ışıklar ile cümle
ışıklar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Bu tiyatrodaki ışıkların kullandığı elektrik sadece birkaç dakika önce üretildi.Elektřina napájející světla tohoto divadla byla vyrobena jen před malým okamžikem.
Bu tiyatrodaki ışıkların kullandığı elektrik sadece birkaç dakika önce üretildi.Elektrina pre svetlá v tomto divadle bola vygenerovaná iba pred pár chvíľami.
Bu tiyatrodaki ışıkların kullandığı elektrik sadece birkaç dakika önce üretildi.Elenergin till lamporna i denna teater producerades alldeles nyss.
Bu tiyatrodaki ışıkların kullandığı elektrik sadece birkaç dakika önce üretildi.Ennek a színháznak a lámpáit tápláló áramot csak néhány pillanattal ezelőtt állították elő.
Bu tiyatrodaki ışıkların kullandığı elektrik sadece birkaç dakika önce üretildi.여기 강연장의 조명들을 밝히는 전기는 방금전에 만들어진 것입니다.
Bu tiyatrodaki ışıkların kullandığı elektrik sadece birkaç dakika önce üretildi.La electricidad que alimenta las luces en este teatro ha sido generada hace unos momentos.
Bu tiyatrodaki ışıkların kullandığı elektrik sadece birkaç dakika önce üretildi.L'électricité qui alimente les lumières de ce théâtre a été générée il y a à peine quelques instants.
Bu tiyatrodaki ışıkların kullandığı elektrik sadece birkaç dakika önce üretildi.L'elettricità che alimenta le luci in questo teatro è stata generata pochi minuti fa.
Bu tiyatrodaki ışıkların kullandığı elektrik sadece birkaç dakika önce üretildi.Listrik yang menyalakan lampu di panggung ini dihasilkan beberapa saat lalu
Bu tiyatrodaki ışıkların kullandığı elektrik sadece birkaç dakika önce üretildi.Nguồn điện cung cấp cho những bóng đèn trong phòng này được tạo ra chỉ cách đây có vài giây.
Bu tiyatrodaki ışıkların kullandığı elektrik sadece birkaç dakika önce üretildi.Prąd zasilający światła w tej sali został wytworzony kilka chwil temu.
Bu tiyatrodaki ışıkların kullandığı elektrik sadece birkaç dakika önce üretildi.Το ηλεκτρικό ρεύμα που τροφοδοτεί τα φώτα σε αυτό το αμφιθέατρο παράχθηκε μόλις στιγμές πριν.
Bu tiyatrodaki ışıkların kullandığı elektrik sadece birkaç dakika önce üretildi.Електроенергія для освітлення цього приміщення була щойно вироблена.
Bu tiyatrodaki ışıkların kullandığı elektrik sadece birkaç dakika önce üretildi.Захранването с електричество на лампите в този театър беше генерирано само преди няколко минути.
Bu tiyatrodaki ışıkların kullandığı elektrik sadece birkaç dakika önce üretildi.Электроэнергия для освещения этого зала была произведена всего несколько секунд назад.
Bu tiyatrodaki ışıkların kullandığı elektrik sadece birkaç dakika önce üretildi.החשמל שמספק כוח לתאורה באולם הזה הופק לפני רגעים ספורים בלבד.
Bu tiyatrodaki ışıkların kullandığı elektrik sadece birkaç dakika önce üretildi.الكهرباء التي تمد انارة هذا المسرح بالطاقة تم توليدها منذ لحظات.
Bu tiyatrodaki ışıkların kullandığı elektrik sadece birkaç dakika önce üretildi.一瞬前に発電されたものです 今日では
Bütün ışıklar günışığı ampülleridir.Alla lampor är dagtidslampor.
Bütün ışıklar günışığı ampülleridir.Alle lichten zijn daglicht peertjes.
Bütün ışıklar günışığı ampülleridir.Alle Lichter sind Tageslichtbirnen.
Bütün ışıklar günışığı ampülleridir.As luzes são lâmpadas de baixo consumo.
Bütün ışıklar günışığı ampülleridir.Az összes villanykörte nappali.
Bütün ışıklar günışığı ampülleridir.Máme tu denní světlo.
Bütün ışıklar günışığı ampülleridir.Semua lampunya adalah sinar dari luar.
Bütün ışıklar günışığı ampülleridir.Sono tutte luci da giorno.
Bütün ışıklar günışığı ampülleridir.Son todas luces de día.
Bütün ışıklar günışığı ampülleridir.Tất cả bóng đèn đều là bóng đèn tích kiệm năng lượng.
Bütün ışıklar günışığı ampülleridir.Toate luminile au becuri solare.
Bütün ışıklar günışığı ampülleridir.Toutes les lampes sont des ampoules à lumière naturelle.
Bütün ışıklar günışığı ampülleridir.Żarówki dają światło dzienne.
Bütün ışıklar günışığı ampülleridir.Όλα τα φώτα είναι λάμπες ημέρας.
Bütün ışıklar günışığı ampülleridir.Все освещение тоже.
Bütün ışıklar günışığı ampülleridir.Освітлення - від ламп денного світла та світлодіодів.
Bütün ışıklar günışığı ampülleridir.Цялото осветление е от крушки с дневна светлина.
