ışık kaynağı ile cümle

ışık kaynağı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
12
HARF
5
HECE
8
ORT. KELİME
Ay ışığı tek ışık kaynağıydı.Moonlight was the only illumination.
Bu da bizim ışık kaynağımızdır.They also are a point source of light.
Ana alternatif ışık kaynağı, genellikle memeliler veya kuşlar tarafından saptanamayan kızılötesidir.The major alternative light source is infrared, which is usually not detectable by mammals or birds.
Kuantum noktaları bir ışık kaynağı olarak kullanma fikri 1990'larda ortaya çıkmıştır.The idea of using quantum dots as a light source emerged in the 1990s.
Işık kaynağı deneye bağlı olarak monokrom ışık ya da beyaz ışık yayar.The light source can either emit monochromatic light or white light depending upon the experiment.
Bir ışık kaynağı bir gözlemciden uzaklaştığında her zaman bir kırmızı düşüş gerçekleşir.Redshift occurs whenever a light source moves away from an observer.
Işık kaynağı lazer, boşalabilen tüp ya da sinkotron ışıma kaynağı olabilir.The light source can be a laser, a discharge tube, or a synchrotron radiation source.
Bu yağın diğer yağlardan farkı, ışık kaynağının oluşturduğu ısıda buharlaşmamasıdır.Care must be taken that the materials are not damaged by the heat generated by the light source.
Onları ayakta tutan ve bu hayali sürdürmelerine imkan verense ufak bir ışık kaynağıdır.Then he edges towards her maybe with little hops with the intention to mount.
Sorun şu ki bunu yapmak için çok güçlü bir ışık kaynağına ihtiyaç var.The thing is that you need a very powerful light source to do this.
Ve bu güneş sistemindeki en güçlü ışık kaynağı.And this is the most powerful light source in the solar system.
Işık Kaynağı BilgileriPicture adjustmentsLight Source Information
Işık kaynağı:Light source:
Diğer ışık kaynağıOther light source
Resim çekmek için kullanılan ışık kaynağı türünü buradan seçin.Select here the kind of light source used to take the picture.
Azami ışık kaynağı sayısıMax. evaluator order
Işık kaynağıLight source
Sterilizatörün içinde su ultraviyole ışık kaynağına mümkün olduğunca yakın akar.Within the sterilizer, water flows as close as possible to the ultraviolet light source.
Watt başına lümen, bir ışık kaynağının etkinliğinin yaygın bir ölçüsüdür.Lumens per watt is a common measure of the efficacy of a light source.
Cihaz, dört eş merkezli ışık kaynağına ve Fresnel lense sahip bir Carsel lambasına sahipti.The device had one Carsel lamp with four concentric light sources and a Fresnel lens.
Ertelenmiş işleme yoluyla birçok ışık kaynağı ve gölgelendirici ile verimlilik artırıldı.Improved efficiency with many light sources and shaders via deferred rendering.
Bu da bizim ışık kaynağımızdır.Licht ist die Quelle des Lebens.
Işık kaynağı olarak lazer kullanılmalıdır.Dabei werden Laser als Lichtquelle eingesetzt.
Pişirmenin ötesinde, bu ateş ısı ve ışık kaynağı olurdu.Neben dem Kochen diente diese Feuerstelle auch als Wärme- und Lichtquelle dieser Einraumhäuser.
Bu da bizim ışık kaynağımızdır.C'est une essence de lumière .
Bu da bizim ışık kaynağımızdır.Es la fuente principal de iluminación.
Bu da bizim ışık kaynağımızdır.Così troviamo la nostra luce.
Lamba aşağıdaki anlamlara gelebilir : Lamba, ışık kaynağı.Titolo in volume: Le lampade e la luce.
Bu da bizim ışık kaynağımızdır.А ты — свет моей жизни.
Kuantum noktaları bir ışık kaynağı olarak kullanma fikri 1990'larda ortaya çıkmıştır.Идея использования квантовых точек в качестве источника света впервые была разработана в 1990-х годах.
Işık kaynağı olarak lazer kullanılmalıdır.В качестве первичного источника света можно использовать лазер.
Tablonun tek ışık kaynağı adamın önündeki alçak penceredir.На картине в центре комнаты изображена в профиль молодая девушка перед открытым окном.
Pişirmenin ötesinde, bu ateş ısı ve ışık kaynağı olurdu.Этот фонтан был больше чем просто вода и свет.
Soğuk katot, bir ışık kaynağıdır.Однако, манящий свет — это ловушка.
