ışır ile cümle
ışır kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Sonunda gerçekten ısırır gibi kilit oldukça farklı bir tıklama Gregor uyandım.استيقظ فوق تختلف تماما من حيث تأمين قطعت أخيرا يصل حقا جريجور.
Sonunda gerçekten ısırır gibi kilit oldukça farklı bir tıklama Gregor uyandım.彼は彼自身に言った重く呼吸、"だから私は、錠前師を必要としなかった"と彼は彼を設定する
Sonunda yılan gibi ısırır, Engerek gibi sokar.aber danach beißt er wie eine Schlange und sticht wie eine Otter.
Sonunda yılan gibi ısırır, Engerek gibi sokar.Al fin muerde como serpiente, y envenena como víbora
Sonunda yılan gibi ısırır, Engerek gibi sokar.a naposled piči kakor kača in zbode kakor gad.
Sonunda yılan gibi ısırır, Engerek gibi sokar.Bo na koniec jako wąż ukąsi, a jako żmija uszczknie;
Sonunda yılan gibi ısırır, Engerek gibi sokar.dar pe urmă ca un şarpe muşcă şi înţeapă ca un basilisc.
Sonunda yılan gibi ısırır, Engerek gibi sokar.Esok paginya engkau merasa seperti telah dipagut ular berbisa
Sonunda yılan gibi ısırır, Engerek gibi sokar.finirà con il morderti come un serpente e pungerti come una vipera
Sonunda yılan gibi ısırır, Engerek gibi sokar.Il finit par mordre comme un serpent, Et par piquer comme un basilic.
Sonunda yılan gibi ısırır, Engerek gibi sokar.이것이 마침내 뱀 같이 물 것이요 독사 같이 쏠 것이며
Sonunda yılan gibi ısırır, Engerek gibi sokar.Lopulta se puree kuin käärme ja pistää kuin myrkkylisko.
Sonunda yılan gibi ısırır, Engerek gibi sokar.maar bijt uiteindelijk als een slang en spuwt gif als een adder.
Sonunda yılan gibi ısırır, Engerek gibi sokar.men bider til sidst som en Slange og spyr sin Gift som en Øgle;
Sonunda yılan gibi ısırır, Engerek gibi sokar.Naposledy jako had uštípne, a jako štír ušťkne.
Sonunda yılan gibi ısırır, Engerek gibi sokar.Naposledy poštípe jako had a bodne jako bazilišek.
Sonunda yılan gibi ısırır, Engerek gibi sokar.No seu fim morderá como a cobra, e como o basilisco picará.
Sonunda yılan gibi ısırır, Engerek gibi sokar.På sistone stinger det ju såsom ormen, och likt basilisken sprutar det gift.
Sonunda yılan gibi ısırır, Engerek gibi sokar.Rốt lại , nó cắn như rắn , Chít như rắn_lục ;
Sonunda yılan gibi ısırır, Engerek gibi sokar.Rốt lại, nó cắn như rắn, Chít như rắn lục;
Sonunda yılan gibi ısırır, Engerek gibi sokar.Til sist biter den som en slange og hugger som en huggorm;
Sonunda yılan gibi ısırır, Engerek gibi sokar.Végre, mint a kígyó, megmar, és mint a mérges kígyó, megcsíp.
Sonunda yılan gibi ısırır, Engerek gibi sokar.Εν τω τελει αυτου δακνει ως οφις και κεντρονει ως βασιλισκος
Sonunda yılan gibi ısırır, Engerek gibi sokar.впоследствии, как змей, оно укусит, и ужалит, как аспид;
Sonunda yılan gibi ısırır, Engerek gibi sokar.Защото после то хапе като змия, И жили като ехидна.
Sonunda yılan gibi ısırır, Engerek gibi sokar.אחריתו כנחש ישך וכצפעני יפרש׃
Sonunda yılan gibi ısırır, Engerek gibi sokar.في الآخر تلسع كالحية وتلدغ كالافعوان.
Sonunda yılan gibi ısırır, Engerek gibi sokar.見 上
Sonunda yılan gibi ısırır, Engerek gibi sokar.見上
Tamam. Bir ısırık.Eén hapje.
Tamam. Bir ısırık.Está bien, un mordisco.
Tamam. Bir ısırık.Jaja, ett bett.
Tamam. Bir ısırık. Ne olacak ki?알았어. 한 입만. 까지것, 어떻게 되겠어?
Tamam. Bir ısırık. Ne olacak ki?טוב. ביס אחד. מה זה משנה?
