üzümlü ile cümle

üzümlü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Britanya'da üzümlü ve elmalı tart geleneksel olarak Noel zamanında yenir.In Britain, mince pies are traditionally eaten at Christmas time.
Kuru üzümlü kek nerede?Where is the cake with raisins?
"Üzümlü ve Huğlu"."Colourful and hot".
"Savunma sanayinde Üzümlü ve Huğlu"."Karstā un aukstā māksla Valmierā".
Ağzına atmak üzere olduğu yulaf ezmeli üzümlü kurabiyenin kokusunu duyabiliyorsunuz.You can smell the oatmeal raisin cookie that he's about to shovel into his mouth.
Haftaya, üzümlü ekmek getireceğim."Next week, with raisins."
Quabili polow: Kuru üzümlü, havuçlu ve Dana veya kuzu etli pilav.Kalam Polow: Rice with cabbage and different herbs.
Üzümlü, Diyarbakır ilinin Ergani ilçesine bağlı bir mahalledir.Sie befinden sich in der unmittelbaren Nachbarschaft der erstbefallenen Frucht.
Üzümlü ve ballı pek çok içecek türü de tüketiliyordu.On sait que de très grandes quantités de vin et de viande étaient consommées.
"Üzümlü ve Huğlu".«Caliente, caliente.».
Eski ismi margaz olup daha sonra üzümlü olmuştur.Chiamarono prima Porpora, poi Hasse.
Aynı zamanda üzümlü kek modeli olarak da bilinir.Nota anche con il nome di torta dolce.
"Üzümlü ve Huğlu".«Горячо и сердечно…».
Üzümlü, Diyarbakır ilinin Ergani ilçesine bağlı bir mahalledir.楓(かえで) 翔に好意を抱いている隣に住むいとこ。
"Üzümlü ve Huğlu".강하지만 섹시해””.
Bu yüzden bu modele üzümlü kek modeli de denilmektedir.מודל זה נקרא מודל עוגת הצימוקים.
Ağzına atmak üzere olduğu yulaf ezmeli üzümlü kurabiyenin kokusunu duyabiliyorsunuz.Bạn có thể ngửi thấy mùi bánh quy nho khô làm bằng bột yến mạch mà nó sắp bỏ hết vào miệng.
Ağzına atmak üzere olduğu yulaf ezmeli üzümlü kurabiyenin kokusunu duyabiliyorsunuz.Conseguem sentir o cheiro da bolacha de aveia e passas que está a enfiar pela garganta abaixo.
Ağzına atmak üzere olduğu yulaf ezmeli üzümlü kurabiyenin kokusunu duyabiliyorsunuz.Du riechst den Schokokeks, den es sich in den Mund schiebt.
Ağzına atmak üzere olduğu yulaf ezmeli üzümlü kurabiyenin kokusunu duyabiliyorsunuz.Érzed a mazsolás süti illatát, amit épp a szájába tömne!
Ağzına atmak üzere olduğu yulaf ezmeli üzümlü kurabiyenin kokusunu duyabiliyorsunuz.Je ruikt het havermout- en rozijnenkoekje dat hij in z'n mond propt.
Ağzına atmak üzere olduğu yulaf ezmeli üzümlü kurabiyenin kokusunu duyabiliyorsunuz.몬스터가 막 입 안에 넣으려고 했던 오트밀과 건포도가 들어간 쿠키 냄새도 맡을 수 있지요.
Ağzına atmak üzere olduğu yulaf ezmeli üzümlü kurabiyenin kokusunu duyabiliyorsunuz.Man kan dufte havregrynskagerne med rosin, som han skal til at skovle i munden.
Ağzına atmak üzere olduğu yulaf ezmeli üzümlü kurabiyenin kokusunu duyabiliyorsunuz.Miroşi fursecul de ovăz cu stafide ce urmează să şi-l îndese în gură.
Ağzına atmak üzere olduğu yulaf ezmeli üzümlü kurabiyenin kokusunu duyabiliyorsunuz.Potete sentire il profumo del biscotto all'avena e uvetta di cui sta per ingozzarsi.
Ağzına atmak üzere olduğu yulaf ezmeli üzümlü kurabiyenin kokusunu duyabiliyorsunuz.Pueden oler la galleta de avena y pasas que está a punto de meterse en la boca.
Ağzına atmak üzere olduğu yulaf ezmeli üzümlü kurabiyenin kokusunu duyabiliyorsunuz.Vohate lahko piškot, ki ga drži in ga bo vsak čas pohrustal.
Ağzına atmak üzere olduğu yulaf ezmeli üzümlü kurabiyenin kokusunu duyabiliyorsunuz.Vous pouvez sentir le cookie aux raisins et flocons d'avoine qu'il est sur le point d'avaler.
Ağzına atmak üzere olduğu yulaf ezmeli üzümlü kurabiyenin kokusunu duyabiliyorsunuz.Vzduchem se line vůně rozinkové sušenky, kterou si co nevidět nacpe do pusy.
