üyelerin ile cümle
üyelerin kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
Üyelerin çalışma süresi altı yıl olup, yenilenebilir.Jäsenten toimikausi on kuusi vuotta ja se voidaan uusia.
Üyelerin çalışma süresi altı yıl olup, yenilenebilir.Ledamöterna utses för en tid av sex åroch kan utnämnas på nytt.
Üyelerin çalışma süresi altı yıl olup, yenilenebilir.Leur mandatest de six ans et est renouvelable.
Üyelerin çalışma süresi altı yıl olup, yenilenebilir.Mandat članov traja šest let, po šestih letih je član lahko ponovno imenovan.
Üyelerin çalışma süresi altı yıl olup, yenilenebilir.Mandat członków Trybunału Obrachunkowego jest odnawialny.
Üyelerin çalışma süresi altı yıl olup, yenilenebilir.Medlemmerneudnævnes for seks år og kan genudnævnes.
Üyelerin çalışma süresi altı yıl olup, yenilenebilir.Os Membros são nomeados por um período de seisanos, que pode ser renovado.
Üyelerin çalışma süresi altı yıl olup, yenilenebilir.Sú zvolení našesťročné funkčné obdobie, ktoré je obnoviteľné.
Üyelerin en az üçte biri, ilgili yüksek öðrenim kurumunun akademik topluluðu dýþýndan olmalýdýr.Al menos un tercio de los miembros no pueden pertenecer a la comunidad académica de la facultad.
Üyelerin en az üçte biri, ilgili yüksek öðrenim kurumunun akademik topluluðu dýþýndan olmalýdýr.Au moins un tiers des membres doivent être extérieurs à la communauté académique de l’établissement concerné.
Üyelerin en az üçte biri, ilgili yüksek öðrenim kurumunun akademik topluluðu dýþýndan olmalýdýr.Mindestens ein Drittel der Mitglieder dürfen nicht der betreffenden Hochschuleinrichtung angehören.
Üyelerin görev süreleri iki yýlý aþmamalýdýr.Die Amtszeit der Mitglieder darf zwei Jahre nicht überschreiten.
Üyelerin görev süreleri iki yýlý aþmamalýdýr.El mandato de los miembros no puede exceder de dos años.
Üyelerin görev süreleri iki yýlý aþmamalýdýr.Le mandat des membres ne peut excéder deux années.
Üyelerin görev süreleri iki yýlý aþmamalýdýr.Leur mandat ne peut excéder deux ans.
Üyelerin, hemen yenilenmeyen dört yýllýk görev süreleri bulunmaktadýr.Tous ces membres exercent un mandat de quatre ans non renouvelable immédiatement.
Üyelerinin biri özellikle orta öðretim ve yüksek öðrenimden sorumludur.Ein Mitglied des Schulamtes ist für das Sekundar- und Hochschulwesen zuständig.
Üyelerinin biri özellikle orta öðretim ve yüksek öðrenimden sorumludur.Uno de sus miembros es responsable de la educación secundaria y la educación superior.
Üyelerinin en azýndan %51'i üniversite öðretim kadrosu memurlarýdýr.Al menos el 51 % de sus miembros han de ser funcionarios docentes de la universidad.
Üyelerinin en azýndan %51'i üniversite öðretim kadrosu memurlarýdýr.Au moins 51 % de ses membres sont des fonctionnaires appartenant au corps enseignant de l’université.
Üyelerinin en azýndan %51'i üniversite öðretim kadrosu memurlarýdýr.Mindestens 51 % der Mitglieder sind verbeamtete Mitglieder des Lehrkörpers der Universität.
Üyelerinin görev süreleri ilgili tüzüðe göre belirlenir.Die Amtszeit der Mitglieder ist in den jeweiligen Statuten festgelegt.
Üyelerinin görev süreleri ilgili tüzüðe göre belirlenir.La duración del mandato de los miembros se estipula en los correspondientes estatutos.