Bu da bizim ışık kaynağımızdır.شمعة واحدة بمثابة مصدر الضوء.
Genel olarak petrol ışık kaynağı olarak ve savaşlarda erken dönem insanlık tarihi boyunca kullanıldı.وبشكل عام، تم استخدام النفط منذ التاريخ البشري المبكر للحفاظ على اشتعال النيران، وأيضًا في الحروب.
İnsanlık tarihi boyunca yakılarak ışık kaynağı olarak kullanılmışlardır.يجرى قياس الضوء بالأصل باستخدام حاسة البصر البشرية كمستقبل للضوء.
Bu da bizim ışık kaynağımızdır.A luz como fonte de conhecimento.
Bu da bizim ışık kaynağımızdır.Het is een eigenschap van de lichtbron.
Genel olarak petrol ışık kaynağı olarak ve savaşlarda erken dönem insanlık tarihi boyunca kullanıldı.Olie is sinds de vroege menselijke geschiedenis gebruikt voor vuur en voor oorlogvoering.
Highlightlar ışık kaynağının konumunun ve yüzeylerin eğriselliğinin anlaşılmasını sağlarlar.De luminantie beschrijft de helderheid van grotere lichtgevende oppervlakken.
Eskiden evde ışık kaynağı olarak, gaz lambası çok normaldi.Vroeger was ook in huis een gaslamp als lichtbron heel gewoon.
Bu da bizim ışık kaynağımızdır.Przydatne własne źródło światła.
Sonuçta göz ışık kaynağı olamaz, zira ışık gözden çıksa acı vermezdi.Jego bowiem ślepota naszą bez wątpienia była stratą, gdyż brakło nam prawdziwego światła.
Işık kaynağı olan yüzeyler başka bir kaynak tarafından aydınlatılmaksızın kendi ışımasıyla aydınlanırlar.Ich twarze są oświetlone padającym z góry światłem o niezidentyfikowanym źródle.
Bir ışık kaynağı, genelde uzun ömürlü LED, bir lens sistemi yoluyla bir prizma yüzeyine odaklanır.Źródło światła, najczęściej dioda LED, jest skierowane na powierzchnię pryzmatu za pomocą systemu optycznego.
Bu da bizim ışık kaynağımızdır.Будь моїм світлом.
Bu da bizim ışık kaynağımızdır.Zářičem je světelný zdroj.
Uçabilen böcekler, bir ışık kaynağına yaklaşırken logaritmik spiral izlerler.Také hmyz se ke světlu blíží po logaritmické spirále.
Pişirmenin ötesinde, bu ateş ısı ve ışık kaynağı olurdu.Kromě vaření sloužil oheň též jako zdroj světla a tepla pro celou budovu.
Karanlık cisimler, ışık kaynağından çıkan ışınların yansıması sonucu bize gözükür.Este greu de definit sursa luminii care cade asupra lui.
Bu da bizim ışık kaynağımızdır.Itt a napfény a forrás.
Işık kaynağı olarak lazer kullanılmalıdır.Az alapkivitelben foszforos lámpák szolgálnak fényforrásként.
Bunun sebebi, ışık kaynağı ve uçuş yönleri arasındaki açıyı sabit tutmalarıdır.Luonnossa ne suunnistautuvat siten, että lentosuunnan ja valonlähteen suunnan välinen kulma pysyy vakiona.
Uçabilen böcekler, bir ışık kaynağına yaklaşırken logaritmik spiral izlerler.Hyönteiset lähestyvät usein keino­tekoisia valon­lähdeitä logaritmisen spiraalin muotoista reittiä pitkin.
Işık kaynağı olarak lazer kullanılmalıdır.Tarkimmissa laitteissa valonlähteenä käytetään laseria.
Bu da bizim ışık kaynağımızdır.Μητέρα του ήταν η Φωτεινή Δολόγλου.
Genel olarak petrol ışık kaynağı olarak ve savaşlarda erken dönem insanlık tarihi boyunca kullanıldı.Η χρήση τους ως καύσιμο ξεκινάει από τα πρώιμα χρόνια της ανθρώπινης ιστορίας.
Bu da bizim ışık kaynağımızdır.Også denne er for levende lys.
Işık kaynağı deneye bağlı olarak monokrom ışık ya da beyaz ışık yayar.Sumber cahaya dapat dengan baik memancarkan cahaya monokromatik atau cahaya putih tergantung pada percobaan.

İlgili Sayfalar