ıkın ile cümle

ıkın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Siz ikiniz zaten birbirinizi tanıyor musunuz.Do you two already know each other?
Siz ikiniz şimdi ne hakkında tartışıyorsunuz?What are you two arguing about now?
Siz ikiniz bana bir an izin verir misiniz?Would you two excuse me one moment?
İkiniz de bana bir an izin verir misiniz?Would you both excuse me a moment?
Siz ikiniz aklınızı kaybettiniz mi?Have you both lost your minds?
Siz ikiniz nerede tanıştınız?Where did you two meet?
Siz ikiniz nerede buluştunuz?Where did you two meet?
Siz ikiniz ne kadar süredir evlisiniz?How long have you two been married?
Siz ikiniz ne zaman aşık oldunuz?When did you two fall in love?
Belki her ikinizi de daha sonra göreceğiz.Perhaps we'll see you both later.
Siz ikiniz öpüşüyor muydunuz?Have you two been kissing?
Siz ikiniz ne kadar süredir buradasınız?How long have you two been out here?
Siz ikiniz nereye gittiğinizi düşünüyorsunuz?Where do you two think you're going?
Siz ikiniz eğlenmek için ne yaparsınız?What do you two do for fun?
Siz ikiniz dövüşmeyi bırakır mısınız?Would the two of you quit fighting?
Siz ikiniz dövüşüyor muydunuz?Have you two been fighting?
Siz ikiniz dövüşüyor musunuz?Are you two having a fight?
İkinci kaptan kim?Who's the second in command?
İkinizden biri kahve ister misiniz?Would either of you like coffee?
İkinci tercihin nedir?What's your second choice?
İkinci şans olmayacak.There'll be no second chances.
İkinci bir fırsat olmayacak.There'll be no second chances.
Siz ikiniz neye bakıyorsunuz?What are you two staring at?
İkinizden biri bir şey ister misiniz?Would either of you like anything?
Siz ikiniz geçinmiyor musunuz?Are you two not getting along?
Siz ikiniz tekrar mı dövüşüyorsunuz?Are you two fighting again?
Siz ikiniz ne hakkında konuşuyorsunuz?What are you two talking about?
İkiniz ne hakkında konuştunuz?What did the two of you talk about?
Siz ikiniz ne hakkında konuşacaksınız?What are you two going to talk about?
Siz ikiniz ne hakkında tartışıyordunuz?What were you two arguing about?
Siz ikiniz ne hakkında tartışıyorsunuz?What are you two arguing about?
Dan sınıfından ikinci olarak mezun oldu.Dan graduated second in his class.
Siz ikiniz bana karşı ittifak halindesiniz.The two of you are in cahoots against me!
İkinci el elektrikli cihazlarda, muhakkak kullanılmış olduklarını gösteren izler bulunur.ׂSecond-hand electrical equipment always shows signs of use.
Siz ikiniz, ilk nerede karşılaşmıştınız?Where did you two first meet each other?
İngiliz halkının yüzde yetmişi ikinci bir dil konuşamaz.Seventy percent of British people cannot speak a second language.
İngiliz halkının yüzde yetmişi ikinci bir dil kullanmaz.Seventy percent of the British people don't speak a second language.
Siz ikinize en iyisini diliyorum.I wish you two the best.
Tom geçen yıl ikinci karısından boşandı.Tom divorced his second wife last year.
Tom geçen yıl ikinci karısını boşadı.Tom divorced his second wife last year.
Bugün ayın ikinci günü.Today is the second day of the month.
İkinci bir görüş almak istiyorum.I'd like to get a second opinion.
İkinci Dünya Savaşı 1939'da başladı ve 1945'te sona erdi.The Second World War began in 1939 and ended in 1945.
Winston Churchill İkinci Dünya Savaşı sırasında İngiltere'nin başbakanıydı.Winston Churchil was the Prime Minister of Britain during the Second World War.
Siz ikiniz ayrıldınız mı?Did you two break up?
Tom ikinci sırada geldi.Tom came second.
İkinizin de haklı olduğunuzu düşünüyorum.I think you're both right.
Siz ikinizin birbirinizi tanıdığınızı düşündüm.I thought you two knew each other.
1683 yılında Türkler ikinci kez Viyana'ya saldırdı.In 1683 the Turks attacked Vienna for the second time.
O, ikinci el bir araba aldığını söyledi.He said that he had bought a used car.
Tom bölüm birincisiydi ve Mary okulu ikincilikle bitiren öğrenciydi.Tom was valedictorian and Mary was the salutatorian.
Tom 2013 yılında ikinci derece saldırı suçundan hüküm giydi.Tom was convicted of second-degree assault in 2013.
Tom, Mary'nin ikinci kocasıdır.Tom is Mary's second husband.
Sen bir ikinci sınıf öğrencisi misin?Are you a sophomore?
Tom ikinciydi.Tom was second.
Tom'un doğduğu yıl üniversitede ikinci sınıf öğrencisiydim.I was a sophomore in college the year Tom was born.
Siz ikiniz de doğrusunuz.You both are correct.
Tom ekibin ikinci en iyi vuruş oyuncusuydu.Tom was the second-best hitter on the team.
İkiniz de yorgun görünüyorsunuz.You both seem tired.
Tom ikinci tabanı çaldı.Tom stole second base.

İlgili Sayfalar