Üyelerinin görev süresi tüzükte belirtilmiþtir.En dichos estatutos se estipula la duración del mandato de los miembros.
Üyelerinin ikisi, yukarýda adý geçen organlar tarafýndan böyle durumlarda duyurulma haklarý bulunmaktadýr.Dos de sus miembros tienen derecho a ser escuchados en tales casos por los dos órganos mencionados.
Üyelerinin maksimum sayýsý 46'dýr ve rektörlerin görev süresi dört yýldýr.Die Mitgliederzahl beträgt maximal 46, die Amtszeit der Rektoren vier Jahre.
Üyelerinin maksimum sayýsý 46'dýr ve rektörlerin görev süresi dört yýldýr.El número máximo de miembros es de 46 y el mandato de los rectores tiene una duración de cuatro años.
Üyelerinin maksimum sayýsý 46'dýr ve rektörlerin görev süresi dört yýldýr.Il ne peut compter plus de 46 membres et le mandat des recteurs est de quatre ans.
Üyelerini, rektör veya rektör yardýmcýsý ve fakülte, bölüm ve öðrenci temsilcileri oluþturmaktadýr.Opetushallitus und der Studierenden.
Ve başsavcıyı... ...ve Merkez Bankası Başkanını... ...ve Ombudsman'ı... ...ve Ulusal Seçim Kurulu üyelerini.A tiež Najvyššieho štátneho zástupcu... A guvernéra národnej banky... A ombudsmana...
Ve başsavcıyı... ...ve Merkez Bankası Başkanını... ...ve Ombudsman'ı... ...ve Ulusal Seçim Kurulu üyelerini.És a főügyészt. És a Központi Bank vezetőjét. És az ombudsmant.
Ve başsavcıyı... ...ve Merkez Bankası Başkanını... ...ve Ombudsman'ı... ...ve Ulusal Seçim Kurulu üyelerini.וכן את התובע הכללי ואת ראש הבנק המרכזי את נציב תלונות הציבור
Ve başsavcıyı... ...ve Merkez Bankası Başkanını... ...ve Ombudsman'ı... ...ve Ulusal Seçim Kurulu üyelerini.中央銀行総裁もです オンブズマンもです 国家選挙委員会委員もです
Ve kurul üyelerinin Kraliyet Vakfı olarak... ...aynı tarafta olduklarından emin olmak istiyorum.És meg akartam bizonyosodni róla, hogy az igazgatósági tagok egy oldalon állnak a Királyi Alapítvánnyal.
Ve kurul üyelerinin Kraliyet Vakfı olarak... ...aynı tarafta olduklarından emin olmak istiyorum.Και ελπίζουμε ότι οι γνώμες μας θα είναι επίσης ίδιες με αυτές του Βασιλικού Ιδρύματος.
Ve kurul üyelerinin Kraliyet Vakfı olarak... ...aynı tarafta olduklarından emin olmak istiyorum.ونأمل ان يكون رأي مجلس الادارة مشابه لرأي المأسسة الملكية
Ve şehir çete üyelerinin çoğu hiç zengin beyaz kişi tanımıyordu. Bu pazara satış yapmaları imkansızdı.Die meisten städtischen Gangs kannten keine reichen weißen Leute - sie konnten den Markt nicht bedienen.
Ve şehir çete üyelerinin çoğu hiç zengin beyaz kişi tanımıyordu. Bu pazara satış yapmaları imkansızdı.És a legtöbb belvárosi bandatag nem ismert gazdag, fehér embereket -- ez a piac zárva volt előttük.
Ve şehir çete üyelerinin çoğu hiç zengin beyaz kişi tanımıyordu. Bu pazara satış yapmaları imkansızdı.Muitos dos membros dos gangues não conheciam brancos ricos, por isso não podiam vender nesse mercado.
Ve şehir çete üyelerinin çoğu hiç zengin beyaz kişi tanımıyordu. Bu pazara satış yapmaları imkansızdı.Většina členů městských gangů neznala žádné bohaté bělochy - nemohli na tom trhu prodávat.
Ve şehir çete üyelerinin çoğu hiç zengin beyaz kişi tanımıyordu. Bu pazara satış yapmaları imkansızdı.Y los miembros de las bandas urbanas no conocían gente blanca y rica, no podían vender a ese mercado.
Ve şehir çete üyelerinin çoğu hiç zengin beyaz kişi tanımıyordu.Ganster z biednej dzielnicy nie ma dostępu do tego rynku.
Ve şehir çete üyelerinin çoğu hiç zengin beyaz kişi tanımıyordu.그런데 도심의 갱들이 그런 부유한 백인들을 알리가 없죠.
Ve şehir çete üyelerinin çoğu hiç zengin beyaz kişi tanımıyordu.ורוב חברי הכנופיות העירוניות לא הכירו שום לבנים עשירים -
Ve şehir çete üyelerinin çoğu hiç zengin beyaz kişi tanımıyordu.ومعظم أفراد العصابات لا يعرفون البيض الأثرياء
Ve şehir çete üyelerinin çoğu hiç zengin beyaz kişi tanımıyordu.市場に出られない
Yeryüzündeki aile üyelerine ait idari araştırma ve mesajların gönderilmesi, Gibi diğer şeyler arasında.Nơi làm những nghiên cứu... ...và những thông điệp đến Trái Đất... ...cùng nhiều vụ việc khác.
Yetkili, sorumluluğu altındaki ilgili bir konuda, kamu üyelerine talep ettikleri bilgileri verecektir.Pokud je úředník zodpovědný za danou záležitost, poskytne příslušníkům veřejnosti informace, o které žádají.
Yetkili, sorumluluğu altındaki ilgili bir konuda, kamu üyelerine talep ettikleri bilgileri verecektir.Virkamiehen on vastuullaan olevissa tapauksissa vastattava yleisön jäsenten esittämiin tiedusteluihin.
Yüksek Kurul üyelerinden Yusuf adında iyi ve doğru bir adam vardı.A aj, muž jménem Jozef, jeden z úřadu, muž dobrý a spravedlivý,
Yüksek Kurul üyelerinden Yusuf adında iyi ve doğru bir adam vardı.A hľa, nejaký muž, menom Jozef, radca, človek, dobrý a spravedlivý,
Yüksek Kurul üyelerinden Yusuf adında iyi ve doğru bir adam vardı.A oto mąż, imieniem Józef, który był senatorem, mąż dobry i sprawiedliwy,
Yüksek Kurul üyelerinden Yusuf adında iyi ve doğru bir adam vardı.C'era un uomo di nome Giuseppe, membro del sinedrio, persona buona e giusta
Yüksek Kurul üyelerinden Yusuf adında iyi ve doğru bir adam vardı.Có một người , tên là Giô-sép , làm nghị_viên tòa công_luận , là người chánh trực công_bình ,
Yüksek Kurul üyelerinden Yusuf adında iyi ve doğru bir adam vardı.Có một người, tên là Giô-sép, làm nghị viên tòa công luận, là người chánh trực công bình,
Yüksek Kurul üyelerinden Yusuf adında iyi ve doğru bir adam vardı.Então um homem chamado José, natural de Arimatéia, cidade dos judeus, membro do sinédrio, homem bom e justo,
Yüksek Kurul üyelerinden Yusuf adında iyi ve doğru bir adam vardı.Era un sfetnic al Soborului, numit Iosif, om bun şi evlavios,
Yüksek Kurul üyelerinden Yusuf adında iyi ve doğru bir adam vardı.És ímé egy ember, kinek József vala neve, tanácsbeli, jó és igaz férfiú,
Yüksek Kurul üyelerinden Yusuf adında iyi ve doğru bir adam vardı.He aquí, había un hombre llamado José, el cual era miembro del concilio, y un hombre bueno y justo
Yüksek Kurul üyelerinden Yusuf adında iyi ve doğru bir adam vardı.Il y avait un conseiller, nommé Joseph, homme bon et juste,