ışıklar ile cümle
ışıklar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
5
ORT. KELİME
Bazı ışıkları açsam bir sakıncası var mı?Would anyone mind if I turned on some lights?
Tüm bu ışıklar ne için?What are all those lights for?
Işıkları ne zaman kapattın?What time do you turn off the lights?
Işıklar açıkken uyuyamam.I can't sleep if the lights are on.
Henüz ışıkları söndürdün mü?Have you turned the lights off yet?
Trafik ışıklarına dikkat etmek zorundayız.We must pay attention to the traffic light.
Işıkları açık tut.Keep the lights on.
Işıklar kapalıydı.The lights were off.
Odadan ayrıldığınız zaman ışıkları kapatırsanız enerjiden tasarruf edebilirsiniz.You can save energy by turning off the lights when you leave a room.
Mary ışıkları söndürdüğünü hatırlamıyor.Marie doesn't remember having turned the light off.
Bir sonraki trafik ışıklarından sola dön.Turn left at the next traffic lights.
Kuzey Işıklarını görmek istiyorum.I would love to see the Northern Lights.
O, ışıkları gördü.He saw the lights.
Onlar ışıkları karartıyorlar. Oyun başlamak üzere.They're dimming the lights. The play is about to begin.
Sürücülerin tafik ışıklarına dikkat vermeleri gerek.Drivers need to pay attention to the traffic lights.
Sürücülerin trafik ışıklarına dikkat etmesi gerekir.Drivers need to pay attention to the traffic lights.
Lütfen ışıkları söndürün .Please turn out the lights.
Tom'un ışıkları hala açık.Tom's lights are still on.
Bu ışıklar güzel!These lights are beautiful!
Işıkları kapat ve uyumaya git.Turn off the lights and go to sleep.
Güneş kremi mor ötesi ışıkları yansıtan ya da emen kimyasallar içerir.Sunblock contains chemicals that can reflect or absorb the ultraviolet light.
Işıkları biraz karartır mısın?Could you dim the lights a little?
Tom ışıkları kararttı.Tom dimmed the lights.
Işıkları açık bırakmamın bir sakıncası var mı senin için?Do you mind me leaving the lights on?
Işıklar otomatik olarak kapanır.The lights automatically turn off.
Tüm ışıklar açıktı.All the lights were on.
Işıkları kapatmayı unuttun.You forgot to turn off the lights.
Işıkları söndürmeyi unuttun.You forgot to turn the lights off.
Işıkları açacağım.I'll turn on the lights.
Işıklar söndü ve perde yükseldi.The lights went down and the curtain went up.
İnsanlar morötesi ışıkları göremez.Humans can't see ultraviolet light.
Işıkları kapatmayı hatırladın mı?Did you remember to turn off the lights?
Işıkları kapattım.I turned the lights out.
Eve giderken Noel ağacı ışıklarını kapatın.Turn the Christmas tree lights off when you leave the house.
Komşuların koyduğu Noel ışıklarını gördün mü?Have you seen the Christmas lights the neighbors put up?
Biz Noel ışıklarımızı hâlâ almadık.We still haven't taken down our Christmas lights.
Kırmızı ve mavi ışıklar dikiz aynasında yanıp sönmeye başladı.Red and blue lights started flashing in the rearview mirror.
Birdenbire, kırmızı ve mavi ışıklar arkamızda yanıp sönmeye başlar.Suddenly, red and blue lights start flashing behind us.
Neden ışıkları kapattın?Why did you turn off the lights?
Işıklar yanıyordu ama kimse evde değildi.The lights were on, but nobody was home.
Işıkları kapattığınızdan emin olun.Make sure you turn off the lights.
Dün gece bütün gece boyunca ışıkları açık bıraktım.I left the lights on all night last night.
Dün gece ışıklar açıkken uyudum.Last night, I went to sleep with the lights on.
Genellikle ışıklar açıkken uyurum.I usually sleep with the lights on.
Işıkları kapatmayı unuttum.I forgot to turn off the lights.
Tom ışıkları söndürmemi istedi.Tom asked me to dim the lights.
Tom Mary'den ışıkları açmasını istedi.Tom asked Mary to turn on the lights.
Işıkları kararttım.I dimmed the lights.
Güveler neden yapay ışıklara çekiliyor?Why do men find blonde women so attractive?
Güveler neden yapay ışıklara çekilir?Why are moths attracted to artificial lights?
Tom, Mary'nin evine gittiğinde, ışıkların hâlâ açık olduğunu fark etti.When Tom drove by Mary's house, he noticed that the lights were still on.
Işıklar söndü ve her yere mum götürmek zorunda kaldık.The lights went out, and we had to take candles everywhere.
Işıklar açıkken uyudum.I slept with the lights on.
Işıkları açık bırakacak mısın?Are you going to leave the lights on?
Leyla, arabasının arkasında yanıp sönen mavi ışıkları gördü.Layla saw blue lights flashing behind her car.
Tom ışıklarını Mary'ye tuttu.Tom flashed his lights at Mary.
Bir odadan çıktığınızda ışıkları kapatmalısınız.You should turn off the lights when you leave a room.
Tom'un dikiz aynasında kırmızı ve mavi ışıklar yanıp sönüyordu.Red and blue lights flashed in Tom's rearview mirror.
Onların arkasında kırmızı ve mavi ışıklar yanıp sönüyordu.Red and blue lights flashed behind them.
Tom'un ışıkları yanmıyordu.Tom's lights weren't on.