Ağzına atmak üzere olduğu yulaf ezmeli üzümlü kurabiyenin kokusunu duyabiliyorsunuz.Zjada aromatyczne owsiane ciasteczko.
Ağzına atmak üzere olduğu yulaf ezmeli üzümlü kurabiyenin kokusunu duyabiliyorsunuz.Μπορείς να μυρίσεις το μπισκότο βρώμης και σταφίδας το οποίο θα χώσει μέσα στο στόμα του.
Ağzına atmak üzere olduğu yulaf ezmeli üzümlü kurabiyenin kokusunu duyabiliyorsunuz.Вы слышите запах овсяного печенья с изюмом, которое он вот-вот запихнёт себе в рот.
Ağzına atmak üzere olduğu yulaf ezmeli üzümlü kurabiyenin kokusunu duyabiliyorsunuz.Можете да помиришете овесените сладки, които той е на път да хвърли в устата си.
Ağzına atmak üzere olduğu yulaf ezmeli üzümlü kurabiyenin kokusunu duyabiliyorsunuz.ולהריח את עוגיית שיבולת השועל והצימוקים שהוא עומד לדחוף לעצמו לפה
Ağzına atmak üzere olduğu yulaf ezmeli üzümlü kurabiyenin kokusunu duyabiliyorsunuz.ويمكنك شم رائحة الكوكيز المصنوعة من دقيق الشوفان والزبيب والتي هو على وشك إبتلاعها
Ağzına atmak üzere olduğu yulaf ezmeli üzümlü kurabiyenin kokusunu duyabiliyorsunuz.横を通って リビングへ行きましょう
Haftaya, üzümlü ekmek getireceğim."다음 주에는 건포도를 함께 바치겠습니다."
Haftaya, üzümlü ekmek getireceğim."La prossima settimana, con l'uvetta. "
Haftaya, üzümlü ekmek getireceğim."La semana que viene, pan de pasas."
Haftaya, üzümlü ekmek getireceğim."Minggu depan, dengan kismis, ya."
Haftaya, üzümlü ekmek getireceğim."Nächste Woche, mit Rosinen."
Haftaya, üzümlü ekmek getireceğim."Nästa vecka blir det med russin."
Haftaya, üzümlü ekmek getireceğim."Następnego razem będzie z rodzynkami."
Haftaya, üzümlü ekmek getireceğim.""Para a próxima semana, com passas."
Haftaya, üzümlü ekmek getireceğim."Saptamana viitoare, paine cu stafide."
Haftaya, üzümlü ekmek getireceğim."Semaine prochaine, avec des raisins."
Haftaya, üzümlü ekmek getireceğim."Tuần sau con sẽ làm với nho khô."
Haftaya, üzümlü ekmek getireceğim."Volgende week krijgt u ze met rozijnen erin."
Haftaya, üzümlü ekmek getireceğim."Την επόμενη εβδομάδα με σταφίδες".
Haftaya, üzümlü ekmek getireceğim."На следующей неделе я принесу с изюмом."
Haftaya, üzümlü ekmek getireceğim."Наступного тижня спечу з родзинками".
Haftaya, üzümlü ekmek getireceğim."Следващата седмица - със стафиди."
Haftaya, üzümlü ekmek getireceğim."בשבוע הבא, עם צימוקים."
Haftaya, üzümlü ekmek getireceğim."فقال في نفسه " حسنا في الاسبوع القادم ساحضر الخبز مع الزبيب "
Haftaya, üzümlü ekmek getireceğim."男性はその後何年もパンをお供えしました
Her hafta, adam üzümlü ekmekleri getirir, yanında bütün güzel şeylerle birlikte arkın içine koyar.Cada semana, el hombre llevaba pan de pasas, con todo tipo de cosas buenas, y lo dejaba en el arca.
Her hafta, adam üzümlü ekmekleri getirir, yanında bütün güzel şeylerle birlikte arkın içine koyar.Elk week bracht de man het rozijnenbrood met allerlei lekkernijen en doet het in de kast.
Her hafta, adam üzümlü ekmekleri getirir, yanında bütün güzel şeylerle birlikte arkın içine koyar.In fiecare saptamana, omul aducea paine cu stafide, cu tot felul de lucruri, si o punea in chivot.
Her hafta, adam üzümlü ekmekleri getirir, yanında bütün güzel şeylerle birlikte arkın içine koyar.Jede Woche, brachte der Mann Brot mit Rosinen, mit allen erdenklichen Leckereien, die er in den Schrein legte.
Her hafta, adam üzümlü ekmekleri getirir, yanında bütün güzel şeylerle birlikte arkın içine koyar.매주 부자는 건포도와 빵과 세상의 모든 좋은 음식들을 성궤에 넣었습니다.

İlgili Sayfalar