ışıklar ile cümle
ışıklar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Anestezi makinasi, coklu parametreli monitor, isletme isiklari, emmeL'appareil d'anesthésie, des écrans à paramètres multiples, des lampes pour les opérations, et de la succion.
Anestezi makinasi, coklu parametreli monitor, isletme isiklari, emmeMáquina de anestesia, monitor de múltiples parámetros, luces de operación, succión.
Anestezi makinasi, coklu parametreli monitor, isletme isiklari, emmeMáy gây mê, hệ thống giám sát đa nhiệm, đèn mổ, máy hút.
Anestezi makinasi, coklu parametreli monitor, isletme isiklari, emmeМашина за анестезия, многопараметърен монитор, операционни лампи, смукателна помпа.
Anestezi makinasi, coklu parametreli monitor, isletme isiklari, emmeНаркозный аппарат: многопараметрический монитор, операционные лампы, аспиратор.
Anestezi makinasi, coklu parametreli monitor, isletme isiklari, emmeמוניטור רב-פרמטרים, אורות לניתוחים, שאיבה.
Anestezi makinasi, coklu parametreli monitor, isletme isiklari, emmeشاشة مراقبة متعددة، إضاءة عمليات، شافطة.
Anestezi makinasi, coklu parametreli monitor, isletme isiklari, emmeこのユニットを繫いでいるのはゲームボーイとか
Ardından da, şehir ışıklarıyla gezegenin canlanlandığını görüyorsunuz.A jak Země přichází k životu. Vidíte světla velkoměst.
Ardından da, şehir ışıklarıyla gezegenin canlanlandığını görüyorsunuz.Et puis voir la Terre devenir vivante et vous voyez les lumières des villes et des villages.
Ardından da, şehir ışıklarıyla gezegenin canlanlandığını görüyorsunuz.ورؤية الأرض وهي تنبض بالحياة، ترى الأنوار من المدن والبلدات
Aynı şekilde, ışıklar belli renklerde yayılıyor.또한 이들은 바닥상태에서 들뜬 상태로 갈 때도,
Aynı şekilde, ışıklar belli renklerde yayılıyor.ושוב, הם בולעים אור רק בצבעים מסוימים
Aynı şekilde, ışıklar belli renklerde yayılıyor.و لكنهم أيضا ، يمتصونه في ألوان معينة !
Aynı şekilde, ışıklar belli renklerde yayılıyor.電子の周回軌道が変わるとき
Aynı tür mimari gördüğümüzde, bu açıların, bu ışıkların, bu malzemelerin dünyasını kanıksıyoruz.우리가 똑같은 건축물을 볼 때마다 우리는 건물의 각, 빛, 재료들의 세상에 익숙해져버립니다.
Aynı tür mimari gördüğümüzde, bu açıların, bu ışıkların, bu malzemelerin dünyasını kanıksıyoruz.Mikor ugyanazt az építészetet látjuk hozzáedződünk azon szögek, fények, anyagok világához.
Aynı tür mimari gördüğümüzde, bu açıların, bu ışıkların, bu malzemelerin dünyasını kanıksıyoruz.Patrząc na taką samą architekturę, przyzwyczajamy się do świata jej kątów, świateł i tworzyw.
Aynı tür mimari gördüğümüzde, bu açıların, bu ışıkların, bu malzemelerin dünyasını kanıksıyoruz.Quando vemos o mesmo tipo de arquitetura, habituamo-nos àquele mundo dos mesmos ângulos, luzes, materiais.
Aynı tür mimari gördüğümüzde, bu açıların, bu ışıkların, bu malzemelerin dünyasını kanıksıyoruz.ואנו רואים שבארכיטקטורה זהה אנו נכלאים בעולם של אותן זויות, אותה תאורה, אותם חומרים.
Aynı tür mimari gördüğümüzde, bu açıların, bu ışıkların, bu malzemelerin dünyasını kanıksıyoruz.عندما نرى نفس النوع من العمارة نصبح معتادين في هذا العالم من هذه الزوايا ، من تلك الأضواء ، من تلك المواد.
Aynı tür mimari gördüğümüzde, bu açıların, bu ışıkların, bu malzemelerin dünyasını kanıksıyoruz.同じ観点、同じ光線、同じ素材の世界に 慣れさせられてしまいます 我々は世界が自分たちの建物の様だと考えます
Ayrıca ışıkları açıp kapayabileceğim bir anahtar aldım.E arranjei uma interruptor onde posso ligar ou desligar as luzes.
Ayrıca ışıkları açıp kapayabileceğim bir anahtar aldım.Et j'ai trouvé un interrupteur, qui me permet d'allumer ou d'éteindre la lumière.
Ayrıca ışıkları açıp kapayabileceğim bir anahtar aldım.Ho messo un interruttore con cui posso accendere e spegnere le luci.
Ayrıca ışıkları açıp kapayabileceğim bir anahtar aldım.Ik haalde ook een schakelaar om de lichten aan en uit te zetten.
Ayrıca ışıkları açıp kapayabileceğim bir anahtar aldım.그리고 제가 켰다 껐다할 수 있는 스위치를 찾아냈습니다.
Ayrıca ışıkları açıp kapayabileceğim bir anahtar aldım.Majd szereztem egy kapcsolót, mellyel fel- és lekapcsolhattam a lámpát.
Ayrıca ışıkları açıp kapayabileceğim bir anahtar aldım.Minulla oli katkaisija, jonka avulla sain valot päälle ja pois.
Ayrıca ışıkları açıp kapayabileceğim bir anahtar aldım.Perangkat itu berkedip. dan aku mendapat sebuah saklar yang kugunakan untuk menyalakan dan mematikan lampu.
