Güveler neden yapay ışıklara çekiliyor?Why do men find blonde women so attractive?
Güveler neden yapay ışıklara çekilir?Why are moths attracted to artificial lights?
Kırmızı ışıklara takıldım. Bu nedenle maalesef 4 dakika geciktim.I got stuck at a red light, can easily lose 4 minutes there.
İç aydınlatma, ışıklara dokunarak kontrol edilir.Some minor systems, such as the interior lighting, are controlled by touching the light covers.
Sinyalizasyonlu yaya geçitlerinde araç sürücüleri ve yayalar ışıklara riayet etmelidir.Bei Funkfernsteuerung werden die Fahrtrichtungen und die Fahrtgeschwindigkeit per Funksignale übertragen.
Bu tür ışıklara sıkıştırılmış ışık denir.Światło takie nazywamy światłem ściśniętym.
Bu tür ışıklara sıkıştırılmış ışık denir.אור כזה נקרא אור מכווץ.
Çin'de, tam olarak arkasındaki mantığı anlamasam da, aynı uygulamayı yeşil ışıklara yapmışlar.En China no entendieron bien el principio detrás de ello y aplicaron la misma regla a la luz verde.
Çin'de, tam olarak arkasındaki mantığı anlamasam da, aynı uygulamayı yeşil ışıklara yapmışlar.En Chine, ne comprenant pas vraiment le principe de tout ça, ils ont appliqué le même système aux feux verts.
Çin'de, tam olarak arkasındaki mantığı anlamasam da, aynı uygulamayı yeşil ışıklara yapmışlar.I Kina, uden egentlig at kunne forstå princippet bag dette, brugte de det samme princip på grønne trafiklys.
Çin'de, tam olarak arkasındaki mantığı anlamasam da, aynı uygulamayı yeşil ışıklara yapmışlar.În China, fără să înţeleagă principiul de la bază al ideii, cronometrul a fost aplicat şi semafoarelor verzi.
Çin'de, tam olarak arkasındaki mantığı anlamasam da, aynı uygulamayı yeşil ışıklara yapmışlar.In Cina non hanno ben colto il principio che c'è dietro e lo hanno applicato ai semafori verdi.
Çin'de, tam olarak arkasındaki mantığı anlamasam da, aynı uygulamayı yeşil ışıklara yapmışlar.In Cina, senza cogliere del tutto il principio di base, hanno applicato lo stesso principio ai semafori verdi.
Çin'de, tam olarak arkasındaki mantığı anlamasam da, aynı uygulamayı yeşil ışıklara yapmışlar.중국에서는 이 원리를 제대로 이해하지 못해서 청신호에 카운트다운을 하도록 해놓았습니다.
Çin'de, tam olarak arkasındaki mantığı anlamasam da, aynı uygulamayı yeşil ışıklara yapmışlar.Na Kitajskem tega principa ne razumejo čisto v redu, zato so isto načelo vpeljali za zelene luči.
Çin'de, tam olarak arkasındaki mantığı anlamasam da, aynı uygulamayı yeşil ışıklara yapmışlar.V Číně, kde asi úplně nepochopili princip tohoto jevu, použili stejnou strategii na zelenou.
Çin'de, tam olarak arkasındaki mantığı anlamasam da, aynı uygulamayı yeşil ışıklara yapmışlar.V Číne, z nie veľmi pochopiteľného dôvodu, aplikovali rovnaký princíp na zelené dopravné svetlo.
Çin'de, tam olarak arkasındaki mantığı anlamasam da, aynı uygulamayı yeşil ışıklara yapmışlar.W Chinach, nie bardzo rozumiem dlaczego, wprowadzono to samo rozwiązanie dla świateł zielonych.
Çin'de, tam olarak arkasındaki mantığı anlamasam da, aynı uygulamayı yeşil ışıklara yapmışlar.В Китае не до конца поняли принцип и сделали то же самое для зелёного света.
Çin'de, tam olarak arkasındaki mantığı anlamasam da, aynı uygulamayı yeşil ışıklara yapmışlar.בסין, ללא הבנה ממשית של העיקרון שעומד מאחורי זה הם אימצו את העיקרון הזה לאור הירוק ברמזור
Çin'de, tam olarak arkasındaki mantığı anlamasam da, aynı uygulamayı yeşil ışıklara yapmışlar.في الصين ، لم يفهموا بالفعل المغزى وراء ذلك فقد قامو بتطبيق نفس المفهوم على اشارة المرور الخضراء
Çin'de, tam olarak arkasındaki mantığı anlamasam da, aynı uygulamayı yeşil ışıklara yapmışlar.同じ法則を青信号に適用しました (笑)
Fakat kızılötesi ve morötesi ışıklara doğru gittiğimizde, yani ekstremlerde çok daha çeşitlenmekteler.Dar variază şi mai mult, posibil înspre infraroşu şi ultraviolet
Fakat kızılötesi ve morötesi ışıklara doğru gittiğimizde, yani ekstremlerde çok daha çeşitlenmekteler.De még jobban változnak talán az infravörös és az ultraibolya felé elmozdulva a szélsőséges környezetben.
