ışır ile cümle
ışır kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Bir çıngıraklı yılanın ısırığı zehirle doludur.A rattlesnake's bite is filled with poison.
Seni ısırdığında bana şikayet etmeye gelme.Don't come complaining to me when it bites you.
Çiğneyebileceğinden daha fazlasını ısırma.Don't bite off more than you can chew.
Adam bir köpek tarafından ısırıldı.The man was bitten by a dog.
Dilimi ısırdım.I bit my tongue.
Kanayıncaya kadar dilimi ısırdım.I bit my tongue until it bled.
O, onu ısırdı.She bit him.
Onun tadının nasıl olacağı hakkında meraklıydı, bu yüzden küçük bir ısırık aldı.He was curious about how it would taste, so he took a small bite.
Eğer kuduz bir köpek tarafından ısırılırsanız, bir tetanos aşısına ihtiyacınız olacak.If you get bit by a rabid dog, you'll need a tetanus shot.
Köpek elimi ısırdı.The dog bit my hand.
Kolumun her tarafında sivrisinek ısırıkları var.I have mosquito bites all over my arm.
Bütün kolumun üzeri sivrisinekler tarafından ısırıldı.I've been bitten by mosquitos all over my arm.
O köpek ısırmaz.That dog doesn't bite.
Tom'un köpeği oynayarak onu ısırdı.Tom's dog bit him playfully.
Kampa son gittiğinde Tom bir sürü sivrisinek ısırıklarına maruz kaldı.Tom got a lot of mosquito bites the last time he went camping.
Tom çiğneyebileceğinden daha fazlasını ısırdı.Tom has bitten off more than he can chew.
Bir köpek onun bacağını ısırdı.A dog bit her leg.
Tom'un tırnaklarını ısırma alışkanlığı vardır.Tom has the habit of biting his nails.
Hiç köpeğin tarafından ısırıldın mı?Have you ever been bitten by your dog?
Köpeğin seni hiç ısırdı mı?Has your dog ever bitten you?
Ayı kendini ısırıyor.The bear bites itself.
Tom sizi ısırmayacaktır.Tom won't bite you.
Tom bir sivrisinek tarafından ısırılmıştı.Tom was bitten by a mosquito.
Ormanda birçok böcek tarafından ısırıldım.I was bitten by a lot of insects in the forest.
Mezarlıkta, kendi kuyruğunu ısıran bir yılan heykeli var.In the cemetery, there is a statue of a snake biting its own tail.
Vahşi bir hayvan tarafından ısırıldı.She was bitten by a wild animal.
Isırma ihtimaline karşın bir buldoğa yaklaşma.Don't come near the bulldog in case it bites.
Buldokun yanına gitme. Onun seni ısırmasını istemezsin.Don't go near the bulldog. You wouldn't want him to bite you.
Bir sokak köpeği tarafından ısırıldın mı?Have you been bitten by a stray dog?
Köpeğim bir kertenkeleyi kovaladı ve kuyruğunu ısırıp kopardı.My dog chased a lizard and snapped its tail off.
Sevgili çocuğum, burada kal, yoksa zalim kazlar seni ölümüne ısırır.My dear child, stay down here, otherwise the mean geese will bite you to death.
O, elmadan bir ısırık aldı.She took a bite of the apple.
Çoğu köpeklerin ısırdığını düşünmeye eğilimliyiz.We tend to think that most dogs bite.
Pazartesi sabahı bir köpek tarafından ısırıldım.Monday morning I was bitten by a dog.
Köpek Tom'u ısırıyor.The dog is biting Tom.
Ben ısıramam. Dişlerim yok.I cannot bite. I have no teeth.
Şimdiye kadar ilk kez dilimi ısırdım.This is the first time I've ever bitten my tongue.
Ben bu köpeği okşayamam. Beni ısırmasından korkuyorum.I cannot pat this dog. I am afraid it might bite me.
Köpek kediyi kuyruğundan ısırdı.The dog bit the cat on the tail.
Bu dişi köpek kendi sahibini ısırıyor.The bitch is biting her owner.
"Beni ısırdığın için teşekkürler" Ben kedime söyledim."Thank you for biting me," I told my cat.
Kızkardeşini ısırdığın doğru mu?Is it true that you bit your sister?
Onun seni ısırmasına izin verme.Don't let him bite you.
Şimdi onun dişleri var ve o ısırabilir.Now he has teeth and he can bite.
Sen hiç bir köpek tarafından ısırıldın mı?Have you ever been bitten by a dog?
Bu örümcek ısırır mı?Does this spider bite?
Mike Tyson kimi ısırmıştı?Who did Mike Tyson bite?
Mike Tyson kimi ısırdı?Who did Mike Tyson bite?
Onları nereden ısırdın?Where did you bite them?
Georgina kanayıncaya kadar dudaklarını ısırdı.Georgina bit her lips until they bled.
Tom dudağını ısırdı.Tom bit his lip.
Köpeğim Tom'u ısırdı.My dog bit Tom.
O dudağını ısırdı.She bit her lip.
Tom oltasını fırlattı ve balıkların ısırmasını bekledi.Tom threw his line in and waited for the fish to bite.
Neyse ki, köpekbalığı ısırığı herhangi bir büyük artere isabet etmedi.Fortunately, the shark bite didn't hit any major arteries.
Tom ayağını dereye koyduğunda ayağını ısıran bir şey hissetti.When Tom put his foot into the stream, he felt something bite his toe.
Tom beni ısırdı.Tom bit me.
Bir şey beni ısırdı.Something bit me.
Isırıldın mı?Were you bit?
Seni ne ısırdı?What bit you?