Ayrıca ışıkları açıp kapayabileceğim bir anahtar aldım.Şi am luat un întrerupător cu care se poate aprinde și stinge lumina.
Ayrıca ışıkları açıp kapayabileceğim bir anahtar aldım.Tady jsem dal vypínač, kterým můžu světla zapínat nebo vypínat.
Ayrıca ışıkları açıp kapayabileceğim bir anahtar aldım.Und ich besorgte mir einen Schalter, um die Lichter ein- und auszuschalten.
Ayrıca ışıkları açıp kapayabileceğim bir anahtar aldım.Và tôi có được một công tắc để có thể tắt và mở đèn.
Ayrıca ışıkları açıp kapayabileceğim bir anahtar aldım. Ve kırık bir el fenerinden yapılmış küçük bir meşale.Znalazłem przełącznik, żeby móc włączać i wyłączać światła oraz małą żarówkę z zepsutej latarki.
Ayrıca ışıkları açıp kapayabileceğim bir anahtar aldım. Ve kırık bir el fenerinden yapılmış küçük bir meşale.Намерих и прекъсвач, с който да пускам и спирам светлините, както и малко фенерче.
Ayrıca ışıkları açıp kapayabileceğim bir anahtar aldım.Y conseguí un interruptor con el que prender y apagar las luces.
Ayrıca ışıkları açıp kapayabileceğim bir anahtar aldım.Zobral som ešte prepínač, aby som mohol svetlá zapínať a vypínať.
Ayrıca ışıkları açıp kapayabileceğim bir anahtar aldım.Και πήρα κι έναν διακόπτη με τον οποίο μπορώ να ανάβω τα φώτα, να τα αναβοσβήνω.
Ayrıca ışıkları açıp kapayabileceğim bir anahtar aldım.Також я взяв перемикач, щоб можна було вмикати і вимикати світло.
Ayrıca ışıkları açıp kapayabileceğim bir anahtar aldım.Я раздобыл переключатель, чтобы я мог включать свет и выключать.
Ayrıca ışıkları açıp kapayabileceğim bir anahtar aldım.השגתי מתג שבעזרתו יכולתי להדליק ולכבות את האורות.
Ayrıca ışıkları açıp kapayabileceğim bir anahtar aldım.وحصلت على مفتاح حيث استطعت أن اجعل النور يومض وينطفئ.
Ayrıca ışıkları açıp kapayabileceğim bir anahtar aldım.そして これは壊れた懐中電灯から外した 小さいライトです
Ayrıca kitap dizilerinin üzerinde LED ışıkları vardır.Yani hepsi bir gösteri.Cărţile mai au şi nişte LED-uri pe cotoare. Aşadar totul este afişat.
Ayrıca kitap dizilerinin üzerinde LED ışıkları vardır.Yani hepsi bir gösteri.Ces livres ont des LEDs sur la tranche. Ça fait un grand écran.
Ayrıca kitap dizilerinin üzerinde LED ışıkları vardır.Yani hepsi bir gösteri.De boeken zijn ook volgestouwd me LEDs op hun ruggen. Het is dus één scherm.
Ayrıca kitap dizilerinin üzerinde LED ışıkları vardır.Yani hepsi bir gösteri.Diese Bücher haben auch dichtgepackte LEDs auf den Rücken. Es ist alles ein Bildschirm.
Ayrıca kitap dizilerinin üzerinde LED ışıkları vardır.Yani hepsi bir gösteri.I libri hanno anche dei LED sulle coste. Tutto ha un display.
Ayrıca kitap dizilerinin üzerinde LED ışıkları vardır.Yani hepsi bir gösteri.Książki posiadają też mocno naładowane diody na grzbietach. Chodzi o pokaz.
Ayrıca kitap dizilerinin üzerinde LED ışıkları vardır.Yani hepsi bir gösteri.책등에는 LED가 장착되어 이처럼 디스플레이가 가능합니다
Ayrıca kitap dizilerinin üzerinde LED ışıkları vardır.Yani hepsi bir gösteri.Los libros también están llenos de LEDs en sus lomos. Todo esta exhibido.
Ayrıca kitap dizilerinin üzerinde LED ışıkları vardır.Yani hepsi bir gösteri.Τα βιβλία έχουν επίσης υψηλής πυκνότητας LEDs στις σπονδυλικές στήλες. Έτσι, είναι όλες οθόνες.
Ayrıca kitap dizilerinin üzerinde LED ışıkları vardır.Yani hepsi bir gösteri.На корешках книг также множество светодиодов. Так что это ещё и дисплей.
Ayrıca kitap dizilerinin üzerinde LED ışıkları vardır.Yani hepsi bir gösteri.На кориците на книгите има и висококачествени светодиоди. Така че всичко е екран.
Ayrıca kitap dizilerinin üzerinde LED ışıkları vardır.Yani hepsi bir gösteri.בגב הספרים יש גם לד בדחיסות גבוהה . כך שכל זה הוא תצוגה.
Ayrıca kitap dizilerinin üzerinde LED ışıkları vardır.Yani hepsi bir gösteri.الكتب أيضا تحوي شاشات مسطحة ، هذا كله عرض
Ayrıca kitap dizilerinin üzerinde LED ışıkları vardır.Yani hepsi bir gösteri.映像を写すことができます これは著名なバリトン歌手 ジェームズ・マダレーナが
Bay Kim, ışıkları kontrol edin. Modellerinin yüzlerinde gölgeler vardır.M. Kim, vérifiez les lumières s.v.p.. Il y a des ombres sur les visages.
Bay Kim, ışıkları kontrol edin. Modellerinin yüzlerinde gölgeler vardır.מר קים, בבקשה לבדוק את האורות. יש צללים על פני של המודלים.