Fakat kızılötesi ve morötesi ışıklara doğru gittiğimizde, yani ekstremlerde çok daha çeşitlenmekteler.어쩌면 적외선과 자외선 부근의 파장에 민감한 광수용체가 있을지도 모르고요.
Fakat kızılötesi ve morötesi ışıklara doğru gittiğimizde, yani ekstremlerde çok daha çeşitlenmekteler.Ma possono variare anche di piu', forse avvicinandosi all'infrarosso e ultravioletto come estremi.
Fakat kızılötesi ve morötesi ışıklara doğru gittiğimizde, yani ekstremlerde çok daha çeşitlenmekteler.Pero varían aún más, posiblemente avanzado hacia el infrarrojos y el ultravioleta en los extremos.
Fakat kızılötesi ve morötesi ışıklara doğru gittiğimizde, yani ekstremlerde çok daha çeşitlenmekteler.Sie variieren aber noch mehr, möglicherweise tendierend zu Infrarot und Ultraviolet, an den Extremen.
Fakat kızılötesi ve morötesi ışıklara doğru gittiğimizde, yani ekstremlerde çok daha çeşitlenmekteler.Но те варират дори повече, евентуално преминавайки към инфрачервени и ултравиолетови лъчи в крайните случаи.
Fakat kızılötesi ve morötesi ışıklara doğru gittiğimizde, yani ekstremlerde çok daha çeşitlenmekteler.אך הגיוון גדול יותר, ייתכן שלכיוון התת-אדום והעל-סגול, בשוליים.
Fakat kızılötesi ve morötesi ışıklara doğru gittiğimizde, yani ekstremlerde çok daha çeşitlenmekteler.لكنها تختلف حتى أكثر ، وربما تتحرك نحو الأشعة تحت الحمراء وفوق البنفسجية في النهايات.
Fakat kızılötesi ve morötesi ışıklara doğru gittiğimizde, yani ekstremlerde çok daha çeşitlenmekteler.極端な場合 紫外光から赤外光まで広い範囲に及びます これまでに集めた遺伝子の
Güneş'ten gelen ışıklara bakılırken keşfedildi.그 선들에 대응하는, 우리가 알지못했던 원자들을 발견하였고,
Güneş'ten gelen ışıklara bakılırken keşfedildi.נתגלה בזכות הסתכלות באור של השמש
Güneş'ten gelen ışıklara bakılırken keşfedildi.تم اكتشافه فقط ، بمراقبة الضوء القادم من الشمس
Güneş'ten gelen ışıklara bakılırken keşfedildi.このような黒い線が
Kırmızı ışıklara takıldım. Bu nedenle maalesef 4 dakika geciktim.Bennragadtam egy pirosban, könnyen elveszít ott az ember 4 percet.
Kırmızı ışıklara takıldım. Bu nedenle maalesef 4 dakika geciktim.Câteodată se întâmplă chestia chiar inante să plec de-acasă.
Kırmızı ışıklara takıldım. Bu nedenle maalesef 4 dakika geciktim.He encontrado todos los semáforos en rojo y he perdido 4 minutos.
Kırmızı ışıklara takıldım. Bu nedenle maalesef 4 dakika geciktim.J'ai été bloqué à un feu rouge, j'ai perdu au moins 4 minutes là-bas.
Kırmızı ışıklara takıldım. Bu nedenle maalesef 4 dakika geciktim.,סלח לי, המפקד. נתקעתי ברמזור אדום .אפשר בקלות לאבד שם ארבע דקות
Özür dilerim yoldaş. Kırmızı ışıklara takıldım. Bu nedenle maalesef 4 dakika geciktim.Простите, товарищ капитан, попал в "красную волну" светофоров, потерял 4 минуты.
Özür dilerim yoldaş. Kırmızı ışıklara takıldım. Bu nedenle maalesef 4 dakika geciktim.آسف. شيء ما حدث بمجرد أن تركت البيت
Özür dilerim yoldaş. Kırmızı ışıklara takıldım.Ik stond voor het rode licht, kapitein.
Yani gökyüzündeki ışıklara baktıklarında sadece yanan maddeler, kayalar ya da patlayan gazlar görmediler.하늘에 광명이 비출 때 그들이 보는 것은 연소하는 물질이나 바위, 화염 혹은
Yani gökyüzündeki ışıklara baktıklarında sadece yanan maddeler, kayalar ya da patlayan gazlar görmediler.Verlichte wezens kunnen al het leven op alle planeten zien.
Yani gökyüzündeki ışıklara baktıklarında sadece yanan maddeler, kayalar ya da patlayan gazlar görmediler.אז הם לא, כאשר הם מסתכלים החוצה ורואים את אותם האורות האלה שהראית בשמיים, הם לא רק רואים פיסות חומר נשרף
Yani gökyüzündeki ışıklara baktıklarında sadece yanan maddeler, kayalar ya da patlayan gazlar görmediler.ولذا فهم عند النظر خارجا ورؤية تلك الأضواء التي عرضوها في السماء, لا يرون فقط أجزاء من المادة المحترقة
Yani gökyüzündeki ışıklara baktıklarında sadece yanan maddeler, kayalar ya da patlayan gazlar görmediler.彼らは単に物質の破片が燃えているとか 岩石や炎やガスが爆発していると言うようには見ないのです。