Ana içeriğe geç
Sözlük

üzülmeme ile cümle

üzülmeme kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
8
HARF
4
HECE
4
ORT. KELİME
Kız için üzülmemek elimde değil.I can't help feeling sorry for the girl.
Onun için üzülmemek elimde değil.I can't help feeling sorry for him.
Onun için üzülmemek elinde değildi.He could not help feeling sorry for her.
Onun için üzülmemek elimizde değildi.We couldn't help feeling sorry for her.
O ona üzülmemesini söyledi.She told him not to worry.
Tom'a üzülmemek elimde değil.I can't help feeling sorry for Tom.
Mary için üzülmemek Tom'un elinde değildi.Tom couldn't help feeling sorry for Mary.
Üzülmemek işten bile değil.I cannot help but regret it.
Senin hakkında üzülmemeye çalışıyorum.I try not to worry about you.
Üzülmemeye çalışıyorum.I try not to worry.
İnsanlar benim için üzülmemeli.People shouldn't feel sorry for me.
Bu çok üzülmeme neden oldu." dedi.It made me feel very sad."
Hasta kesinlikle üzülmemelidir.He didn't want to be sick.
Mektupta karısına üzülmemesini söyler.In the note he asked that his family not mourn for him.
Çocuklar sık sık babalarını üzülmemeye çalışırlar.Children should attempt not to bring their parents in disgrace.
Bence üzülmemeliyiz.I don't believe we should.
Bu, kaybettiğinize üzülmemeniz ve Allah'ın size verdiği nimetlerle şımarmamanız içindir.Lest you grieve for what you missed, or rejoice at what you received.
Bu, yitirdiğiniz bir şey için üzülmemeniz ve O'nun size verdiği nimetlerle de şımarmamanız içindir.Lest you grieve for what you missed, or rejoice at what you received.
Tanrı, İbrahim'e üzülmemesini, karısının emrettiği gibi yapmasını söyledi.God told Abraham not to be distressed but to do as his wife commanded.
Hasta kesinlikle üzülmemelidir.Arbeit darf nicht krank machen.
Çocuklar sık sık babalarını üzülmemeye çalışırlar.Les parents demandent souvent aux enfants de ne pas leur mentir.
Hasta kesinlikle üzülmemelidir.Le médecin ne doit pas semer le désespoir.
Bu çok üzülmeme neden oldu." dedi.En fin, todo eso me hizo sentirme muy deprimida».
Üzülmemeye çalışıyorum.Cerco di non rattristarmi.
Bu çok üzülmeme neden oldu." dedi.Sono amaramente deluso per quello che è accaduto".
Çocuklar sık sık babalarını üzülmemeye çalışırlar.Spesso infastidisce i suoi suoceri.
Çocuklar sık sık babalarını üzülmemeye çalışırlar.Отец обычно почти не заботится о своих детях.
Hasta kesinlikle üzülmemelidir.المرض غير مؤذٍ قطعاً ولا يحتاج لمعالجة.
Hasta kesinlikle üzülmemelidir.Ach, pijnlijk hoeft het niet te wezen.
Çocuklar sık sık babalarını üzülmemeye çalışırlar.Kinderen tutoyeren hun ouders altijd.
Bu çok üzülmeme neden oldu." dedi.Адже це я викликав хвилю, чи не так?»
Hasta kesinlikle üzülmemelidir.Самопочуття хворого не порушене.
Çocuklar sık sık babalarını üzülmemeye çalışırlar.Самці не дають піклування батьків.
Bu çok üzülmeme neden oldu." dedi.Udělal jsem velkou chybu a velmi toho lituji".
Hasta kesinlikle üzülmemelidir.Hlavně nesmí býti smutno….
Bu çok üzülmeme neden oldu." dedi.Acest lucru m-a făcut să-l urăsc și mai mult”.
Hasta kesinlikle üzülmemelidir.Sairaus ei ilmeisesti ole kivulias.
Onun için üzülmemek elinde değildi.Hän ei voinut olla surematta hänen vuokseen.
Ancak ilahi bir ses, kendisine üzülmemesini, doğacak çocuğun şerefli kılındığını söyler.Oteren gir lite lyd fra seg, unntatt i paringstiden og når den har unger.
Bu çok üzülmeme neden oldu." dedi.Itu cukup mengecewakan saya. "
Çocuklar sık sık babalarını üzülmemeye çalışırlar.Những đứa trẻ thường là bị bỏ rơi bởi cha chúng.
Hasta kesinlikle üzülmemelidir.Tương truyền tự nhiên ông không ốm mà mất.
Bu çok üzülmeme neden oldu." dedi.Chúng tôi rất lấy làm tiếc về sự việc đã xảy ra".
Hasta kesinlikle üzülmemelidir.無論それを気に病むことはない。
Çocuklar sık sık babalarını üzülmemeye çalışırlar.这些孩子通常被他们的父亲抛弃。
Hasta kesinlikle üzülmemelidir.도기는 슬퍼하지 않겠다고 다짐한다.
Hasta kesinlikle üzülmemelidir.Razboljeti se nipošto nije smjelo.
Çocuklar sık sık babalarını üzülmemeye çalışırlar.Tėvas vaikus dažnai bausdavo už jų nepasisekimus.
Bence üzülmemeliyiz.Eu nu cred că ar trebui.
Bence üzülmemeliyiz.Ich glaube nicht.
Bence üzülmemeliyiz.Ik denk van niet.
Bence üzülmemeliyiz.Je ne le crois pas.
Bence üzülmemeliyiz.그렇지 않습니다.
Bence üzülmemeliyiz.Menurut saya tidak.
Bence üzülmemeliyiz.Nie sądzę.
Bence üzülmemeliyiz.No lo creo.
Bence üzülmemeliyiz.Non credo.
Bence üzülmemeliyiz.Tôi thì không tin là chúng ta nên lo lắng.
Bence üzülmemeliyiz.Véleményem szerint nem.
Bence üzülmemeliyiz.Δε νομίζω ότι θα έπρεπε.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod