Önizleme Penceresi Her Zaman ÜstteJanela de Antevisão Sempre no Topo
Önizleme Penceresi Her Zaman ÜstteMantener la ventana de previsualización siempre encima
Önizleme Penceresi Her Zaman ÜsttePodgląd zawsze na wierzchu
Önizleme Penceresi Her Zaman ÜsttePogovorno okno ogledov je vedno na vrhu
Önizleme Penceresi Her Zaman ÜstteVoorvertoondialoog altijd bovenaan
Önizleme Penceresi Her Zaman ÜstteVorschaudialog immer oben
Önizleme Penceresi Her Zaman ÜstteΔιάλογος προεπισκόπησης πάντα στη κορυφή
Önizleme Penceresi Her Zaman ÜstteДіалогове вікно перегляду завжди згори
Önizleme Penceresi Her Zaman ÜstteПоверх всех окон
Önizleme Penceresi Her Zaman Üstteחלון
Önizleme Penceresi Her Zaman Üstteحوار المعاينة دائما في الأعلى
Onlar, çölün ortasında marul yetiştiriyor üstten suyu fışkırtarak şimdi, ironik duruma bakın, mühtemelenA ukáže sa, že pestujú šalát uprostred púšte, zhora naň rozprašujú vodu.
Onlar, çölün ortasında marul yetiştiriyor üstten suyu fışkırtarak şimdi, ironik duruma bakın, mühtemelenEstão a cultivar alface no meio do deserto utilizando água pulverizada de cima.
Onlar, çölün ortasında marul yetiştiriyor üstten suyu fışkırtarak şimdi, ironik duruma bakın, mühtemelenKiderül, hogy salátát termelnek a sivatag közepén, vizet permetezve rájuk.
Onlar, çölün ortasında marul yetiştiriyor üstten suyu fışkırtarak şimdi, ironik duruma bakın, mühtemelen알고 보면 사막 한 가운데에서 물을 뿌려서 양배추를 기르고 있습니다. 신기한 것은 이 양배추들이 아마
Onlar, çölün ortasında marul yetiştiriyor üstten suyu fışkırtarak şimdi, ironik duruma bakın, mühtemelenLa risposta è che si coltiva lattuga nel bel mezzo del deserto usando getti d'acqua.
Onlar, çölün ortasında marul yetiştiriyor üstten suyu fışkırtarak şimdi, ironik duruma bakın, mühtemelen"Mitähän täällä kasvatetaan?" Käy ilmi, että keskellä autiomaata kasvatetaan salaattia sadetuskastelun avulla.
Onlar, çölün ortasında marul yetiştiriyor üstten suyu fışkırtarak şimdi, ironik duruma bakın, mühtemelenOkazuje się, że to sałata na środku pustyni, spryskiwana wodą.
Onlar, çölün ortasında marul yetiştiriyor üstten suyu fışkırtarak şimdi, ironik duruma bakın, mühtemelenSe cultivă salată în mijlocul deșertului prin stropire.
Onlar, çölün ortasında marul yetiştiriyor üstten suyu fışkırtarak şimdi, ironik duruma bakın, mühtemelenVà té ra họ đang trồng xà lách ở ngay giữa sa mạc và dùng nước phun lên trên.
Onlar, çölün ortasında marul yetiştiriyor üstten suyu fışkırtarak şimdi, ironik duruma bakın, mühtemelenואם שואלים, "מה הם מגדלים כאן?" מסתבר, שמגדלים חסה בלב המדבר
Onlar, çölün ortasında marul yetiştiriyor üstten suyu fışkırtarak şimdi, ironik duruma bakın, mühtemelenيزرعون الخس بوسط الصحراء باستخدام الري بالرش المدفعي. المضحك في الأمر الآن هو، أنها غالبا تباع
Onlar, çölün ortasında marul yetiştiriyor üstten suyu fışkırtarak şimdi, ironik duruma bakın, mühtemelen上から水を撒けば 砂漠でも育ちます 皮肉にも このレタスはおそらく レタス栽培に もっと適した地域に出荷されます
Onlar da işareti sıkıştırmak zorunda kalmışlar. İşaretlerden biri de üstteki metnin altında.Và vì vậy họ đã phải nhồi nhét những dấu hiệu. một dấu hiệu khác là dưới dòng chữ trên đầu trang.
Onlardan bazıları çoktan uygulandı, birisi en üsttedir.Alcuni sono parzialmente implementati già ora, quelli in cima. non ho tempo di passarli tutti in rassegna, ma
Onlardan bazıları çoktan uygulandı, birisi en üsttedir.Algunas de ellas están parcialmente implementadas, las de arriba.
Onlardan bazıları çoktan uygulandı, birisi en üsttedir.As que estão no topo já estão parcialmente implementadas.