Tamam. Bir ısırık. Ne olacak ki?حسناَ، قضمة واحدة، لا شيء يهم؟
Tamam. Bir ısırık. Ne olacak ki?(笑)
Tamam. Bir ısırık.Okay, einen Biss.
Tamam, kendin ye. -Isır, al, al!Musca de aici!
Tatlı ve temizdi, sanki okyanustan bir ısırık alıyormuşsunuz gibi.Avea un gust dulce şi curat ca şi cum ai fi luat o muşcătură de ocean.
Tatlı ve temizdi, sanki okyanustan bir ısırık alıyormuşsunuz gibi.Aveva un sapore dolce e pulito era come dare un morso all'oceano.
Tatlı ve temizdi, sanki okyanustan bir ısırık alıyormuşsunuz gibi.Chutnala sladce a čistě jako když si kousnete do oceánu.
Tatlı ve temizdi, sanki okyanustan bir ısırık alıyormuşsunuz gibi.Det smakade sött och rent som om du tog en smakbit av havet.
Tatlı ve temizdi, sanki okyanustan bir ısırık alıyormuşsunuz gibi.Édes és tiszta íze volt, mintha az óceánba haraptál volna.
Tatlı ve temizdi, sanki okyanustan bir ısırık alıyormuşsunuz gibi.Elle avait un goût doux et propre comme si vous goûtiez une bouchée d'océan.
Tatlı ve temizdi, sanki okyanustan bir ısırık alıyormuşsunuz gibi.Hij smaakte zoet en schoon alsof je een hap uit de oceaan nam.
Tatlı ve temizdi, sanki okyanustan bir ısırık alıyormuşsunuz gibi.달콤하고 깔끔해서 마치 바다 한 모금을 마시는 느낌이었죠.
Tatlı ve temizdi, sanki okyanustan bir ısırık alıyormuşsunuz gibi.Miała słodki i czysty smak, prawie jakby ugryźć kawałek oceanu.
Tatlı ve temizdi, sanki okyanustan bir ısırık alıyormuşsunuz gibi.Nó có vị ngọt và sạch như các bạn đang cắn một miếng từ đại dương.
Tatlı ve temizdi, sanki okyanustan bir ısırık alıyormuşsunuz gibi.Rasanya manis dan bersih seakan-akan anda mencicipi rasa lautan.
Tatlı ve temizdi, sanki okyanustan bir ısırık alıyormuşsunuz gibi.Sie schmeckte süß und rein, als ob man einen Bissen vom Ozean nehmen würde.
Tatlı ve temizdi, sanki okyanustan bir ısırık alıyormuşsunuz gibi.Tenía un gusto dulce y limpio como si estuvieras comiendo un bocado del oceano.
Tatlı ve temizdi, sanki okyanustan bir ısırık alıyormuşsunuz gibi.Tinha um sabor doce e natural como se estivesse a dar uma dentada no próprio oceano.
Tatlı ve temizdi, sanki okyanustan bir ısırık alıyormuşsunuz gibi.Ήταν γλυκιά και καθαρή σαν να έβαζες τον ωκεανό στο στόμα σου.
Tatlı ve temizdi, sanki okyanustan bir ısırık alıyormuşsunuz gibi.Вкусът беше сладък и чист, все едно отхапвам парченце от океана.
Tatlı ve temizdi, sanki okyanustan bir ısırık alıyormuşsunuz gibi.Она была сладкая и чистая, будто вы берёте в рот кусочек океана.
Tatlı ve temizdi, sanki okyanustan bir ısırık alıyormuşsunuz gibi.היה לזה טעם מתוק ונקי כאילו לקחת ביס מהאוקינוס.
Tatlı ve temizdi, sanki okyanustan bir ısırık alıyormuşsunuz gibi.فقد كان مذاقه " نظيفاً وناعماً " كما لو أنك تأكل قضمة من المحيط
Tatlı ve temizdi, sanki okyanustan bir ısırık alıyormuşsunuz gibi.大海の一片を 口に入れたと思った ミゲールにそう言うと 彼はうなずいて
Tekmeler ve ısırır ve farklı sıvılar salgılar, fakat nafile, hiç bir şey olmayacak.Afid ini menendang, menggigit dan mengeluarkan cairan lainnya namun tidak ada yang akan terjadi.
Tekmeler ve ısırır ve farklı sıvılar salgılar, fakat nafile, hiç bir şey olmayacak.Esperneia e morde e segrega diversos líquidos, mas, na realidade, nada acontece.