Eric Theodore Cartman, South Park'ın ailesi Alman soylu, antipatik, sinirli, küfürbaz ve ırkçı kahramanı.Eric Theodore Cartman: Han er kanskje det feteste barnet i South Park, rasistisk, vulgær og barnslig.
Irkçıda ise hem dünya hem zaman ­bölünmüştür.Gautier sjelnet da mellom en rom- og en tid-dimensjon (fjerne land; fjerne tider).
Ancak, Nietzche bunu asla bir ırkçı planda geliştirmemiştir çünkü kendisi ırkçılığa karşı bir filozoftu.Tetapi, Nietzsche tidak pernah mengembangkan konsep tersebut untuk hal-hal rasial.
Bu ırkçılıktaki uygulanan asıl politika ise Nazilerin Aryan olduklarını kanıtlamaya çalışmalarıdır.Kebijakan aktual yang diterapkan oleh Nazi adalah sertifikat Aryan.
Parsonslar bütün ırkçıların nefretini kazandılar.Kematian Satoru membuatnya benci pada orang-orang berkekuatan.
Görevi, aryan]]lılar dışındaki ırkçı profillerin, özellikle de Roman]]ların yok edilmesiydi.Hancurnya perdaban Minoa (Indus) oleh bangsa Arya.
Irkçılık, savaş ile birlikte Sartre'ın ilgi alanına girmiş bir kavramdı.Tồn tại và hư vô là sự tổng hợp quan điểm chính của Sartre về cuộc sống.
Görevi, aryan]]lılar dışındaki ırkçı profillerin, özellikle de Roman]]ların yok edilmesiydi.Cụm tác chiến quân đoàn "Felber" (Đức) bị xóa sổ.
"Irkçı değil misin?("Anh có theo đạo không?
Görevi, aryan]]lılar dışındaki ırkçı profillerin, özellikle de Roman]]ların yok edilmesiydi.暴走したタイラントに襲撃されて死亡) パトリック・レイズ(ラクーン動物園職員。
Buna benzer yorumlar nedeniyle bazıları Gandi'yi ırkçılıkla suçladı.随方毘尼を恣意的に解釈して破戒を正当化する者もいる。
Irkçı ve etnik ayrımcılığının tüm türlerine son verilmesini talep ediyoruz.階級的並びに民族的差別の根本的廃止。
Koyu tenli Mısırlılar şarkıcıyı ırkçılık ve ayrımcılık içeren bir şarkı söylemekle suçladı.こうした黒人たちの讃美歌は、白人の讃美歌の歌詞や旋律を黒人のリズム・交互唱・シャウトにはめ込んだものと言える。
1984 - Güney Afrika Cumhuriyeti'nde ırkçılığa karşı genel grev yapıldı.1989年 - ウズベク共和国で民族暴動が発生する。
Fazlasıyla milliyetçi ve hatta ırkçıdırlar.你们是爱国主义者,也是国际主义者。
O, South Park'ta Amerika'nın ırkçı, Cumhuriyetçi, Cahil kısmını temsil etmektedir.他代表的美国南方黑暗、无知、种族仇恨的一面。
Faşizm, çoğu zaman yanlış bir tabirle “Irkçılık” olarak da adlandırılır.有时与仁错贡玛合称为“仁错”。
Borat, Özbek ve Çingenelere karşı ırkçı.憎恨全世界、忍者與人類。
Kıvanç Ağaoğlu ırkçılık iddialarını reddetmiştir.일본은 왜 위안부 실체를 부정하는가.
Irkçılığa düşman mısın?“‘이부망천’에 화났나?
Jackson, Sony'yi ve müzik sanayisini ırkçılıkla suçladı.העריצה את לאונרד וצחקה ממקס.
Ian bu süre boyunca kadın düşmanlığı, ırkçılık ve homofobi içeren hareketlerde bulunur.כל אותה עת איין מתרברב במיזוגיניה, הגזענות וההומופוביה שלו.
Irkçı bir tavır sergileyerek siyahilere daire satmadı.הוא לא גינה תקיפה של מפגינים שחורים.
Irkçılığa ve Milliyetçiliğe DurDe!.הגירה פנימית, ובין לאומית.
Ancak bazı ırkçı tepkilerle karşılaştı.היו שראו בדברים גזענות.