Onlardan bazıları çoktan uygulandı, birisi en üsttedir.Beberapa di antaranya sudah diterapkan sebagian, hal yang ada di atas.
Onlardan bazıları çoktan uygulandı, birisi en üsttedir.Einige sind bereits teilweise verfügbar, die in der oberen Hälfte.
Onlardan bazıları çoktan uygulandı, birisi en üsttedir.제가 처음에 말한 몇가지들은 이미 부분적으로는 실행이 되고 있기도 합니다.
Onlardan bazıları çoktan uygulandı, birisi en üsttedir.Một số trong đó đã được thực hiện, mấy cái ở phía trên.
Onlardan bazıları çoktan uygulandı, birisi en üsttedir.Pár már meg is van valósítva, azok vannak a lista tetején.
Onlardan bazıları çoktan uygulandı, birisi en üsttedir.Quelques-uns sont partiellement mis en œuvre déjà - ceux qui se trouvent en haut.
Onlardan bazıları çoktan uygulandı, birisi en üsttedir.Sommige zijn al deels toegepast, diegenen die bovenaan staan.
Onlardan bazıları çoktan uygulandı, birisi en üsttedir.Te na początku listy już wdrożono.
Onlardan bazıları çoktan uygulandı, birisi en üsttedir.Unele dintre ele sunt deja partial implementate, cele de sus.
Onlardan bazıları çoktan uygulandı, birisi en üsttedir.Μερικές από αυτές εφαρμόζονται εν μέρει ήδη, αυτές στο πάνω μέρος.
Onlardan bazıları çoktan uygulandı, birisi en üsttedir.Некоторые уже лечатся частично - те, что указаны наверху.
Onlardan bazıları çoktan uygulandı, birisi en üsttedir.Някои от тях са вече частично прилагани - тези отгоре.
Onlardan bazıları çoktan uygulandı, birisi en üsttedir.חלק מהם מיושמים כבר היום, אלה שלמעלה.
Onlardan bazıları çoktan uygulandı, birisi en üsttedir.بعضها قد تمّ تطبيقه بالفعل... وهي الّتي تظهر في أوّل القائمة...
Onlardan bazıları çoktan uygulandı, birisi en üsttedir.あまり時間がありません
Örneğin solda üstte bir karaciğer görüyorsunuz.Así, por ejemplo en el panel izquierdo, superior, ven un hígado.
Örneğin solda üstte bir karaciğer görüyorsunuz.Assim, por exemplo, no painel de cima, vemos um fígado.
Örneğin solda üstte bir karaciğer görüyorsunuz.Dla przykładu na górnym zdjęciu po lewej stronie znajduje się wątrobę.
Örneğin solda üstte bir karaciğer görüyorsunuz.Donc, par exemple sur le panneau de gauche, le panneau du haut, vous voyez un foie.
Örneğin solda üstte bir karaciğer görüyorsunuz.Iată, de exemplu, în diapozitivul din stânga, cel de sus, vedeţi un ficat.
Örneğin solda üstte bir karaciğer görüyorsunuz.Je ziet bijvoorbeeld op het linkerpaneel, bovenste paneel, een lever.
Örneğin solda üstte bir karaciğer görüyorsunuz.예를 들어, 왼쪽 화면을 보시면, 윗부분에 간이 보이시죠.
Örneğin solda üstte bir karaciğer görüyorsunuz.Links oben zum Beispiel sehen Sie eine Leber.
Örneğin solda üstte bir karaciğer görüyorsunuz.Quindi, ad esempio, nel pannello di sinistra, pannello superiore, vedete un fegato.
Örneğin solda üstte bir karaciğer görüyorsunuz.Så, for eksempel på det venstre panel, det øverste panel, kan man se en lever.
Örneğin solda üstte bir karaciğer görüyorsunuz.Takže například v levém poli nahoře vidíte játra
Örneğin solda üstte bir karaciğer görüyorsunuz.Till exempel i vänsterpanelen, högst upp, ser ni en lever.
Örneğin solda üstte bir karaciğer görüyorsunuz.Ylhäällä vasemmalla näette maksan.
Örneğin solda üstte bir karaciğer görüyorsunuz.Έτσι,για παράδειγμα στην αριστερή εικόνα, βλέπετε ένα συκώτι.
Örneğin solda üstte bir karaciğer görüyorsunuz.К примеру, на левой панели, сверху, вы видите печень.
Örneğin solda üstte bir karaciğer görüyorsunuz.Например, вляво горе виждате един черен дроб.
Örneğin solda üstte bir karaciğer görüyorsunuz.Таким чином, наприклад, ліворуч, зверху, ви бачите печінку.
Örneğin solda üstte bir karaciğer görüyorsunuz.למעלה, אתם רואים כבד. אנחנו ממש לוקחים את הכבד שנתרם,