ışık demeti ile cümle

ışık demeti kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
11
HARF
5
HECE
9
ORT. KELİME
Penceremden parlayan bir ışık demeti ile uyandırıldım.I was wakened by a beam of light shining through my window.
Cadı bir büyü yaptı ve asasından dışarı bir ışık demeti fırladı.The witch cast a spell and a beam of light shot out of her wand.
Bu prensip bazen ışık demetinin tanımı olarak görülür.This principle is sometimes taken as the definition of a ray of light.
Bu kontrol demeti kapatıldığında ve ışık demeti kaybolduğunda madde kopyası geriye kalır.When this control beam is turned off and the light pulse disappears, the 'matter copy' remains.
Bu ışık demeti normalle teta açısı yapıyor. -Let me draw. This is its incident angle right over there
Evvela, yolları kesişen iki ışık demeti birbiriyle hiç etkileşmiyordu.For one thing, two beams of light that cross paths don't interact with each other at all.
Küçük adanın üzerindeki eve pembe tonlarında bir ışık demeti vurmuş,Dr. Harris:
Işık demetinin polarizasyonu Poincare küresinde bir vektör ile gösterilir.The polarization of a light beam is represented by a vector in the Poincaré sphere.
Bu prensip bazen ışık demetinin tanımı olarak görülür.On le considère parfois comme un précurseur de l'esprit des Lumières.
Bir ışık demeti fotonları ışığın frekansıyla doğru orantılı karakteristik bir enerjiye sahiptir.Los fotones del rayo de luz tienen una energía característica determinada por la frecuencia de la luz.
R ve T hesaplamaları özel ışık demetinin dalgalarının kutuplaşmasına bağlıdır.R a U slouží pro výpočet toku tepla stěnou.
O noktasindan n1 ve n2 Işık demeti parçası OR ışını olarak yansıtılır ve OT olarak kırılır.Fie acum -n1 direcția unei raze incidente pe oglindă și n2 aceea a razei reflectate.
Bir ışık demeti fotonları ışığın frekansıyla doğru orantılı karakteristik bir enerjiye sahiptir.Foton dari sinar memiliki energi karakteristik yang ditentukan oleh frekuensi cahaya.
Bu Bose-Einstein yoğunlaştırıcısında, ışık demetine işlenmiş bilgi atom dalgalarına aktarılabilir.このボース=アインシュタイン凝縮では、光パルスで符号化された情報を原子波に移すことができる。
Bu kontrol demeti kapatıldığında ve ışık demeti kaybolduğunda madde kopyası geriye kalır.この制御ビームがオフになり、光パルスが消えると「物質のコピー」が残る。
1965 yılında Stanford Üniversitesi’nde ilk çarpışan ışık demeti fizik deneyini gerçekleştirmiştir.1965年傑瑞德·K·歐尼爾在斯坦福大學進行第一次粒子束碰撞物理實驗。
Bir ışık demeti fotonları ışığın frekansıyla doğru orantılı karakteristik bir enerjiye sahiptir.Fotoni svjetla imaju točno određenu količinu energije, koja određuje frekvenciju svjetlosti.
Bir de objenin ucundan merceğe, odak noktasından geçen bir ışık demeti gönderiyorum.וציירתי קרן העוברת דרך המוקד בצד שמאל,
Böyle bir ışık demetine yerleştirilmiş kiral moleküller, iki kiral bileşenle farklı etkileşir.Chiralne cząsteczki poddane działaniu takiego światła inaczej reagują na różne rodzaje skrętności.
Böyle bir ışık demetine yerleştirilmiş kiral moleküller, iki kiral bileşenle farklı etkileşir.비대칭분자는 이러한 빛줄기 안에서, 두 비대칭 요소와 서로 다르게 상호작용을 하는 것입니다.
Böyle bir ışık demetine yerleştirilmiş kiral moleküller, iki kiral bileşenle farklı etkileşir.מולקולות כיראליות המוכנסות לקרן אור כזו, מגיבות באופן שונה עם שני הרכיבים הכיראליים שלה.
Böyle bir ışık demetine yerleştirilmiş kiral moleküller, iki kiral bileşenle farklı etkileşir.جزيئات الكايرال إن وضعت في شعاع من هذا الضوء فإنها تتفاعل بشكل مختلف مع مكونات من الكايرال
Bu ışık demeti normalle teta açısı yapıyor. -אצייר. זאת זווית הפגיעה. ניתן לדמיין מכונית, למרות שזה לא בדיוק איך שאור פועל,
Bulmak istediğimiz, yansıyan ışık demetinin kırılma açısı. -И това, което искам да знам е какъв ще бъде ъгълът на пречупване.
Bunun ışık demeti üzerindeki etkisi, düzleminden sapmasıdır ki, buna optik rotasyon denir.빛줄기에 미치는 영향은 최초 빛의 면에 의한 회전인거죠. 아니면, [선광]이라고도 알려져 있습니다.
Bunun ışık demeti üzerindeki etkisi, düzleminden sapmasıdır ki, buna optik rotasyon denir.יחסית לשני. ההשפעה על קרן האור היא סיבוב של המישור שלה לעומת המישור המקורי, הידוע כסיבוב אופטי.
