ırkçı ile cümle

ırkçı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
EUMC ulusal düzeyde bilgi toplayan bir Avrupa ırkçılık ve yabancı düşmanlığı bilgi ağı (RAXEN) işletir.Adresse: Rahlgasse 3A-1060 Vienna Tlf.: (43-1) 580 30-0Fax: (43-1) 580 30-93
EUMC ulusal düzeyde bilgi toplayan bir Avrupa ırkçılık ve yabancı düşmanlığı bilgi ağı (RAXEN) işletir.Anschrift: Rahlgasse 3,A-1060 Wien Tel.: (43-1) 580 30-0Fax: (43-1) 580 30-93
EUMC ulusal düzeyde bilgi toplayan bir Avrupa ırkçılık ve yabancı düşmanlığı bilgi ağı (RAXEN) işletir.Dirección: Rahlgasse 3A-1060 Wien Tel. (43-1) 580 30-0Fax (43-1) 580 30-93
EUMC ulusal düzeyde bilgi toplayan bir Avrupa ırkçılık ve yabancı düşmanlığı bilgi ağı (RAXEN) işletir.Indirizzo: Rahlgasse 3A-1060 Vienna Tel.: (43-1) 580 30-0Fax: (43-1) 580 30-93
EUMC ulusal düzeyde bilgi toplayan bir Avrupa ırkçılık ve yabancı düşmanlığı bilgi ağı (RAXEN) işletir.Osoite: Rahlgasse 3,A-1060 Wien,P. (43-1) 580 30-0F. (43-1) 580 30-93
Evet, ırkçısın ama yine de kapıyı senin için açık bırakacağım.Ale hej, stále si rasista, - no vždy ti podám pomocnú ruku.
Evet, ırkçısın ama yine de kapıyı senin için açık bırakacağım.Da, sunteți rasiști, dar tot vă țin ușa deschisă.
Evet, ırkçısın ama yine de kapıyı senin için açık bırakacağım.Già, voi siete razzisti ma io sarò comunque lì a tenere la porta aperta per voi.
Evet, ırkçısın ama yine de kapıyı senin için açık bırakacağım.저는 당신을 위해 계속 문을 열어놓고 있을 것입니다.
Evet, ırkçısın ama yine de kapıyı senin için açık bırakacağım.Oui, tu es raciste, mais je vais quand même te tenir la porte ouverte.
Evet, ırkçısın ama yine de kapıyı senin için açık bırakacağım.Sí, eres racista, pero aun así te sujetaré la puerta al pasar.
Evet, ırkçısın ama yine de kapıyı senin için açık bırakacağım.Tak, jesteś rasistą, ale i tak przytrzymam ci drzwi.
Evet, ırkçısın ama yine de kapıyı senin için açık bırakacağım.Ναι, είσαι ρατσιστής, αλλά και πάλι θα σου κρατήσω την πόρτα ανοιχτή.
Evet, ırkçısın ama yine de kapıyı senin için açık bırakacağım.Да, вие сте расисти, но аз все още държа вратата отворена за вас.
Evet, ırkçısın ama yine de kapıyı senin için açık bırakacağım.כן, אתה גזען אבל אני עדיין הולך להחזיק בשבילך את הדלת פתוחה.
Evet, ırkçısın ama yine de kapıyı senin için açık bırakacağım.نعم، أنت عنصري ولكنني سأفتح الباب لك.
Fakat, "ırkçılık" ve "işgal" kelimelerini kullanma!No mencione la palabra "apartheid" y "ocupación".
Fakat, "ırkçılık" ve "işgal" kelimelerini kullanma!Non nomini le parole "apartheid" e "occupazione."
Güney Afrika'da insanlar gerçeğe ve uzlaşmaya adanmadan ırkçılığın çözümlenmeyeceğini anladılar.남아공의 사람들은 '진실과 화해'를 위한 진정한 노력이 없이는 인종차별의 과거를 벗어날 수 없다는 것을 잘 이해하고 있었지요.
Güney Afrika'da insanlar gerçeğe ve uzlaşmaya adanmadan ırkçılığın çözümlenmeyeceğini anladılar.V Jižní Africe pochopili, že s apartheidem se nemohou vypořádat bez závazku pravdy a usmíření.
Güney Afrika'da insanlar gerçeğe ve uzlaşmaya adanmadan ırkçılığın çözümlenmeyeceğini anladılar.W Afryce Południowej ludzie zrozumieli, że nie da się pokonać apartheidu bez prawdy i pojednania.
Güney Afrika'da insanlar gerçeğe ve uzlaşmaya adanmadan ırkçılığın çözümlenmeyeceğini anladılar.В Южной Африке люди поняли, что невозможно победить апартеид без признания правды и примирения.
Güney Afrika'da insanlar gerçeğe ve uzlaşmaya adanmadan ırkçılığın çözümlenmeyeceğini anladılar.בדרום אפריקה, אנשים הבינו שאנחנו לא יכולים להתגבר על אפרטהייד בלי מחויבות לאמת ולפיוס.
Güney Afrika'da insanlar gerçeğe ve uzlaşmaya adanmadan ırkçılığın çözümlenmeyeceğini anladılar.في جنوب أفريقيا ، فهم الناس أنه لا يمكنهم مواجهة التمييز من دون الإلتزام بالإعتراف بالحقيقة والمصالحة.
