ırkçı ile cümle

ırkçı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
5
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Güney Afrika Birliği, son yıllarda ırkçı sorunlar yaşamıştı.The Union of South Africa has had racial problems in recent years.
Siyah insanlara karşı hâlâ ciddi bir ırkçı nefret vardır.There is still serious racial hatred against black people.
O, ırkçılığa karşı çıkar.He opposes racism.
"Irkçı değilim, ama" ile başlayan her cümle aslında büyük ihtimalle çok ırkçıdır.Every sentence that starts with "I'm not racist, but" is likely to be very racist indeed.
George ırkçılık sorununu ele aldı.George took up the problem of racialism.
Siyah Amerikalılar, ırkçılıktan dolayı acı çekmeye devam ettiler.Black Americans continued to suffer from racism.
Irkçı gerilimler yüksek kaldı.Racial tensions remained high.
O, ırkçı gruplarla temas halinde olduğunu mahkemede itiraf etti.He confessed in court that he was in touch with racist groups.
Tom Mary'ye bir ırkçı şaka yaptı.Tom told Mary a racist joke.
Sen bir ırkçısın.You're a racist.
Gelecek nesil ırkçılığı asla bilmeyecek.The next generation will never know racism.
Burada bir sürü ırkçı olduğunu biliyorum ama adını değiştirmek zorunda değilsin.I know that there are many racists here, but you don't have to change your name.
Katılmıyorum, "ırk" kelimesini kullanmak ırkçı değildir.I disagree, it's not racist to use the word "race."
Irkçı mısın?Are you racist?
Irkçı biri misin?Are you a racist?
Hepiniz ırkçısınız.You're all racists.
Irkçı değilim.I'm not racist.
Tom bir ırkçı.Tom is a racist.
Tom'un ırkçı olmadığını biliyorum.I know Tom isn't a racist.
Irkçı insanlar cahildirler.Racist people are ignorant.
O çok ırkçıdır.He's so racist.
Ben ırkçı değilim, sadece herkesten nefret ediyorum.I'm not racist, I just hate everybody.
Bu sadece ırkçılıktır!This is just racism!
Bu ırkçılıktır.This is racism.
Irkçılık ve homofobi hala profesyonel futbolda önemli sorunlardır.Racism and homophobia are still major problems in professional football.
Irkçılık birçok toplumda yaygındır.Racism is common in many societies.
Irkçılık televizyonda bile var.Racism exists even on television.
Kurumsallaşmış ırkçılık polis gücü içinde önemli bir sorun.Institutionalised racism is a significant problem within the police force.
Irkçılığa hayır diyin.Say no to racism.
Irkçılık ciddi bir konu.Racism is a serious issue.
Dan odasının duvarlarını ırkçı sembollerle süsledi.Dan decorated the walls of his room with racist symbols.
Dan ırkçı inançlarını halkın önünde dile getirdi.Dan expressed his racist beliefs in public.
Dan ırkçılık karşıtı bir mitinge katıldı.Dan attended an anti-racist rally.
Dan ırkçı fikirlerini arkadaşlarına övdü.Dan touted his racist ideas to his friends.
Heart of Darkness ırkçılık kadar emperyalizm hakkında önemli sorular yükseltir.Heart of Darkness raises important questions about imperialism, as well as racism.
Irkçı önyargı bazı ülkelerde hala bir sorundur.Racial prejudice is still a problem in some countries.
Bu ırkçı olurdu.That would be racist.
Tom bir ırkçı değil.Tom isn't a racist.
O bana ırkçı geliyor.That sounds racist to me.
Beurs March birkaç bölüm ırkçılık ve şiddetten sonra patlak verdi.The Beurs March broke out after several episodes of racism and violence.
Ben hâlâ Tom'un bir ırkçı olduğunu düşünüyorum.I still think Tom is a racist.
Kurumsal ırkçılık ciddi bir sorundur.Institutional racism is a serious problem.
Tom'un ırkçı yorumları onun işine mal oldu.Tom's racist comments cost him his job.
Ben bir ırkçı değilim. Sen ırkçısın.I'm not a racist. You're the racist.
Sen gerçek ırkçısın.You're the real racist.
O gerçek ırkçı.He's the real racist.
Onlar gerçek ırkçı değil.They're the real racists.
Ben ırkçı değilim, ama .I'm not racist, but...
Ben ırkçı değilim, ama sadece onları sevmiyorum.I'm not a racist, but I just don't like them.
Onlar ırkçılar.They're racists.
O onu söylediği için gerçek bir ırkçı.He is the real racist for saying that.
O, onu söylediği için gerçek bir ırkçı.She's the real racist for saying that.
Onu söylediğin için gerçek bir ırkçısın.You're the real racist for saying that.
Onu ortaya attığın için gerçek bir ırkçısın.You're the real racist for bringing it up.
O, onu ortaya attığın için gerçek bir ırkçı.She's the real racist for bringing it up.
Ne cüretle bana ırkçı diyorsun?How dare you call me a racist?
Ben ırkçı değilim. Sadece o insanlardan hoşlanmıyorum.I'm not a racist. I just don't like those people.
Birinin ırkından bahseden ırkçı değildir.Mentioning someone's race isn't racist.
Irkçılık bugün çok açık değildir.Racism today isn't so overt.
Irkçılık bugün o kadar belirgin değildir.Racism today isn't so overt.

İlgili Sayfalar