Bunun ışık demeti üzerindeki etkisi, düzleminden sapmasıdır ki, buna optik rotasyon denir.بشكل نسبي للآخرين. والأثر على شعاع الضوء هو دوران سطحها من السطح الأصلي من ناحية أخرى يعرف بالدوران البصري
Çentiklerin birinin arkasına bir ışık demeti koydu.A pus un fascicul de lumină în spatele acestor scobituri.
Çentiklerin birinin arkasına bir ışık demeti koydu.Dia meletakkan sumber cahaya di balik salah satu lekukan ini.
Çentiklerin birinin arkasına bir ışık demeti koydu.Egy fénynyalábot helyezett ezek mögé a fogak mögé.
Çentiklerin birinin arkasına bir ışık demeti koydu.Ein Strahl wurde von der Lichtquelle zu einer der Lücken weitergeleitet.
Çentiklerin birinin arkasına bir ışık demeti koydu.Ele emitia raios de luz pelos cortes.
Çentiklerin birinin arkasına bir ışık demeti koydu.Han skickade en ljusstråle mot kuggarna.
Çentiklerin birinin arkasına bir ışık demeti koydu.Hij zette een lichtstraal achter een van de kepen.
Çentiklerin birinin arkasına bir ışık demeti koydu.Il a mis un faisceau derrière une de ces encoches.
Çentiklerin birinin arkasına bir ışık demeti koydu.그는 이런 홈 부분 뒤편에 빛줄기를 두었습니다.
Çentiklerin birinin arkasına bir ışık demeti koydu.Lúč umiestnil za jeden zo zárezov.
Çentiklerin birinin arkasına bir ışık demeti koydu.Mise il raggio di luce dietro a una delle tacche.
Çentiklerin birinin arkasına bir ışık demeti koydu.Ông đặt môt đèn sau một trong những cái rãnh này,
Çentiklerin birinin arkasına bir ışık demeti koydu.Puso un rayo de luz detrás de una de estas muescas.
Çentiklerin birinin arkasına bir ışık demeti koydu.Umieścił źródło światła za jednym z wycięć.
Çentiklerin birinin arkasına bir ışık demeti koydu.Za eno od teh zarez je posvetil z žarkom.
Çentiklerin birinin arkasına bir ışık demeti koydu.Έβαλε μια δέσμη πίσω από μια από αυτές τις εγκοπές.
Çentiklerin birinin arkasına bir ışık demeti koydu.Он помещал источник света за одним из зубьев.
Çentiklerin birinin arkasına bir ışık demeti koydu.הוא שם מאחורי אחת המגרעות קרן אור.
Çentiklerin birinin arkasına bir ışık demeti koydu.قام بوضع شعلة خلف واحدة من هذه الشقوق.
Çentiklerin birinin arkasına bir ışık demeti koydu.それが 5.5マイル向こうにある
Demek ki gelen ışık demetini 48.8 derece açıyla gönderirsek ışık tam sınırda yoluna devam edecek.הוא לא יצליח להישבר, הוא לא יצליח לצאת לאוויר.
Evvela, yolları kesişen iki ışık demeti birbiriyle hiç etkileşmiyordu.Entre otras cosas, dos haces de luz que coinciden no interactúan entre sí.
Evvela, yolları kesişen iki ışık demeti birbiriyle hiç etkileşmiyordu.În primul rând, două raze de lumină care se intersectează nu interacţionează una cu alta deloc.
Evvela, yolları kesişen iki ışık demeti birbiriyle hiç etkileşmiyordu.한 예를 들면, 두 줄기의 빛이 서로 교차하더라도 서로를 전혀 방해하지 않았습니다.
Evvela, yolları kesişen iki ışık demeti birbiriyle hiç etkileşmiyordu.Para começar, dois raios de luz que se atravessem não interagem de todo um com o outro.
Evvela, yolları kesişen iki ışık demeti birbiriyle hiç etkileşmiyordu.Premièrement, deux rayons de lumière qui se croisent n'interagissent pas l'un avec l'autre.
Evvela, yolları kesişen iki ışık demeti birbiriyle hiç etkileşmiyordu.Prima di tutto, due raggi di luce che si incrociano non interagiscono per nulla tra di loro.
Evvela, yolları kesişen iki ışık demeti birbiriyle hiç etkileşmiyordu.Vì một điều, 2 chùm sáng giao nhau không tác động qua lại với nhau.
Evvela, yolları kesişen iki ışık demeti birbiriyle hiç etkileşmiyordu.Zaprvé: dva paprsky světla, které si zkříží cestu, na sebe vzájemně nepůsobí.
Evvela, yolları kesişen iki ışık demeti birbiriyle hiç etkileşmiyordu.Για παράδειγμα όταν δύο δέσμες φωτός διασταυρώνονται δεν αλληλεπιδρούν καθόλου μεταξύ τους.
Evvela, yolları kesişen iki ışık demeti birbiriyle hiç etkileşmiyordu.Прежде всего, два луча света, которые пересекаются, никак друг с другом не взаимодействуют.
Evvela, yolları kesişen iki ışık demeti birbiriyle hiç etkileşmiyordu.Първо на първо, два лъча светлина, които пресичат пътищата си, въобще не взаимодействат помежду си.
Evvela, yolları kesişen iki ışık demeti birbiriyle hiç etkileşmiyordu.דבר ראשון, שתי קרני אור שחוצות אחת את השנייה לא פועלות זו על זו בכלל.

İlgili Sayfalar