ışıkta ile cümle

ışıkta kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Kötülük yapan herkes ışıktan nefret eder ve yaptıkları açığa çıkmasın diye ışığa yaklaşmaz.Lebo každý, kto robí zlé, nenávidí svetlo a nejde k svetlu, aby neboly trestané jeho skutky.
Kötülük yapan herkes ışıktan nefret eder ve yaptıkları açığa çıkmasın diye ışığa yaklaşmaz.Sillä jokainen, joka pahaa tekee, vihaa valkeutta eikä tule valkeuteen, ettei hänen tekojansa nuhdeltaisi.
Kötülük yapan herkes ışıktan nefret eder ve yaptıkları açığa çıkmasın diye ışığa yaklaşmaz.Thi hver den, som øver ondt, hader Lyset og kommer ikke til Lyset, for at hans Gerninger ikke skulle revses.
Kötülük yapan herkes ışıktan nefret eder ve yaptıkları açığa çıkmasın diye ışığa yaklaşmaz.Vsak namreč, kdor dela hudobno, sovraži luč in ne hodi k luči, da se ne karajo dela njegova;
Kötülük yapan herkes ışıktan nefret eder ve yaptıkları açığa çıkmasın diye ışığa yaklaşmaz.Wer arges tut, der haßt das Licht und kommt nicht an das Licht, auf daß seine Werke nicht gestraft werden.
Kötülük yapan herkes ışıktan nefret eder ve yaptıkları açığa çıkmasın diye ışığa yaklaşmaz.Επειδη πας, οστις πραττει φαυλα, μισει το φως και δεν ερχεται εις το φως, δια να μη ελεγχθωσι τα εργα αυτου
Kötülük yapan herkes ışıktan nefret eder ve yaptıkları açığa çıkmasın diye ışığa yaklaşmaz.ибо всякий, делающий злое, ненавидит свет и не идет к свету, чтобы не обличились дела его,потому что они злы,
Kötülük yapan herkes ışıktan nefret eder ve yaptıkları açığa çıkmasın diye ışığa yaklaşmaz.Кожен бо, хто чинить лихе, ненавидить сьвітло, й не йде до сьвітла щоб не зганено вчинків його.
Kötülük yapan herkes ışıktan nefret eder ve yaptıkları açığa çıkmasın diye ışığa yaklaşmaz.но който постъпва според истината отива към светлината, за да се явят делата му, понеже са извършени по Бога.
Kötülük yapan herkes ışıktan nefret eder ve yaptıkları açığa çıkmasın diye ışığa yaklaşmaz.כי כל פעל עולה ישנא את האור ולא יבא לאור פן יוכחו מעשיו׃
Kötülük yapan herkes ışıktan nefret eder ve yaptıkları açığa çıkmasın diye ışığa yaklaşmaz.لان كل من يعمل السيّآت يبغض النور ولا يأتي الى النور لئلا توبخ اعماله.
Kötülük yapan herkes ışıktan nefret eder ve yaptıkları açığa çıkmasın diye ışığa yaklaşmaz.凡 作 惡 的 便 恨 光 、 並 不 來 就 光 、 恐 怕 他 的 行 為 受 責 備
Kötülük yapan herkes ışıktan nefret eder ve yaptıkları açığa çıkmasın diye ışığa yaklaşmaz.凡 作惡 的 便 恨 光 、 並不來 就 光 、 恐怕 他 的 行為受 責備
O halde eğer kendinden ışık saçan bir ışıktan bahsediyorsa, bu Öz için ancak bir metafor/benzetme olabilir.Entonces, si él habla de luz que irradia por sí misma, entonces sólo puede ser una metáfora para el Ser.
Onun gözlerindeki ışıkta sonsuza dek kalabilirdim.A fény, ami a szeméből áradt olyan volt, hogy bármeddig elidőztem volna benne.
Onun gözlerindeki ışıkta sonsuza dek kalabilirdim.A to svetlo, ktoré jej žiarilo z očí, bolo miestom, kde by som mohla zostať navždy.
Onun gözlerindeki ışıkta sonsuza dek kalabilirdim.E a luz que brilhou dos seus olhos era um lugar onde eu poderia estar para sempre.
Onun gözlerindeki ışıkta sonsuza dek kalabilirdim.E la luce che illuminava i suoi occhi era un luogo in cui avrei potuto restare per sempre.
Onun gözlerindeki ışıkta sonsuza dek kalabilirdim.Et dans la lumière qui brillait dans ses yeux j'aurais pu rester pour toujours.
Onun gözlerindeki ışıkta sonsuza dek kalabilirdim.În lumina care strălucea în ochii ei era un loc în care aș fi putut rămâne o veșnicie.
Onun gözlerindeki ışıkta sonsuza dek kalabilirdim.그때 그 아이의 반짝이던 눈 빛은 제 마음속에 영원히 간직될 것이예요.
Onun gözlerindeki ışıkta sonsuza dek kalabilirdim.Pude haberme quedado eternamente en la luz que emanaba de sus ojos.
Onun gözlerindeki ışıkta sonsuza dek kalabilirdim.To světlo, které jí svítilo v očích, bylo místem, kde bych mohla zůstat navěky.
Onun gözlerindeki ışıkta sonsuza dek kalabilirdim.Und das Licht, das sich in ihren Augen brach, war ein Ort, in dem ich ewig hätte bleiben können.
Onun gözlerindeki ışıkta sonsuza dek kalabilirdim.Và ánh sáng tỏa ra trong mắt cô bé là nơi mà tôi có thể ở lại mãi mãi.
Onun gözlerindeki ışıkta sonsuza dek kalabilirdim.W światło promieniujące z jej oczu mogłam wpatrywać się bez końca.
Onun gözlerindeki ışıkta sonsuza dek kalabilirdim.И мне захотелось навсегда остаться в свете её глаз.
Onun gözlerindeki ışıkta sonsuza dek kalabilirdim.Светлината, която грееше от очите й, беше място, където бих стояла вечно.
Onun gözlerindeki ışıkta sonsuza dek kalabilirdim.والنور الذي شع من عيونها كان ذلك المكان الذي ارغب في البقاء فيه الى الابد
Onun gözlerindeki ışıkta sonsuza dek kalabilirdim.ずっと留まっていたいと願いました その瞬間 私たちは アメリカ人でも
'Protocell'ler gerçekten ışıktan uzaklaşabiliyorlar.A protosejtek valóban képesek eltávolodni a fénytől.
'Protocell'ler gerçekten ışıktan uzaklaşabiliyorlar.As proto-células conseguem realmente afastar-se da luz.
'Protocell'ler gerçekten ışıktan uzaklaşabiliyorlar.Diese Protozelle kann sich tatsächlich vom Licht wegbewegen.
'Protocell'ler gerçekten ışıktan uzaklaşabiliyorlar.프로토셀은 빛을 피해 움직일 수 있습니다.
'Protocell'ler gerçekten ışıktan uzaklaşabiliyorlar.Las protocélulas pueden alejarse efectivamente de la luz.
'Protocell'ler gerçekten ışıktan uzaklaşabiliyorlar.Le protocellule possono veramente allontanarsi dalla luce.
'Protocell'ler gerçekten ışıktan uzaklaşabiliyorlar.Les protocellules peuvent s'éloigner de la lumière.
'Protocell'ler gerçekten ışıktan uzaklaşabiliyorlar.Những Tiền tế bào (protocell) có thể di chuyển xa khỏi ánh sáng.
'Protocell'ler gerçekten ışıktan uzaklaşabiliyorlar.Protobuňky jsou schopny pohybovat se pryč od světla.
'Protocell'ler gerçekten ışıktan uzaklaşabiliyorlar.Protocellen kunnen zich van het licht verwijderen.
'Protocell'ler gerçekten ışıktan uzaklaşabiliyorlar.Protocellerne kan faktisk bevæge sig væk fra lyset.
'Protocell'ler gerçekten ışıktan uzaklaşabiliyorlar.Protocelule sunt capabile să se îndepărteze de lumină.
'Protocell'ler gerçekten ışıktan uzaklaşabiliyorlar.Protosel sebenarnya dapat bergerak menjauh dari cahaya.
'Protocell'ler gerçekten ışıktan uzaklaşabiliyorlar.Τα πρωτοκκύταρα μπορούν πράγματι να κινηθούν μακρυά από το φως.
'Protocell'ler gerçekten ışıktan uzaklaşabiliyorlar.Протоклетки могут передвигаться прочь от света.
'Protocell'ler gerçekten ışıktan uzaklaşabiliyorlar.Протоклетките наистина могат да се отдалечават от светлината.
'Protocell'ler gerçekten ışıktan uzaklaşabiliyorlar.Протоклітини дійсно можуть рухатись у напрямку від світла.
'Protocell'ler gerçekten ışıktan uzaklaşabiliyorlar.הפרוטוסלים האלה יכולים בעצם להתרחק מהאור.
'Protocell'ler gerçekten ışıktan uzaklaşabiliyorlar.يمكن للبروتوسيلات في الواقع التحرك بعيدا عن الضوء.
'Protocell'ler gerçekten ışıktan uzaklaşabiliyorlar.光に寄ってくるものもあります 種を選べばいいのです
Şimdi size bir sineğin kızılötesi ışıkta, saniyede 7.000 kare hızla çekilmiş videosunu göstereceğim.그래서 초당 7,000 장의 프레임을 찍은 적외선 고속 비디오 촬영 결과를 보여드리겠습니다.
Şimdi size bir sineğin kızılötesi ışıkta, saniyede 7.000 kare hızla çekilmiş videosunu göstereceğim.Aşadar, vreau să vă arăt o secvenţă cu o musculiță, filmată la 7.000 de cadre pe secundă, în infraroşu.
Şimdi size bir sineğin kızılötesi ışıkta, saniyede 7.000 kare hızla çekilmiş videosunu göstereceğim.Ik toon een hoge-snelheid video-opname van een vlieg met 7000 frames per seconde in infrarood belichting.
Şimdi size bir sineğin kızılötesi ışıkta, saniyede 7.000 kare hızla çekilmiş videosunu göstereceğim.Pokażę sekwencję wideo w przyspieszonym tempie 7 tys. klatek na sekundę: muszka w podczerwieni.
Şimdi size bir sineğin kızılötesi ışıkta, saniyede 7.000 kare hızla çekilmiş videosunu göstereceğim.Takže vám chci ukázat rychlou videosekvenci
Şimdi size bir sineğin kızılötesi ışıkta, saniyede 7.000 kare hızla çekilmiş videosunu göstereceğim.אז אני רוצה להראות לכם רצף וידאו מהיר של צילום זבוב ב 7,000 מסגרות לשנייה בתאורת אינפרא-אדום,
Şimdi size bir sineğin kızılötesi ışıkta, saniyede 7.000 kare hızla çekilmiş videosunu göstereceğim.ولذلك أريد أن أريكم فيديو عالي السرعة لذبابة صوّرت بسرعة 7000 لقطة في الثانية في ضوء بالأشعة تحت الحمراء،
Şimdi size bir sineğin kızılötesi ışıkta, saniyede 7.000 kare hızla çekilmiş videosunu göstereceğim.毎秒7000コマの赤外線映像だ 画面から外れた右の方に 捕食者が迫っていて
Sonra kırmızı ışıkta geç, Roxanne, yada benim 19. yüzyıl sinirlerim kırılacak gerçeklik için.Entonces enciende la luz roja, Roxanne... o de veras me dará mi décimo noveno colapso nervioso.
Sonra kırmızı ışıkta geç, Roxanne, yada benim 19. yüzyıl sinirlerim kırılacak gerçeklik için.Nu. Atunci aprinde lumina roşie, Roxanne, sau voi avea a 19-a cădere nervoasă, de data asta reală.

İlgili Sayfalar