Hiç kimse olanların sorumluluğu üstlenmek için ortaya çıkmadı.No one has come forward to claim responsibility for what happened.
Bunu üstlenmek ister misin?Do you want in on this?
Eylemlerinin sorumluluğunu üstlenmekte istekli değil.He is not willing to take responsibility for his actions.
Smallman Records, hâlen Kanada'da grubun albümlerinin dağıtımını üstlenmektedir.Smallman Records still distributes their albums in Canada.
Big Show ve Kane, Corre'yi üstlenmek için bir araya geldi.Big Show and Kane thus reunited to take on the Corre.
Yapımcılığını ABC News üstlenmektedir.Who's Counting, ABC News.
İkinci seride karakter Flash'ın kimliğini üstlenmek için dördüncü kahraman oldu.In the latter series, the character became the fourth hero to assume the identity of The Flash.
View Askew Productions üstlenmektedir yayınını.View Askew Productions.
Basketbol liginin sponsorluğunu Opportunity Bank şirketi üstlenmektedir.The league is sponsored by Opportunity Bank.
Albümün idarî yapımcılığını DJ Premier üstlenmektedir.Production on the album was handled by DJ Premier.
Dizinin ilk sezonun yönetici yapımcılığını David Zuckerman ve MacFarlane üstlenmektedir.The executive producers for the first season were David Zuckerman and MacFarlane.
Bizim yaptığımız bir şeyi üstlenmekle ilgili çekincemiz yok.We should not focus on anything other than the thing that we are doing.
SAN bu aşamada önemli bir rol üstlenmektedir.Detention plays an important part in this phase.
2009'dan beri festivalin ana sponsorluğunu RBC Royal Bank üstlenmektedir.Since 2009, RBC Royal Bank has served as the Presenting Sponsor of the Toronto Festival.
'Ahlak' ı büyük harf "A" ile üstlenmek kocaman bir projeSo taking on Morality with a capital M is a huge project.
Çünkü neyin önemli olduğuna inanırsan, onun sorumluluğunu üstlenmek istersin.Because whatever you think to be important, you want to take charge of.
Sonra büyük olasılıkla sen solgunluk, bu utanç ayıplamak için ölüm gibi bir şey üstlenmekThen is it likely thou wilt undertake A thing like death to chide away this shame,
Bunun tamamını üstlenmek o kadar büyük bir mes'ele değil.The idea of taking on the whole ball of wax is not that big a deal.
Belediye tesisin yönetimini üstlenmek isterken, hükümet merkezi idarede ısrar ediyor.The municipality wants to run it while the government insists on its centralised management.
KB, 2015'ten bu yana halk kütüphanesinin ağının koordinasyonunu üstlenmektedir.[3]Since 2015, the KB has played a coordinating role for the network of the public library.[4]
Bugün ise basımını Wiley-Blackwell üstlenmektedir.The current editor-in-chief is Sven Ove Hansson.
1938'de üniversitede Matematik Profesörlüğü görevini üstlenmek için Oslo'ya döndü.In 1938, he returned to Oslo to assume the Professorship of Mathematics at the university.
Kendi internet dizilerinin yapımcılığını üstlenmektedir.She is the producer for her own web series.
1972'de İsveç büyükelçisi Harald Edelstam yeni görevini üstlenmek için Şili'ye geldi.In 1972, Swedish ambassador Harald Edelstam arrived to Chile to take up his new post.
Ayrıca hakem ve antrenörlerin eğitimi gibi destek hizmetlerini de üstlenmektedir.In addition, support services like the education of referees and coaches are within its duties.
Smallman Records, hâlen Kanada'da grubun albümlerinin dağıtımını üstlenmektedir.Smallman Records verkauft ihre Alben immer noch in Kanada.
Dizinin yapımcılığını Cecelia Ahern ve Don Todd üstlenmektedir.Schöpfer und Produzenten der Serie waren Cecelia Ahern und Don Todd.
Avrupa Merkez Bankası aynı şekilde özel bankaların değişken kur risklerini üstlenmektedir.Die EZB übernahm so Wechselkursrisiken der privaten Banken.
Albümün idarî yapımcılığını DJ Premier üstlenmektedir.Das Album wurde von DJ Premier produziert.
Turnenin sponsorluğunu Tommy Jeans (Tommy Hilfiger) üstlenmekteydi.Den amerikanischen Teil der Convention Tour leitete Tommy Thayer.
"Boys Don't Cry" isimli filmin seçmelerine Brandon Teena rolünü üstlenmek için katıldı.Ein Beispiel ist der Film Boys Don't Cry, der den transphoben Mord an Brandon Teena darstellt.
Programın sunuculuğunu Ebru Akel üstlenmektedir.Weitere Beachtung findet die Software bei Ebert.