Bu üzerine belirli bir nesneyi koyduğunuzda ışıkları yanan ve müzik çalan bir kutu.Acesta este o cutie care se aprinde si din care se aude muzica cand pui deasupra ei niste obiecte in concret.
Bu üzerine belirli bir nesneyi koyduğunuzda ışıkları yanan ve müzik çalan bir kutu.Das ist eine Box die leuchtet und Musik spielt, wenn man die richtigen Dinge auf sie stellt.
Bu üzerine belirli bir nesneyi koyduğunuzda ışıkları yanan ve müzik çalan bir kutu.Det är en låda som tänds och spelar musik när man lägger vissa saker på den men inte andra.
Bu üzerine belirli bir nesneyi koyduğunuzda ışıkları yanan ve müzik çalan bir kutu.Det er en kasse, som lyser og spiller musik, når du putter visse ting på den, og ikke andre.
Bu üzerine belirli bir nesneyi koyduğunuzda ışıkları yanan ve müzik çalan bir kutu.Dit is een doos die oplicht en muziek speelt als je er bepaalde dingen opzet en bij iets anders niet reageert.
Bu üzerine belirli bir nesneyi koyduğunuzda ışıkları yanan ve müzik çalan bir kutu.Esta es una caja que se enciende y suena la música cuando apoyas sobre ella algunas cosas y otras no.
Bu üzerine belirli bir nesneyi koyduğunuzda ışıkları yanan ve müzik çalan bir kutu.È una scatola che si illumina e suona mettendo sopra alcune cose e non altre.
Bu üzerine belirli bir nesneyi koyduğunuzda ışıkları yanan ve müzik çalan bir kutu.Ez egy doboz, ami fevillan és zenél amikor beleteszel bizonyos meghatározott dolgokat.
Bu üzerine belirli bir nesneyi koyduğunuzda ışıkları yanan ve müzik çalan bir kutu.Jde o skříňku, která se rozsvítí a hraje hudbu, když na ni položíte jen určité věci.
Bu üzerine belirli bir nesneyi koyduğunuzda ışıkları yanan ve müzik çalan bir kutu.Je to skrinka, ktorá svieti a hrá hudbu, keď na ňu položíte tie správne predmety.
Bu üzerine belirli bir nesneyi koyduğunuzda ışıkları yanan ve müzik çalan bir kutu.이것은 어떤 물건을 이 위에 올려 놓으면 불이 켜지고 음악이 연주되는 상자일 뿐입니다.
Bu üzerine belirli bir nesneyi koyduğunuzda ışıkları yanan ve müzik çalan bir kutu.To je škatla, ki zasveti in zaigra glasbo, kadar nanjo položiš določene stvari, kadar položiš druge, pa ne.
Bu üzerine belirli bir nesneyi koyduğunuzda ışıkları yanan ve müzik çalan bir kutu.To pudełko, które świeci i gra muzykę, kiedy umieści się na nim pewne rzeczy, ale nie inne.
Bu üzerine belirli bir nesneyi koyduğunuzda ışıkları yanan ve müzik çalan bir kutu.Тя представлява една кутия, която свети и свири музика, когато сложите определени неща на нея.
Bu üzerine belirli bir nesneyi koyduğunuzda ışıkları yanan ve müzik çalan bir kutu.Це коробка, що підсвічується й програє музику коли ви вставляєте на ньому певні речі, а не інші.
Bu üzerine belirli bir nesneyi koyduğunuzda ışıkları yanan ve müzik çalan bir kutu.Это коробка, которая светится и проигрывает музыку, когда на неё ставят определённые предметы.
Bu üzerine belirli bir nesneyi koyduğunuzda ışıkları yanan ve müzik çalan bir kutu.מדובר בקופסה בה נדלקת נורה ומנגנת מוסיקה כאשר מניחים עליה פריטים מסוימים, ואילו עם אחרים, לא.
Bu üzerine belirli bir nesneyi koyduğunuzda ışıkları yanan ve müzik çalan bir kutu.وهو عبارة عن صندوق يضىء ويعزف الموسيقى عندما تضع فوقه أشياء محددة وليس عندما تضع أشياء أخرى.
Bu üzerine belirli bir nesneyi koyduğunuzda ışıkları yanan ve müzik çalan bir kutu.光って音楽が流れます 私達の研究所はこの単純な機械を使って
Büyük ışıklar yaratana, _iSevgisi sonsuzdur;(135:7) сотворил светила великие, ибо вовек милость Его;
Büyük ışıklar yaratana, _iSevgisi sonsuzdur;A ki teremtette a nagy világító testeket; mert örökkévaló az õ kegyelme.
Büyük ışıklar yaratana, _iSevgisi sonsuzdur;Al que hizo los grandes astros luminosos: ¡Porque para siempre es su misericordia
Büyük ışıklar yaratana, _iSevgisi sonsuzdur;Celui qui a fait les grands luminaires, Car sa miséricorde dure à toujours!
Büyük ışıklar yaratana, _iSevgisi sonsuzdur;der große Lichter gemacht hat, denn seine Güte währet ewiglich:
Büyük ışıklar yaratana, _iSevgisi sonsuzdur;Dựng nên những vì sáng lớn , Vì sự nhơn từ Ngài còn đến đời_đời .