Ancak One In A Million şarkısındaki bazı kelimeler Axl Rose'a ırkçı ve homofobik suçlamasını getirdi.Заради песента One in a Million Аксел Роуз е обвинен в расизъм и хомофобия.
1950'li ve 60'lı yıllarda ırkçılığa açıkça karşı çıkan bir avuç Hollywood oyuncusundan biriydi.През 1950-те години, той е сред малкото холивудски актьори, които говорят открито против расизма.
Son olarak bir polise ırkçı (Nazi) dediği için 4 ay hapis yatmıştır.И накрая, той беше осъден на 4 месеца затвор, защото нарече полицейски расист (нацист).
Irkçılık da bazen zenofobinin uç bir türü olarak nitelendirilmektedir.Na primjer, rasizam se ponekad opisuje kao oblik ksenofobije.
Evet bu bir ırkçı saldırı olabilir ama buna çok güldüm.Znam da to zvuči smiješno ali je istina.
Örneğin, İsrail Devletinin bir ırkçı çabanın varlığı olduğunu iddia etmek.U prosvjedu je izjavio da je provala hrvatske vojske u Međimurje nezakonita.
Irkçı teröre karşı birlikte güçlüyüz!".Moramo ostati ujedinjeni u borbi protiv istog.”
Lorde'ye göre ırkçı politikayı bitirmek için siyahi erkek ve kadınların arasındaki kavganın bitmesi gerekiyor.Podľa žalobcov chcel Manson vraždami rozpútať rasovú vojnu medzi bielymi a čiernymi Američanmi.
Ancak ırkçılık kavramı, faşizmi açıklamada tek başına yeterli değildir.Roman je sicer veliko več kot le razkritje stalinističnega zla.
Eric Theodore Cartman, South Park'ın ailesi Alman soylu, antipatik, sinirli, küfürbaz ve ırkçı kahramanı.Eric Theodore Cartman (Erikas Teodoras Kartmanas) – apkūnus, nervingas, sadistiškas ir grubus.
Fakat ırkçılık onu götürdü.Loodus hoidis teda.
Giderek milliyetçiliği, yabancı düşmanlığına ve ırkçılığa dayandı.Ta propageeris tasapisi riiklikku iseseisvust ja rahvuslust.
Parsonslar bütün ırkçıların nefretini kazandılar.Nad muutusid kõigi troojalaste vihkajateks.
Irkçı bir tavır sergileyerek siyahilere daire satmadı.Mustanahalisi külastajaid ümberkaudsed majutusasutused ei majutanud.
1971'de doğdum. Irkçı bir rejim altında yaşadık.Urodziłem się w 1971 roku, w czasach apartheidu.
1971'de doğdum. Irkçı bir rejim altında yaşadık.וממה לברוח.
Açgözlülük, iş dünyası ve ırkçılığın genetikle bir ilgisi yoktur.A genetikának semmi köze a kapzsisághoz, üzlethez, faji előítélethez.
Açgözlülük, iş dünyası ve ırkçılığın genetikle bir ilgisi yoktur.Geeneillä ei ole mitään tekemistä ahneuden, bisneksen tai rotuennakkoluulojen kanssa.
Açgözlülük, iş dünyası ve ırkçılığın genetikle bir ilgisi yoktur.Genen hebben niets te maken met hebzucht, handel en racisme.
Açgözlülük, iş dünyası ve ırkçılığın genetikle bir ilgisi yoktur.Genetica nu are nimic de-a face cu lăcomia, afacerile, prejudecata rasială.
Açgözlülük, iş dünyası ve ırkçılığın genetikle bir ilgisi yoktur.Genetika nijak nesouvisí s chamtivostí, byznysem, rasovými předsudky.
Açgözlülük, iş dünyası ve ırkçılığın genetikle bir ilgisi yoktur.Genetika nima nobene povezave s pohlepom, poklicem, rasnimi predsodki.
Açgözlülük, iş dünyası ve ırkçılığın genetikle bir ilgisi yoktur.Genetik har inget att göra med girighet, affärsverksamhet, rasistiska fördomar.
Açgözlülük, iş dünyası ve ırkçılığın genetikle bir ilgisi yoktur.Genetik hat nichts mit Gier, Wirtschaft und Rassenvorurteilen zu tun.
Açgözlülük, iş dünyası ve ırkçılığın genetikle bir ilgisi yoktur.Genetyka nie ma żadnego związku z chciwością, biznesem czy uprzedzeniami rasowymi.

İlgili Sayfalar