Bunun gibi ağır sorumlulukları üstlenmek istemiyorum.Je ne supporte pas d'assumer de si lourdes responsabilités.
Görevi üstlenmek zorundaydı.Il dut prendre la tâche en charge.
Smallman Records, hâlen Kanada'da grubun albümlerinin dağıtımını üstlenmektedir.Smallman Records distribue toujours leurs albums au Canada.
Basketbol liginin sponsorluğunu Opportunity Bank şirketi üstlenmektedir.La ligue est sponsorisée par l'Opportunity Bank.
Firmanın dağıtıcılığını 2006 yılında Paramount Pictures üstlenmekteydi.Le propriétaire de l'immeuble est aujourd'hui la société Paramount Pictures qui l'a acheté en 2006.
İlk sezonda, Babylon 5 Üssü'nün komutanlığını Jeffrey Sinclair üstlenmektedir.Dans l'univers de Babylon 5, Jeffrey Sinclair est le premier commandant de la station Babylon 5.
Dizinin ilk sezonun yönetici yapımcılığını David Zuckerman ve MacFarlane üstlenmektedir.Les producteurs exécutifs de cette saison incluent David Zuckerman et MacFarlane.
Ayrıca KK Partizan takımının başkanlık görevini üstlenmektedir.Ri Min dans le rôle du chef d'équipe, Park.
2015 yılından beri bu görevi Çek General Petr Pavel üstlenmektedir.Depuis 2005, ce titre est détenu par le Commander-in-Chief Fleet.
Yapımcılığını ABC News üstlenmektedir.Bref reportage sur ABC News.
Shane Pitman artık gruba dahil değildir ve kendisi Neowin.net forumlarında öne çıkan bir rol üstlenmektedir.Shane Pitman ya no participa con el grupo y tiene un papel prominente en los foros populares Neowin.net.
Dizinin yapımcılığını Cecelia Ahern ve Don Todd üstlenmektedir.Fue creada por Cecelia Ahern y Don Todd.
Orduların komutasını üstlenmek üzere Batıdan Patrici Marcellinus ve Doğudan general Basiliscus atandı.Como comandantes fueron nombrados el patricio occidental Marcelino y el general oriental Basilisco.
Yapımcılığını ABC News üstlenmektedir.La emisora también transmite reportes de ABC News.
Aynı zamanda, kadınlara erkeğin gözünden dünyayı anlatma rolünü de üstlenmektedir.Él conoce las ideas sobre la manera de como impresionar a los hombres desde el punto de vista de una mujer.
Turnenin sponsorluğunu Tommy Jeans (Tommy Hilfiger) üstlenmekteydi.Спонсором турне являлся Томми Хилфигер.
Albümün idarî yapımcılığını DJ Premier üstlenmektedir.Все треки спродюсированы DJ Premier.
Jeomorfoloji, her ülkede farklı bir görev üstlenmektedir.Дауншифтинг приобретает в разных странах свои специфические черты.
Derginin editörlüğünü Mike Wood üstlenmektedir.يرأس تحرير المجلة حاليًا مايك وود.
NATO Askerî Komite Başkanlığını 2015'ten beri Çek Petr Pavel üstlenmektedir.رئيس اللجنة العسكرية الحالي للناتو هو بيتر بافيل من الجمهورية التشيكية، منذ عام 2015.
Tarihî bağlar ve kültürel benzerlikler ülkenin İspanya ile ilişkilerinde köprü görevi üstlenmektedir.كما أن الروابط التاريخية والثقافية المتشابهة بمثابة جسر للعلاقات مع إسبانيا وأمريكا اللاتينية.
Yapımcılığını ABC News üstlenmektedir.عربات النقل الخارجي لـ ABC News.
Albümün idarî yapımcılığını DJ Premier üstlenmektedir.A produção do álbum foi realizada por DJ Premier.
Ödül töreni her yıl CBS kanalı tarafından yayımlanmaktadır ve yapımcılığını Procter & Gamble üstlenmektedir.A premiação tem sido realizada anualmente desde 1975 na CBS e é produzida pela Procter & Gamble.
Dizinin ilk sezonun yönetici yapımcılığını David Zuckerman ve MacFarlane üstlenmektedir.Os produtores executivos da primeira temporada foram David Zuckerman e MacFarlane.
Yapımcılığını ABC News üstlenmektedir.Chega semana que vem ABC Digital.
News spikerliği ve Fashion Police sunuculuğu görevlerini üstlenmektedir.Excetuam-se os divertimentos e as reuniões permitidas pela polícia.
2010 yılında kurulan Medya Derneği'nin başkan yardımcılığı görevini üstlenmektedir.A partir de julho de 2013, El Salvador assumirá a Presidência do órgão.