Güney Afrika'da insanlar gerçeğe ve uzlaşmaya adanmadan ırkçılığın çözümlenmeyeceğini anladılar.真実の発見と和解に深く関与しなければ 隔離政策の克服はないと知っていました ルワンダの大量虐殺の後ですら 和解への深い関与がありましたが
Hizmetimden gurur duymak istedim ama ancak utanç duydum. Irkçılık bu işgalin gerçekliğini artık gizleyemez.E ho provato a essere fiero del mio operato,ma tutto quello che ho provato è stata vergogna.
Hizmetimden gurur duymak istedim ama ancak utanç duydum. Irkçılık bu işgalin gerçekliğini artık gizleyemez.E intenté de verdad tratar de sentirme orgulloso de mi servicio, pero todo lo que pude sentir fue vergüenza.
Hizmetimden gurur duymak istedim ama ancak utanç duydum. Irkçılık bu işgalin gerçekliğini artık gizleyemez.Ich wollte immer stolz auf meine Einheit sein, doch ich konnte nur Scham empfinden.
Hizmetimden gurur duymak istedim ama ancak utanç duydum. Irkçılık bu işgalin gerçekliğini artık gizleyemez.Si am incercat foarte mult sa fiu mandru de serviuciul meu, dar tot ce am putut simti a fost rusinea.
Hizmetimden gurur duymak istedim ama ancak utanç duydum. Irkçılık bu işgalin gerçekliğini artık gizleyemez.Опитах се да бъда горд от службата си, но всичко, което чувствах, беше срам.
[Iain] Oh, Sayın kanama kalp, başlamayın nasıl-ebilmek sen bir Asansör ırkçı?적당히 해둬, 엘레베이터가 인종이 어딨어.
İki ülke arasındaki politik ve ekonomik uyumsuzluklar ırkçı ideolojiyi körüklemiştir.La ideología racista ha sido exacerbada por las desigualdades económicas y políticas entre los dos países.
İki ülke arasındaki politik ve ekonomik uyumsuzluklar ırkçı ideolojiyi körüklemiştir.L'idéologie raciste est exacerbée par les disparités économiques et politiques entre les deux pays.
Irkçı bir rejim altında yaşadık.Am trăit sub regimul apartheid.
Irkçı bir rejim altında yaşadık.우린 인종차별정책에 신음해야 했죠.
Irkçı bir rejim altında yaşadık.Noi abbiamo vissuto sotto il regime dell'apartheid.
Irkçı bir rejim altında yaşadık.Nós vivíamos sob o regime do Apartheid.
Irkçı bir rejim altında yaşadık.Nous avons vécu sous le régime de l'apartheid.
Irkçı bir rejim altında yaşadık.Vivimos bajo el régimen del apartheid.
Irkçı bir rejim altında yaşadık.We leefden onder het apartheidsregime.
Irkçı bir rejim altında yaşadık.Wir lebten unter dem Apartheid-Regime.
Irkçı bir rejim altında yaşadık.Žili sme v aparteidnom režime.
Irkçı bir rejim altında yaşadık.Ζούσαμε σε ένα καθεστώς φυλετικής διάκρισης.
Irkçı bir rejim altında yaşadık.Живеехме при режима на апартейд.
Irkçı bir rejim altında yaşadık.Мы жили под режимом апартеида.
Irkçı bir rejim altında yaşadık.وقد عشنا تحت دولة الفصل العنصري.
Irkçı bir rejim altında yaşadık.でも私たち黒人は野生動物を扱ってよいとは
Irkçı bir suçun kurbanı olursanız, bu konuyu polise bildirin.Jos joudut rasistisen rikoksen uhriksi, ilmoita asiasta poliisille.
Irkçı bir suçun kurbanı olursanız, bu konuyu polise bildirin.Om du blir offer för ett rasistiskt brott ska du anmäla det till polisen.
Irkçı bir suçun kurbanı olursanız, bu konuyu polise bildirin.Si usted es víctima de un delito de racismo, informe de ello a la policía.
Irkçı bir suçun kurbanı olursanız, bu konuyu polise bildirin.Si vous êtes victime d'un crime raciste, veuillez en informer la police.
Irkçı bir suçun kurbanı olursanız, bu konuyu polise bildirin.Если вы оказались жертвой расистского преступления, сообщите об этом в полицию.
Irkçı bir suçun kurbanı olursanız, bu konuyu polise bildirin.إذا وقعت ضحية جريمة عنصرية، فبلغ الشرطة عن ذلك.
Irkçı bir suçun kurbanı olursanız, bu konuyu polise bildirin.名誉诋毁、歧视、威胁、欺辱或特意造成他人损失等行为。 不幸遭受种族主义犯罪侵害的人应向警察报案。
Irkçılar var örneğin.Sauf, peut-être le gouvernement et tout ça.
Irkçılar var örneğin.考えてみれば 人種差別主義者も面白いよね
Irkçılığa karşı savaşanlar da hep siyahlardı...A homoszexuálisoknál is így van.
Irkçılığa karşı savaşanlar da hep siyahlardı...Boli vždy černosi, ktorí bojovali proti rasismu.
Irkçılığa karşı savaşanlar da hep siyahlardı...Byli vždy černoši, kteří bojovali proti rasismu.
Irkçılığa karşı savaşanlar da hep siyahlardı...C'étaient toujours des personnes noires qui luttaient contre le racisme.

İlgili Sayfalar